Kadın Binbaşı Ayşe
Binbaşı Ayşe, Selanik doğumluydu.
Kocası, Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesinde şehit düşmüştü.
Kocasının ölümüne çok üzüldü. İntikamını almaya ve düşmanla savaşmaya yemin etti.
Ata, silaha, çizme ve elbiseye ihtiyacı vardı. Bunları alabilmek için tüm altınlarını sattı.
15 Mayıs 1919’da İzmir, Yunanlılar tarafından işgal edilince, silahını aldı ve direnişe geçmeye karar verdi. Artık kocasının intikamını almanın vakti gelmişti.
Aydın’a geçti; çete kurdu. Çetesiyle birlikte Köpekçi Nuri’nin kuvvetlerine katıldı.
Aydın Savaşından sonra Milli Mücadele’de görev almaya devam etti.
Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarında Yunanlılara karşı kahramanca çarpıştı.
Sakarya Savaşı’nda yaralandı. Tedavisinin ardından, bağlı olduğu birliğe geri döndü. Düşmanla savaşını, kaldığı yerden sürdürdü.
Büyük Taarruz’da, Mürsel Paşa Fırkasına dâhil oldu. Ahır Dağları’ndan, Yunan Ordusu’nun geri birliklerine düzenlenen saldırılara iştirak etti.
9 Eylül 1922’de, düşman işgalinden kurtulan İzmir’e ilk giren birlikler arasında yer alma şerefine erişti.
Cephelerde gösterdiği kahramanlıklarından dolayı, binbaşılığa kadar yükseldi.
Milli Mücadele’nin kazanılmasından sonra Ankara’ya geldi. Okuma-yazması olmadığı için Merkez Bankası’nda hizmetli olarak çalıştı.
İsmail ÇOLAK
Yazar
Yazar Ağaoğlu Ahmet, 1921 yılında Vakit gazetesinde yayınlanan bir yazısında, Ankara ile Çankırı arasında gerçekleştirdiği gezi sırasında, birbirinden çarpıcı, ibret ve duygu dolu olaylara tanıklık ed...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Bitlisli Zaro Ağa, Türkiye’nin en uzun yaşayan insanı unvânıyla tarihe geçmiştir. Kimi kaynaklara göre de, dünyanın en uzun yaşayan birkaç kişisinden biridir. Osmanlı Devleti vatandaşı olarak doğmuş, ...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Kahvenin ilk çıktığı yer, kaynak olarak Habeşistan Ülkesi kabul edilmektedir. Ancak tanınması, benimsenip kök saldığı coğrafyanın da Yemen toprakları olduğu hâkim görüştür.Osmanlı Devleti de dâhil İsl...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Bu dünyada bir nesneyeYanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlereGök ekini biçmiş gibi Yunus EmreBu yazıda “genç denilebilecek yaşta, daha elli yaşına bile gelmeden, hayatlarının en verimli çağın...
Yazar: Sırrı ER