Kuruluşunun 40. Yılında Hulûsi Efendi Vakfı
Vakıflar Türk-İslâm kültürünün temel taşlarından biridir. Türkler İslâmiyet'i kabul ettikten sonra bu alanda çok önemli çalışmalara imza atmışlardır. Milletimiz tarihî süreç içerisinde birçok hayırlı hizmeti vakıflar aracılığıyla yürütmüştür. Bunların bir kısmı devlet eliyle kurulsa da önemli bir kısmı hiçbir karşılık beklemeden hizmet eden gönüllü teşekküllerdir. Bu gönüllü kuruluşlar sayesinde devletin ulaşamadığı yerlere ulaşılmıştır.
Vakıflar Türklerin teşkilâtçı özelliğinin ve de İslâmiyet'in kabulüyle güçlü bir terkip oluşturan "Alperen" rûhunun birleşmesiyle çok önemli hizmetler îfâ etmişlerdir. Kendilerini iyi ifade eden ve halka inen vakıflar, zengin fakir bütün halktan büyük destek görmüşlerdir. Bu desteğin verdiği güçle adâlet, maddî ve mânevî sosyal dayanışma alanında güzel işler yapılmıştır. Bu örnek teşkilâtlar, her alana yetmesi mümkün olmayan devletin bir anlamda gören gözü ve tutan eli olmuşlardır. Böylece devletin omzundaki ağır yüke omuz vermişlerdir. Bu, zaman içerisinde plânlı bir şekle bürünerek örnek organizasyonlara dönüşmüştür. Günümüzde birçok sivil toplum teşkilâtı bu anlamlı hizmete baş koymuştur.
Geçmişten bugüne dayanışma ve yardımlaşma rûhunun güçlendirilmesi için kurulan vakıflar hayatımıza renk ve ahenk katmışlar, sarpa saran işleri kolaylaştırmışlardır.
Vakıflar Alan Elle Veren Eli Bir Araya Getiren İnsanî Müesseselerdir.
Vakıflar alan elle veren eli bir araya getirerek insanların yüzünü güldüren kadim müesseselerdir. Bu kurumlar geniş hizmet yelpazeleriyle dudaklarda tebessüm bırakmışlardır. Bu aslında "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." anlayışının ete kemiğe bürünmüş hâlidir.
Başta Selçuklu ve Osmanlı dönemleri olmak üzere, vakıflar hayatı güzelleştirmek ve kolaylaştırmak için ellerinden geleni (hatta fazlasını) yapma gayreti içerisinde olmuşlardır. Bu bağlamda herkese ücretsiz sağlık hizmeti veren darüşşifâlar/hastaneler, zamanın eğitim ve bilim merkezleri olan medreseler, yoksulların ve yolcuların karınlarını doyurduğu imâretler/aşevleri, ticaret yolları üzerinde güvenli konaklamayı sağlayan kervansaraylar bunlardan bazılarıdır. İsimleri değişik olsa da bugün de benzer vakıflar bu hizmetleri yürütmektedir.
Şükürler olsun ki övünülecek bir mâzinin/tarihin bahtiyar çocuklarıyız bizler. Tarihimizde, bazı milletlerde olan kara lekeler yoktur. Aksine sakatlanan leyleklerin tedavisini bile düşünecek incelikte "Gurebâhâne-i Laklakan" adıyla enteresan vakıflar kurulmuştur. Buna sıcakta sebillere kar suyu koyan vakfı, kışın abdest alanlara sıcak su temin eden vakfı, duvar yazılarını silen vakfı, hastalara ilaç yapan vakfı, helâlleşme vakfını, Müslüman esirleri kurtaran vakfı, savaşa giden gazilere at veren vakfı, pabuç parası veren vakfı ekleyebiliriz. Bizlere ne mutlu ki, böylesine şefkatli ve merhametli ataların torunlarıyız.
Hulûsi Efendi Vakfı, "Her Canlıya Hizmet İçin" Anlayışıyla Kurulmuştur
Selçuklularda ve Osmanlılarda çok yaygın olan vakıf geleneği Cumhuriyet döneminde de artarak devam etmiştir. Cömertlikte sınır tanımayan milletimiz bu hayırlı işi severek sürdürmüştür. Özellikle dinî konularda hizmet veren teşkilâtlar vakıf işini de sürdürmüşlerdir.
