Mutluluk Gösterilmez, Yaşanır
“Sosyal medyada gördüğünüz o mutlu aile tabloları var ya…”
Eşine övgüler yağdıranlar, ailece ne kadar mutlu olduklarını her gün dile getirenler, kahkaha dolu pozlar paylaşanlar… Bir an durup “Neden benim hayatım böyle değil?” diye düşündüğünüz oluyor, değil mi? Muhtemelen oluyordur.
İşte tam o anda lütfen şunu hatırlayın: Sosyal medya bir şov meydanı. Orada görünen bir yüz var, bir de görünmeyen.
Dijital vitrin, hepimizin kendini kıyasladığı dev bir gösteri alanına dönüştü. Orada herkes en iyi hâlini sergiliyor. En güzel sofralar sanki başkalarına göstermek için kuruluyor. En mahrem anlar gözler önünde yaşanıyor. Ama kimse gecenin sessizliğinde yaşadığı yalnızlığını, kırgınlığını, kavgalarını, suskunluğunu paylaşmıyor. Çünkü onlar sahneye uygun değil.
Şunu bilmeliyiz ki gerçek saadet sessiz yaşanır. Çünkü hakiki mutluluk gösterişten uzaktır.
Kalbin huzuru, başkalarının beğenisinde değil; sakince yaşanan anlardan ibarettir.
“Rızaya eren, gösterişe ihtiyaç duymaz.”
Ve bilin ki gerçekten mutlu olan insanlar bunu dillendirmez.
Çünkü:
Hasetçinin hasedinden korkarlar.
Sevgilerine kem göz değmesini istemezler.
Eşlerini yabancı gözlerden sakınırlar.
Ailelerini bir sır gibi korurlar.
Ve mutluluklarını kendi içlerinde yaşarlar.
Tıpkı gerçekten zengin olanların zenginliğini,
Gerçekten zeki olanların zekâsını,
Ve gerçekten bilgili olanların bilgisini sergilemeye ihtiyaç duymaması gibi…
Bir şey ne kadar çok gösteriliyorsa orada bir eksiklik gizleniyor olabilir.
Eğer bir şey çarşaf çarşaf önünüze seriliyorsa emin olun, görünmeyen başka bir yüzü daha vardır.
Gösterilen hayat ile yaşanan hayat her zaman aynı değildir.
Birilerinin parlayan hayatına bakıp kendi hayatınızı sorgulamak yerine, sahip olduklarınıza sımsıkı sarılın. Şükrün bereketi yağsın üzerinize.
Unutmayın ki;
Mutluluğun reklamı yapılmaz.
Mutluluk alkış beklemez.
Fotoğraf karelerine sığmaz.
Gösterilmez… Sadece yaşanır.
Gülşen CANPOLAT
Yazar
İstanbul’un kalbinde, yüzyılların canlı şahidi Topkapı Sarayı ne çok yaşanmışlık barındırır sinesinde… Ne çok hikâyeye ev sahipliği yapmıştır. Kaşıkçı elması da o hikâyelerin belki de en ihtişamlısıdı...
Yazar: Gülşen CANPOLAT
Doymamış bir ruh, ne kadar nimetle çevrili olursa olsun, kendini eksik hisseder. Bugün pek çok ailede gözle görülmeyen ama derinden hissedilen bir kriz yaşanıyor: duygusal açlık. Fiziksel ihtiyaçlar k...
Yazar: Gülşen CANPOLAT
Hepimiz modern hayatın hızlı akışına kapılmış durumdayız. Zorunlu olarak teknolojiye maruz kalıyoruz; saatlerce bilgisayar başında işlerimizi planlıyor, telefonumuza sürekli gelen bildirimlerle meşgul...
Yazar: Gülşen CANPOLAT
Çocuk yetiştirmek, her ebeveyn için en değerli ama bir o kadar da zorlu bir deneyimdir. Sevgi, güven ve rehberlik sağlarken aynı zamanda özgürlük ve bağımsızlık alanı tanımak ebeveynliğin en önemli yö...
Yazar: Gülşen CANPOLAT