Kalbin Direnişi
“Hayatın içindeki olumsuzluklara rağmen Allah’ın bize emrettiği “oku!” emrinin tecellîsi olarak okumaya, kendimizi geliştirmeye, kendimize, ailemize, vatanımıza faydalı bireyler olmak durumundayız. Kötülüğü ancak iyilikle bertaraf edeceğiz. Bizi kıskanan insanların dolduruşuna gelip hayata küsmek, yaptığımız güzel işlerden elimizi ayağımızı kesmek doğru değil diye düşünüyorum. Ümitsizlik öyle kötü bir şey ki, Hz. Peygamberin şu tavsiyesi ümidin ne kadar mühim olduğunu gösteriyor aslında bize: “Kıyametin koptuğunu görseniz bile elinizdeki fidanı dikin.”
Birçok insanla karşılaşır onlarla tanışır ve belki arkadaş olur ve hayata devam ederiz. Zaman zaman yine o arkadaşlarımızla görüşür, ortak bir şeyler paylaşır, fikir alışverişinde bulunuruz. Belki de yapacağımız işlerde, alacağımız kararlarda onların fikirlerine başvurur ve düşüncemizin şekillenmesine yardımcı olmalarını isteriz. İstişare dediğimiz kavram bu şekilde oluşur bir nevi.
Annemizi, babamızı ve kardeşlerimizi bizler seçemiyoruz, kaderin bir tecellîsi olarak onlar bizim ailemiz. Ancak arkadaşlarımızı ve dostlarımızı biz seçiyoruz. Dolayısıyla arkadaş seçimlerimiz bir nevi bizim de dışavurumumuz. Bizim nasıl biri olduğumuz hakkında bir fikir verir. Misal, kötü bir babanın veyahut annenin çok iyi bir çocuğu olabilir ya da tam tersi kötü bir çocuğun anne ve babası çok iyi olabilir. Bütün bunlar ailenin çocuğu yetiştirme çabasına bir nebze bağlı olsa da tek başına bir etken değildir. Çünkü insan dediğimiz kavram sadece aile içinde yaşamıyor, toplum içinde yoğruluyor. Toplum içinde yoğrulurken de düşe kalka, kimi zaman yanlış yaparak doğruya ulaşma eğilimindedir ya da kötüye bulaşıp o yoldan ilerleme kararını verir. Nasıl ki, Hz. İbrahim, Rabb’ini araya araya bulduysa; insan da araya araya iyi ve kötü tercihinde bulunur. Dolayısıyla arkadaş seçiminin önemi büyük. Bizim hangi istikamete doğru yol alacağımızı, deyim yerindeyse yelkenimizin hangi rüzgâra doğru yön vereceğini belirler.
Bazı insanlar vardır ki, kalpleri çok katılaşmış durumdadır. Ne derseniz deyin anlamaz, dinlemez. Kendi içinde kurdukları bir dünyada sürekli sizi kötüleyip dururlar. Algılarını tamamen kapattıkları için sizin söylemlerinizin bir hükmü yoktur. Tek doğru kendini kabul eder ve gerisinin bir önemi kalmaz. Sürekli kötü sözler sarf edip, kötü temennilerde bulunarak sizin de enerjinizi yok ederler. Maalesef bu tip insanlar hayatımızın içinde var. Her ne kadar uzak durmaya çalışsak da oluyor zaman zaman. Ancak bu tip insanlara yapacak bir şeyimiz de kalmıyor. Kendilerini düzeltmek istemedikçe de kimsenin bir yardımı olacağını düşünmüyorum. Belki psikolojik destek alabilirler ama onun için de iyi olmayı istemeleri lâzım. Kalbin huzurunu sağlamak için kalp gözünü açmak gerek. Kalbin içine hapsolmuş olan fesatlığı berat ettirmedikçe, salmadıkça, kovalamadıkça adına ne derseniz deyin bu kötü huyu kalbimizden uzaklaştırmadıkça felaha ulaşmak zor. Bu tür insanlardan uzaklaşmaya çalıştıkça da zaman zaman enerjimin düştüğünü hissediyorum. Rabb’im bizlere kolaylık versin. İnsanlarla beraber yaşamak, onları anlamak ve kendimizi anlatabilmek cidden zor. Herkesi memnun etmek mümkün değil ve herkesi memnun etmek zorunda değiliz ama saygı duymak zorundayız. Kendi istediğimiz olmadı diye bir başkasına saldırma hakkımız yok! Böyle bir şeyi kendimizde hak görüp karşımızdaki insana kin kusmanın da bir âlemi yok. Böyle anlamsız tavırlar içinde hayat devam etmez. Çünkü hayat anlamsız davranışlar silsilesinden ibaret değil. Birgün dil söylemese de ilâhî adâlet tecellî eder ve ne olacağını bilemeyiz. Bazı insanlar ne kadar kötü düşüncelerle başkalarının kötülüğünü istese de Allah elbette âdil olanı bilir ve uygular. Kötü düşünce ve sözler sahibine döner fakat birçok insan bundan habersizdir belki. Allah’ın yarattığı insan ve ona üflenen rûh; her zaman bu kadar kötü düşünceyi, bu kadar kötülüğü kaldırmaz. Ne olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi unutmamak lâzım. Hayat bizim etrafımızda dönmediği gibi herkesin yaşama hakkına saygılı olmamız gerektiğini de unutmamak lâzım.