Uzun yıllardan beri Malatya'nın Darende ilçesinde gönüllü mânevî hizmetlerde bulunan, insanları Hakk'a ve hakîkate yönlendiren, bunu gerçekleştirmek için Nasihat Yayınları çatısı altında Somuncu Baba, Somuncu Baba Aile ve Somuncu Baba Çocuk dergilerini çıkaran, bununla birlikte başta Somuncu Baba Hazretleri'nin ve Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin görüşleri doğrultusunda birçok kitabın yayınlanmasını ve okuyucuyla buluşmasını sağlayan hak ve hakîkat dostları "Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı"nı hizmet halkasına dâhil etmişlerdir. Böylece hizmet çeşitliliğini artırarak daha geniş kitlelere ulaşmışlardır. Bu hayırlı hizmetler birçok ihtiyaç sahibini mağduriyetten kurtarmıştır.
"Her canlıya hizmet için" anlayışıyla (mottosuyla, sloganıyla) 1986 yılında kurulan "Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı", bu yıl itibariyle hizmette kırk yılını doldurmuş bulunmaktadır. Bu iyilik köprüsü, geçen zaman içerisinde hayırseverlerin desteğiyle daima güçlenmiş, destek alanını her geçen gün genişletmiş, hizmetlerine yenilerini eklemiştir.
Başta mânevî alanlar olmak üzere, köklü bir gönüllü hizmet kervanı olan "Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı" kuruluşundan bugüne kadar saymakta güçlük çekeceğimiz binlerce hizmet îfâ ederek hayır ve hasenat alanında büyük bir boşluğu doldurmuştur.
Dini, milliyeti, ırkı ve rengi ne olursa olsun; insan merkezli çalışmalarıyla dikkat çeken "Hulûsi Efendi Vakfı", hizmetlerinde daima Allah rızasını gözetmiş, bu minvalde hareket etmiştir. Bu yolda körpe bir fidanken şimdi kocaman bir çınar olmuş, ihtiyacı olan insanları gölgesinde barındırmış, onlara en zor zamanlarında arka dağ olmuştur.
Temelleri Malatya ilimizin merkeze en uzak ilçesi olan Darende'de atılan "Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı", hizmetlerini daha çok eğitim, sağlık, sosyal yardım ve restorasyon alanlarında yoğunlaştırarak bu sahalardaki eksiklikleri gidermeye çalışmıştır.
Hulûsi Efendi Vakfı Günümüzde Çok Önemli İşler Yapan Müstesna Bir Vakıftır
Hayır yapanla hayır yapılan kişi ve kurumlar arasında bir köprü vazifesi gören Hulûsi Efendi Vakfı günümüzde çok önemli işler yapan müstesna bir vakıftır. "Her Canlıya Hizmet İçin" parolasıyla hayır yolculuğuna çıkan Hulûsi Efendi Vakfı 1986 senesinde, Osman Hulûsi Ateş Efendi tarafından kurulmuştur. Hulûsi Efendi Vakfı resmi olarak, Darende Noterliğince düzenlenen 18 Şubat 1986 günü ve 449 yevmiye nolu senetle kurulmuş, Darende Asliye Hukuk Hâkimliğinin 13 Mart 1986 gün ve Esas No: 1986 / 33 Karar No: 1986/109 sayılı kararı ile Vakıf Senedinin tesciline karar verilmiştir. Vakıf kuruluşu, Vakıflar Genel Müdürlüğünce Resmî Gazete'nin 31.12. 1986 gün ve 19328 sayılı nüshasının 63. sayfasında ilân edilmiştir. Hulûsi Efendi Vakfı'nın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi’nin 1990 yılında vefatından sonra söz konusu vakfın Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı, Osman Hulûsi Efendi’nin mahdûmu ve halefi Hamid Hamidettin Ateş Efendi yürütmektedir.
Hulûsi Efendi Vakfı, kuruluş tarihi olan 1986 yılından bugüne kadar geçen 40 senelik zaman içerisinde birçok hayırlı hizmete öncülük etmiştir. Vakfın hizmetlerini "eğitim faaliyetleri, sosyal faaliyetler, restorasyon faaliyetleri, kültürel faaliyetler, çevre düzenlemesi çalışmaları ve sağlık faaliyetleri" diye sıralayabiliriz. Eğitime çok önem veren bu güzide vakıf, kurulduğu günden bugüne değin çeşitli düzeylerde öğrenim gören binlerce öğrenciye eğitim, öğretim ve barınma bursları temin etmiştir. Bu yardımlar sadece yurt içindeki öğrencilere değil, yurtdışından gelip de Türkiye'de öğrenim gören yabancılara da yapılmıştır. Böylelikle maddî yönden okumaya yeterli imkânı olmayanlar desteklenmiştir.
