Öğretmen Olmak
Gönlünün ışığını merhem gibi gönüllere sürendir öğretmen. Öğretmen olmak, nesillere umut olmaktır. Sağlıklı ve huzurlu bir toplumun imarında kutsal vazifeyle yol almaktır.
Öğretmenlerimiz, girdikleri yere beraberlerinde bir aydınlık, bir umut da götürür. Bir bakışları yüreğe dokunur, bir sözleri insanın içinde kapalı duran bir kapıyı aralar. Öğretmen, gönlünün ışığıyla görünmez yollar kat eder.
Öğretmenlik, bir mesleğin sınırlarına sığmayacak kadar derin bir gönül işidir. Çünkü öğretmen, yalnızca bilgiye dair konularla değil, hayata dair birbirinden farklı disiplinleri birleştirerek yol alır. Öğrencilerinin istek ve ihtiyaçlarını, kapasite ve potansiyellerini bilir. Hazır bulunuşluğu bilgi ve tecrübe ile harman ederek tespit eder.
Öğretmen öğrencilerini yürekçe tanır. Kiminin gözlerinde merak, kiminin suskunluğunda kırgınlık, kiminin davranışlarında anlaşılmayı bekleyen bir çağrı vardır. Öğretmenin mahareti, yalnızca açmış çiçekleri göstermek değil, henüz toprağın altında bekleyen tohumlara da inanmaktır.
Bazen bir çocuğun hayatını değiştirmek için uzun konuşmalara gerek yoktur. Yerinde söylenmiş bir “Sen yapabilirsin.”, kendine inanmaktan vazgeçmiş bir yürekte umut filizlendirebilir. Yıllar sonra nice öğrencimden öyle dönüşler alıyorum ki öğretmen olmanın kutsiyeti tekrar tekrar karşılık buluyor kalbimde.
Öğretmen, çocuğun yalnızca yapamadıklarına değil, yapabileceklerine de bakandır.
Bir çocuğa inanmak, bir insana inanmak ve onun hayallerine yol buldurmak çok kıymetlidir.
Gönül yaraları her zaman görünmez, belli olmaz dışarıdan. Her gülüşün ardında neşe, her sessizliğin ardında huzur yoktur. Bazen en yaramaz görünen çocuk anlaşılmak, bazen en başarılı olan takdir edilmek, bazen de en sessiz kalan fark edilmek ister. Öğretmen, her çocuğa aynı kalıptan bakmak yerine onun içindeki cevheri keşfetmeye çalışandır.
Bir ormanda bütün ağaçlar aynı boyda büyümez. Kimi göğe yükselir, kimi köklerini derinleştirir. Ormanın zenginliği, ağaçların birbirine benzemelerinde değil, her birinin kendi tabiatıyla var olmasındadır. Çocuklar da böyledir. Öğretmen, onları birbirleriyle yarıştırmak yerine kendi ışıklarını fark etmelerine yardımcı olur.
Öğretmenin emeği, ders ziliyle başlayıp son zille bitmez. Bazen bir öğrencinin geleceğini düşünerek, bazen görünmeyen bir fedakârlıkla, bazen de karşılığını yıllar sonra bulacak bir sabırla sürer. Çünkü her tohum hemen yeşermez; fakat bu, emeğin boşa gittiği anlamına gelmez.
Yıllar geçer, öğrenciler hayatın yollarına dağılır. Öğretmeninin söylediği her sözü hatırlamayabilirler ama kendilerini nasıl hissettirdiğini unutmazlar. Belki bir gün, öğretmenlerinden gördükleri iyilik davranışlarını başka insanlara gösterirler.
İşte o zaman öğretmenin ışığı çoğalmıştır.
Öğretmen, bir çocuğun gönlüne sürdüğü merhametin bir gün başka gönüllerde iyiliğe dönüşeceğini bilendir.
Öğretmenliğin en güzel karşılığı, bir zamanlar senin aydınlattığın yolun, şimdi öğrencinin ellerinde aydınlatmaya devam etmesidir.
Çünkü gönülden gönüle taşınan ışık, paylaşıldıkça çoğalır. Hak, hukuk, adalet, sevgi, saygı, vefa insan ruhuna işler. Değerli toplumlara dönüşür vesselam…
Nilüfer Z. AKTAŞ
Yazar
Öğretmenler öncüdür, öğretendir öğretmen,Kelâmı arı Türkçe söyletendir öğretmen.Hayatın kaynağıdır sınıflarda çocuklar,Öğretmen bilgisiyle körpe dimağı yoklar.Öğrettiği ilimdir öğretmenin payesi,Öğren...
Şair: Rabia BARIŞ
İnsan, dünyaya bir yürek olarak doğar ömrü sevgi ile anlamlı kıldıkça çoğalır.Bir bebeğin ilk aynası annesinin gözleridir. İlk sevinci babasının tebessümü, ilk sığınağı bir aile sofrasıdır. İnsa...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
Darende...Derinliğini, orada ki manevî atmosferi hissetmeyen yoktur.Darende de çocukluk da başkadır. İnsan orada yalnız büyümez. Suyla, taşla, yankıyla, ezan sesiyle birlikte büyür. Çocukluğun olduğu ...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
“Tohumu çatlatan, sıkışmışlığından çok, toprağının genişliğidir.” demiştim Ninem Korkut hikâyeleri kitabımda.Zorluklar; insanın mücadele ruhunun gelişmesine, dirençli olmaya vesiledir ancak toprağın g...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