KUL İÇİNDE ‘KUL’U BİLSEM!..
Bir halvette ağlar mıydım? Dört kapıda dili bilsem!.. Kor yüreği dağlar mıydım? Odda açan gülü bilsem!.. Tut, “ne” diyor ahde vefâ? Kim sürmüş ki burda safâ? Çeker miydim cevr ü cefâ? Bu tuttuğum dalı bilsem!.. Gönül, hani o kul farkım? Bir menzile çağlar arkım!.. İnler miydi bu aşk çarkım? “Mevlâ” diyen seli bilsem!.. Sırr-ı Sübhân, aç bu özü; Yak, Elest’ten gelen közü!.. Söyler miydim bunca sözü? Edep, erkân, yolu bilsem!.. Ger bir ömrün baht yayını; Duy bu kulluk sarayını!.. Almaz mıydım kul payını? “Gayb” söyleyen hâli bilsem!.. Aşk derdiyle içim oyuk; Yan ki dolsun bu ham koruk!.. Uzar mıydı seyr ü sülûk? Kul içinde ‘Kul’u bilsem!..
Rıfat ARAZ
Yazar
Tasavvuf büyükleri ilâhî sırların ve gerçeklerin bilgisine hikmet derler. Mânevî sırlara vâkıf olan kalp- ler, mârifet ehli insanlarda bulunur. Hikmet ehli çoğunlukla sükût eder ve ihtiyaçtan fazla ko...
Yazar: Bekir AYDOĞAN
Yoktan vara kader çizmiş; Hâl gizlemiş hâle Mevlâ’m!.. Her âlemden bir aşk süzmüş; Renk eylemiş ‘Gül’e Mevlâ’m!.. Aşk mülkünde gör bu cânı; Vecd içinde duy i...
Yazar: Rıfat ARAZ
Bir “emanet” aldım cana; Koyma beni, bana yâ Rab!.. Şu aczimle geldim Sana; Koyma beni, bana yâ Rab!.. Derin akar, aşk ırmağım; ‘Tevhit’ diyor nur kaynağım!.. Başın eğmiş, ham başağım; Koyma ...
Yazar: Rıfat ARAZ
Aç o vahyin sofrasını; “Tevhîd” diyen dildir bana!.. Sar bu hicret yarasını; Hüzün yüklü “Gül”dür bana!.. Cân seyrine saldım nazar; Aşk mülküne düştü efkâr!.. Hak’tan gelen her i’tibâr; Hakkı...
Yazar: Rıfat ARAZ