Hulûsi Efendi Vakfı'nın sosyal faaliyetleri de uzun yıllardan beri devam etmektedir. Bunların başında gıda yardımları gelmektedir. Yıl içerisinde ve özellikle de Ramazan ayında toplanan yardımlarla, içerisinde bir ailenin bir aylık ihtiyaçlarının bulunduğu gıda paketleri hazırlanmakta ve temsilcilikler vasıtası ile ihtiyaç sahibi ailelere dağıtımları yapılmaktadır. Bu yardımlar yurtdışındaki Müslümanlara da ulaştırılmaya çalışılmaktadır. Öte yandan yıl içerisinde ve özellikle Kurban Bayramlarında vakfa bağışlanan kurbanlar; Türkiye genelinde temsilciliklerin bulunduğu noktalarda kesimleri yapılarak ihtiyaç sahibi ailelere verilmektedir. Bunun yanında "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." hadisi gereğince yardıma muhtaç ailelere, yıl boyunca sıcak yemek yardımları da yapılmaktadır. Bu ailelerin evlerine kadar götürülen yardımlar, Ramazan ayında iftar yemeği olarak ikram edilmektedir.
Hayırda ve Yardımda Sınır Tanımayan Gönüllü Bir Teşekkül: Hulûsi Efendi Vakfı
Hayırda ve yardımda sınır tanımayan Hulûsi Efendi Vakfı, ihtiyaç sahiplerine giyecek yardımı da yapmaktadır. Bunun yanında Ramazan ayında, başta Darende olmak üzere; temsilciliklerin bulunduğu noktalarda kurulan “Hulusi Efendi İftar Sofraları”nda binlerce kişiye iftar yemeği ikram edilmekte, Ramazan ayının sevinci ve neşesi hep birlikte yaşanmaktadır. Somuncu Baba'nın hayatında kendi elleriyle yapıp dağıttığı somun ekmeklerinin günümüzde yaşatılması ve o kültürün bugün de devam edebilmesi için "Somuncu Baba" adına yıl boyunca Hulûsi Efendi Vakfı tarafından, başta Darende olmak üzere, temsilciliklerin bulunduğu merkezlerde "Somuncu Baba Sebil Ekmeği" dağıtımı da gerçekleştirilmektedir. Yine kadim geleneklerimizi yaşama ve yaşatma adına her yıl Muharrem ayında Aşûre Günü münasebetiyle binlerce kişiye aşure ikramı yapılmaktadır.
Hulûsi Efendi Vakfı hizmette sınır tanımayan gönüllü bir kuruluştur. Mülkiyeti Hulûsi Efendi Vakfı'na ait olan ve Tohma Kanyonu içerisinde kayalıklardan çıkan, yılın dört mevsimi 22 derece sıcaklığa sahip doğal bir su kaynağının beslediği açık hava yüzme havuzu olarak kullanılan "Kudret Havuzu" vakıf tarafından yapılan çalışmalarla modern bir yüzme havuzu kompleksi hâline getirilmiştir. Bunlarla birlikte Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile ortaklaşa yapılan çalışmalarla Yusuf Paşa Bedesteni, Sadrazam Mehmet Paşa Kütüphanesi ve Kabri, Yalnız Minareler, Zengibar Kale Kapısı gibi tarihî eserler de restore edilmiştir.
Hulûsi Efendi Vakfı'nın Gayretli Çalışmalarıyla Birçok Tarihî Eser Kurtarılmıştır.
Hulûsi Efendi Vakfı'nın bugüne kadar yaptığı kalıcı çalışmalardan biri de restorasyon çalışmalarıdır. Bu çalışmalarla birçok tarihî eser kurtarılmıştır. Vakfın en önemli restorasyon çalışması Somuncu Baba Camii ve Külliyesi'nin restorasyonudur. Restorasyon öncesinde yıkılmaya yüz tutan bu önemli mekân titiz bir çalışmayla yıkılmaktan kurtarılarak yarınlara taşınmıştır. Bu tarihî mekân Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi tarafından çeşitli dönemlerde yapılan çalışmalarla restore edilmiştir. Osman Hulûsi Efendi (k.s.)’nin vefatından sonra 1990’lı yıllarda yapılan çalışmalarla türbe ve çevresi genişletilmiş, mekâna bir külliye hüviyeti kazandırılmıştır. Yapımına 2009 yılında başlanan ve 15 Haziran 2013 tarihinde açılışı yapılan Yeni Cami ile birlikte Külliye bugünkü hâlini almıştır. Öte yandan değişik mimarî tarzı ile dikkat çeken, "Abdurrahman Erzincanî Camii ve Külliyesi", Darende'ye bağlı Balaban kasabasında inşâ edilmiştir. Külliyeye ek olarak üç katlı bir Yatılı Kız Kur’an Kursu da yapılmış ve Darende Müftülüğüne verilmiştir. Yine tâbiînden Seyyid Abdurrahman Gazi (k.s.)'nin kabirlerinin bulunduğu "Abdurrahman Gazi Camii ve Külliyesi" yıkılmaya yüz tutmuş bir vaziyetteyken Hulûsi Efendi Vakfı tarafından restorasyon çalışması başlatılarak, modern mimarî tasarımla ve tamamen taş işçiliğiyle yeniden inşâ edilmiştir.