Bazen bir şeyleri başardığınız zaman kimi insanlar hasetle bakarak başarınızı küçümser, enerjinizi alaşağı etmek ister. Bu tür insanlardan uzak durmak lâzım. Embesil bir hayat sürdürülemez. Hayatın içindeki olumsuzluklara rağmen Allah’ın bize emrettiği “Oku!” emrinin tecellîsi olarak okumaya, kendimizi geliştirmeye, kendimize, ailemize, vatanımıza faydalı bireyler olmak durumundayız. Kötülüğü ancak iyilikle bertaraf edeceğiz. Bizi kıskanan insanların dolduruşuna gelip hayata küsmek, yaptığımız güzel işlerden elimizi ayağımızı kesmek doğru değil diye düşünüyorum. Ümitsizlik öyle kötü bir şey ki, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şu tavsiyesi ümidin ne kadar mühim olduğunu gösteriyor aslında bize: “Kıyametin koptuğunu görseniz bile elinizdeki fidanı dikin.” Şimdi bu sözün üstüne ne denilebilir ki? Ümidin son ana kadar kalbimizde olması gerektiğini söyleyen bir peygamberin verdiği bu müjdeden daha büyük ne olabilir ki?
Kalbimizin her daim mutmain olması için bazı insanlar kötü düşünceyle yaklaşsa bile iyi olmasını temenni ederek bu kişilerden uzak kalmanın faydalı olacağı kanaatindeyim. Biz her zaman herkesi düzeltemeyiz, o yüzden insanların kendine çeki düzen vermesi elzemdir. Ya kendilerini düzeltip kapımıza gelirler ya da uzak durmalılar ki kapımızdaki iyilik kaybolmasın.
Erol AFŞİN
Yazar
Kıyâmet KopacakKur’ân-ı Kerim’de Allahu Taâlâ, değişik âyetlerde kıyâmetin kopacağını haber vermektedir. A’râf Sûresi 187. âyet şu şekildedir:“Sana kıyâmetin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki; ‘On...
Yazar: Ali YILMAZ
Kur'ân-ı Kerim'in üslûbuna baktığımız zaman, bir taraftan kıssalar ve inanç esasları anlatılırken diğer taraftan da şeriatın hükümleri ve ahlâkın prensipleri bildiriliyor. Zaman zaman da cihad bahisle...
Yazar: Aydın BAŞAR
Hayat, sevinçler kadar imtihanların, neşe kadar hüznün, lütuf kadar kahrın da tecelli ettiği bir mânevî olgunlaşma mektebidir. İnsanoğlu bu yolda yürürken zaman zaman fırtınalarla, hastalıklarla, bekl...
Yazar: Kemal DEMİR
Gireceksen bir yola, bir iddian olmalıHaydi durma sevdanın, deryasına dal da gelDertsiz insan olur mu, derdin yoksa kendineGit pazardan pahalı, bir dert satın al da gelYol yürünmez yoksa aşk, yarım ka...
Şair: Celalettin KURT