Küçük Ev
Tek katlı ahşap ev iki apartmanın arasına sıkışıp kalmıştı. Apartmanlar göğe doğru uzanırken o bir bahçenin içinde mutlu mesut duruyordu. Güllerle, ortancalarla ve meyve ağaçlarıyla dolu bahçesine bakanlar bir daha bakıyor, küçük evi o zaman fark ediyorlardı.
Sağında ki ve solunda ki apartmanlar ilk başta bu küçük evi kendilerine denk görmemişler, onunla hiç konuşmamışlardı. Apartmanın biri diğerine:
- Küçük ev çok mutlu. Ben ise çok mutsuzum. İçimde oturanlardan biri sürekli bağırıp çağırıyor. En küçük şeyleri sorun ediyor, diğer kat sahiplerinin huzurunu kaçırıyor. Aşırı öfkeli. Vara yoğa sinirleniyor. Nerede ise tüm gün boyu diken üstündeyim.
“Bende aynı şekilde.” diye cevap verdi diğer apartman. Sözlerine üzüntülü bir sesle devam etti:
- Bugün bende oturan iki kat sahibi gürültü patırtı yüzünden kavga ettiler. Tüm sokak kavgalarına şahit oldu. Komşuluk haklarını çoğu bilmiyor.
Sonra küçük eve bakarak sözlerine devam etti:
- Bizim pencere ve kapılarımız yepyeni. Balkonlarımız çiçek dolu. Bu çevrede bizim gibi güzel bina çok az. Şu küçük ev kadar mutlu değiliz, nedendir anlamadım gitti.
- Kendisine soralım, bakalım ne diyecek. Apartmanın biri:
- Küçük ev, küçük ev, sana bir şey soracağım, bize cevap verir misin?
- Elbette.
- Küçücüksün. Boyaların dökülüyor. Tahtaların, kapın ve çerçevelerin eskimiş. Anlamıyoruz neden bu kadar mutlusun?
- Sahibim yüzünden. Yalan dolan bilmez. Güler yüzlüdür; elindekini başkaları ile paylaşmaya bayılır. Gıybet yapmaz. Laf taşımaz. Misafirperver. Çocuk sesleri bahçemden eksik olmaz. Bahçeme güzel çiçeklerle dolu. Meyve ağaçlarımdan konu komşu herkes yiyor. Saçağımın altında iki kuş yuvası var, gün boyu onların cıvıltılarını dinliyorum. Sahibim bana çok değer verir. Bu sene tüm birikimi ile boyamı badanamı yaptıracak...
Apartmanlar küçük evin mutluluğunun sebebinin güzel ahlaklı sahibi olduğunu öğrendiler. Onun yerinde olmayı istedikleri her hâllerinden belliydi.
Emine Yılmaz DERECİ
Yazar
Ramazan ayında bin bir bereketDuadır verene iftar yemeğiAkşam ezanına başlar hareketŞifadır verene iftar yemeğiMisafirler doyar, güler yüzümüzAllah'a çok şükür olur sözümüzİyilikte yarış bizim özümüzS...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Çoban Ali, köyün sığır ve küçükbaş hayvanlarını otlatır, geçimini çobanlıktan sağlardı. Her gün hayvanları köye uzak çayırlıklara götürürdü. Akşam karnı doyan hayvanlarla köye dönerdi. Her...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
İstanbul tarihi boyunca ev sahipliği yaptığı sayısız uygarlığın izlerini bugün de taşımaya devam ediyor. Bu köklü tarihin en önemli simgelerinden biri de şehrin dört bir yanına yayılmış kasır ve köşkl...
Yazar: Erdal KARASU
Sevgili çocuklar,Sizin de bildiğiniz gibi güzel vatanımızda dört mevsim bütün özellikleri ve güzellikleri ile yaşanmaktadır. Bu nedenle yılın bütün aylarında turistler ülkemize gelmektedir. Kendi ülke...
Yazar: Sırrı ER