Öte yandan Hasan Gazi’nin türbesi, bakımsız ve yıkılmaya terk edilmiş durumdayken, Hulûsi Efendi Vakfı tarafından restorasyon çalışmaları yapılmış, "Hasan Gazi Türbesi Şehitliği" olarak yeniden tanzim edilmiştir. Yine Darende’nin Zaviye Mahallesi'nde bulunan, "Ulu Camii" kendi hâline terk edilmişken bu güzide vakıf marifetiyle iç mimarisi ve bahçe düzenlemeleri yapılarak hizmete açılmıştır. Bunun yanında Somuncu Baba Külliyesi bünyesi içerisinde klâsik Selçuklu mimarisi tarzında Hamidiye Çarşısı inşâ edilmiştir. Hamidiye Çarşısı’nda hediyelik eşya, gümüş, yöresel ürünler, market ve el emeği çeyizlik ürünlerin satış standları da bulunmaktadır. Bu arada Şeyh Hâmid-i Velî Camii ve Türbesi civarında bulunan ve Somuncu Baba'nın hayatta olduğu dönemlerden beri var olan Balıklı Kuyular turistik değer taşıyan yerlerdendir. Hulûsi Efendi Vakfı'nın kurucusu Osman Hulûsi Efendi (k.s.) döneminde başlatılan çalışmalarla inşâ edilen Balıklı Havuz, vakıf tarafından restore edilerek günümüzde Külliye ziyaretçilerinin hizmetine sunulmuştur.
40 Yıl Boyunca Aşkla Ve Heyecanla Sürdürülen Örnek İşlerin Mimarı Bir Vakıf...
40 yıl boyunca çalışmalarını büyük bir aşkla ve heyecanla sürdürülen, örnek işlerin mimarı Hulûsi Efendi Vakfı 2026 yılı itibarıyla 40. şeref yaşını yeni hizmetlerle kutlamaktadır. "Aşk ile çalışan yorulmaz." sözü onların gayretini ve heyecanını anlatmak için uygun bir ifade olsa gerek. Onlar Somuncu Baba'nın hizmet anlayışını yaşatarak mânevî mirasını hizmete dönüştürmektedir. Rabb’im gayretlerini artırsın, kendilerine güç versin.
M.Nihat MALKOÇ
Yazar
Bir sabah gün doğuyorken açıvermiş gülümüzAçarak çevreye misler saçıvermiş gülümüz...Goncalar el ele vermiş, uzamış gökyüzüne,Suların aynalarından geçivermiş gülümüzSarı, mor, pembe, beyaz buse verir ...
Şair: Halil GÖKKAYA
Muhterem Ali Şakir Ergin Bey, Yozgat milletvekilliği yaptınız. Çeşitli telif, tercüme eserleriniz var. Milletimize, memleketimize önemli hizmetleriniz oldu. Bu vesileyle Darende'den sizi ziyarete geld...
Yazar: Musa TEKTAŞ
Tarih, kültür ve medeniyetin izlerini taşıyan eserlerimizi tanımak ve yaşatmak amacıyla 6-13 Mayıs günleri, “Vakıflar Haftası” ilan edilmiştir. Biz de bu çalışmamızda genel olarak İslâm’ın infak ve pa...
Yazar: Fikret KARAMAN
İstanbul'un mâneviyat güneşlerinden biri olan Yahyâ Efendi, 900/1495 yılında Trabzon’da doğmuştur. Şemi Ömer Efendi ile Afîfe Hatun’un biricik evlâdıdır. Yahyâ Efendi'nin babası Şemi Ömer Efendi'nin A...
Yazar: M.Nihat MALKOÇ