Misk Kokulu Güller Yetiştirelim
Değerli eğitimciler ve sevgili anne-babalar. Geleceğimiz olan çocuklarımızın dünya ve âhiretini kurtarmak istiyorsak gelin elimizi taşın altına koyalım ve onları en güzel şekilde yetiştirelim.
Güller uygun bahçelerde yetişir. Ehil bahçıvanlar elinde gelişir ve güzelleşir. Kendi hâline bırakılan güller bakımsız ve cılız olur. Yabânî otlar içinde solar ve yok olur. Bahçıvanlar, alın teri dökerek en nâdîde rengârenk misk kokulu güllerini yetiştirme gayretindedir. Yediveren gibi has güller yetiştirmek için seferber olmaya var mıyız?
Gül yetiştirmek herkesin kârı değildir. “Zübde-i âlem” âlemin özü, yaratılmışların göz bebeği olan insanın yetişmesinde eğitimciler olarak bizlere çok önemli görevler düşmektedir. Allah (c.c.) tarafından “eşref-i mahlûkat” yaratılmışların en şereflisi olan “ahsen-i takvim” ile en güzel şekilde yaratılan bu mükemmel olan insan, gerçek anlamda kâmil biri olduğunda meleklerden de üstün olabiliyor. Bazıları da “belhüm edal” olup hayvandan daha aşağı duruma düşebiliyor.
Kıyâme Sûresi’nin 36. âyetindeki “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?” ilâhî hükmü gereğince insanın sorumlu olup, yapması gereken görevlerinin olduğu gözler önüne seriliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İnsanın İslam fıtratı ile doğduğunu ancak sonradan çevresinin durumuna göre inancının şekillendiğini” belirterek anne babanın sorumluluğuna işaret ediyor. Bizler “üsve-i hasene/en güzel örnek” olan Peygamberimiz’i örnek almalıyız. Başka yapay örnekler O’nun yerini asla tutamaz.
Türk- İslâm tarihinde örnek alınacak o kadar çok şahsiyetler var ki saymakla bitiremeyiz. Millî ve manevî yönden yetiştirilemeyen gençlerin örnekleri topçular ve popçulardır. Bunu üzülerek belirtmekte yarar var. Bu örneklerin birçoğunun da yabancılar olduğunu görüyoruz.
Mutlu ve kutlu yolda nesillerin en güzel şekilde yetişmesi için anne babaların yanında öğretmenlere de çok iş düşmektedir. Şanlı medeniyetleri örnek alacak, asırları aydınlatacak nesiller, ilim ve irfan meşalesi ile gönülleri aydınlatacaktır. Şayet bunlar yapılmazsa; insan benliğindeki nefis bir volkan gibi patlayarak kendisine, ailesine ve çevresine büyük zararlar verebilir. Bir de buna en büyük düşman olan şeytan eklenirse varın artık siz düşünün.
Boş ve gereksiz işlerle meşgul olan gençliği eğitmenin yolu gül yürekli bahçıvanların sayılarının artmasına bağlıdır. Günümüz gençliğinin zevk için neler yaptığını görüyoruz. Rûhları kavuran çöllerde; huzur ve mutluluğu yakalamak için, seraplar peşinde geçirilen bir hayata çok yazık olmaz mı? Üstad Necip Fazıl; “Gool, diye bağıranların oool, diye bağırması hâlinde neler olmazdı!” sözünü unutmamalıyız.
Sanat kılıfı altında yapılan işlerde, gençler biyolojik ve psikolojik problemlerle karşı karşıya kalmaktadır. Tv, internet, dergi, gazete, spor, müzik, tiyatro, sinema ve edebiyatta edep ve hayâ göz ardı edilince felaketlere zemin hazırlanmaktadır. Bunlardan da en çok gençlik etkileniyor. Gençleri korumak için alınacak tedbirlere karşı belli çevreler hemen ayaklanıyor, özgürlüğümüz sınırlanıyor naraları ile ortalığı birbirine katıyorlar. Saf zihinleri bulandırmaya çalışıyorlar.
Aklı kötü emelleri uğruna kullanarak, rûhları uyuşturarak gençliği yok etmek, aile kurumunu yıkmak isteyenler her zaman olacaktır. Onlar kendilerine verilen görevleri yapmaktadır. Gençliğimizi, değerlerimizi ve aile kurumunu korumak için bizler ne yapıyoruz?
Bu ve benzer soruları devamlı sorarak cevaplarını bulmak zorundayız. Nesillerimizin tarlası olan okullarımızda öğretimden daha çok eğitime ihtiyaç olduğu gün gibi aşikârdır. Eğitimcilere büyük görevler yüklenmektedir. Bizlere emanet edilen bu pırıl pırıl gençleri kötü emelleri kişi ve kurumlara yem etmekten kurtarmalı, en güzel aşılarla yetiştirip, misk kokularını çevreye sunmalarına yardımcı olmalıyız.
Çorak kalmış gönülleri faydalı işlerle doldurarak geleceğimizi kurtarmalıyız. Her yerin “Gülistân” olması için uygun iklim ortamında biz bahçıvanlara gül yetiştirmek için verilen imkânları kullanmazsak, bunun hesabını çok zor veririz. Misk kokulu gül yetiştiren gül yürekli bahçıvanlara selam olsun…
Ali ÖZKANLI
YazarAllah’ın güzel kulları Yüce Allah’ın verdiği nimetleri kendilerine aitmiş gibi hissetmezler. Her şeyin Yüce Allah’ın mülkü olduğunu bilir, kendilerini de birer emânetçi olarak görürler. Bu bilinçle el...
Yazar: Aydın BAŞAR
Sanma zaman geçtikçe aşkımız hitâm bulurDurulur da sînemiz derinde tek gam bulurSöner mi sandın gözler her visâlin ardındanSaadetin zevkiyle bin yeni merâm bulurOkuruz her lahza biz yeni hasret şarkıs...
Şair: Ekrem KAFTAN
Eğitimde sevgi başarının özüdür. Çocukları sevenler ve mesleğinde üretken olanlar her zaman başarılı olmuş, engelleri aşmışlardır. Sevmek, duyguları ve hisleri olan insanların ortak özellikleridir. Du...
Yazar: Ali ÖZKANLI
Ömür iki kapılı bir han, zorlu bir imtihan değil mi değerli okuyucularım. İnsanlar yaşadıkça hayatın içindeki zorlukları görüyor ve bunlardan dersler çıkarıyor. Zamanı en iyi şekilde kullanmak zorunda...
Yazar: Ali ÖZKANLI