Hoca Ahmed Yesevî
Kitabın adı: Hoca Ahmed Yesevî
Yazar: Duran Çetin
Resimleyen: Zeynep Yeşilmen
Yayınevi: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
Yayın Yeri ve Yılı: Ankara/2022
Sayfa Sayısı: 36
Yaş Aralığı: 8+
İşlenen Konular: ilim öğrenme aşkı, talebe (öğrenci) yetiştirme, yardımseverlik…
Bugün sizlere çok önemli bir kişiyi tanıtacağım sevgili çocuklar, Hoca Ahmed Yesevî diğer adıyla Türkistan’ın Pîri. Daha önce ismini duydunuz mu bilmiyorum ama onu tanıyınca çok seveceğinize adım gibi eminim. Sizlere Hoca Ahmed Yesevî’yi tanıtacağım dedim ama kitabımızda bu büyüğümüz aslında yazarımızın ağzından bizlere kendisini tanıtıyor, hayatını, yaptıklarını anlatıyor. Dolayısıyla bir anlamda ben de sizlere yine onun ağzından hem kitabımızı hem de kendini anlatmaya çalışacağım.
Hoca Ahmed Yesevî bir biyografi çalışması. Biliyorsunuz biyografiler bilim, sanat, kültür, spor gibi alanlarda adını duyurmuş insanların hayatı ve eserleri üzerine yazılan yazılardır. Dolayısıyla kitabımız biyografik bir eser.
İçindekiler bölümüne baktığımızda Yaşadığım Topraklar, Güzel Konuşmak Gerek, İyi İnsanlar Hep Hatırlanırlar ve Sözlük bölümleri yer alıyor.
Hoca Ahmed Yesevî, 11. yüzyılda şimdi Kazakistan’ın güney doğusunda bulunan tarihî bir şehirde Sayram’da dünyaya geliyor. Anne ve babası o henüz çok küçükken vefat ediyor. Küçük Ahmed’e bir anlamda ablası Gevher Şehnaz anne ve babalık yapıyor. AhmedYesevî o zamanın büyük âlimlerinden Arslan Baba’dan ilk eğitimini alıyor. Hocasının vefatı üzerine eğitimine devam etmek için Buhara’ya gidiyor. Burada yine zamanın önemli hocalarından Yûsuf el-Hemedânî’den dersler alıyor. Yûsuf el-Hemedânî’nin de vefatı üzerine hocasının yerine geçiyor ve talebe yetiştirmeye başlıyor. Kısa sürede ünü ülkenin dört bir yanına yayılıyor.
Hoca Ahmed Yesevî sevgili çocuklar bir gününü üçe böldüğünü söylüyor. Bunun bir bölümünü ibadetle, bir bölümünü talebe/öğrenci yetiştirmekle geçirir,günün kalan bir bölümünde ise geçimini sağlamak için çalışırmış. Ahşap kaşık ve kepçe yapar ve bunları satarmış. Ne güzel bir taksim değil mi, ne dersiniz? Bizler de onun gibi planlı yaşarsak hem hayatımız düzenli olur hem de yapmak istediğimiz pek çok şeyi yapabiliriz. Kısaca hem insanların sevdiği bir insan hem de Allah’ın razı olduğu bir kul oluruz, değil mi?
Sevgili çocuklar, Hoca Ahmed Yesevî Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilmesine rağmen şiirlerini Türkçe söylemiştir. “Hikmet” adıyla söylediği bu şiirleri Türk edebiyatında “Divan-ı Hikmet” olarak bilinmektedir. Güzel dinimiz İslâm’ı bu şiirleriyle, hikmetleriyle binlerce insana anlatmıştır. Yetiştirdiği öğrencilerini yine farklı bölgelere İslâm’ı anlatmaları için göndermiştir.
Öğrenci yetiştirmek demişken Hoca Ahmed Yesevi buna çok büyük önem verirdi. Öğrencilerini geleceğe hazırlamak, bilgiyle donanmalarını sağlamak, kötülüklerden uzak durmaları için yine onlara ilim öğretmek onun en büyük gayesi idi. Mesela Hacı Bektaş-ı Velî, Süleyman Ata, Hoca AhmedYesevî’nin yetiştirdiği meşhur talebelerindendir.
Hoca AhmedYesevî’nin hayatı Yesi şehrinde yani bugünkü adıyla Türkistan’da son buluyor. Ancak onun düşünceleri yaşamaya devam ediyor ve biz bugün onu Hikmet’lerini okuyarak yaşatmaya devam ediyoruz.
Sizlerin de ileride Hoca Ahmed Yesevî’yi daha yakından tanıyacağınıza inanıyorum. Duran Çetin’in hazırladığı bu kitabın da sizlere faydalı olacağını düşünüyorum. İyi okumalar…
Sait ÖZER
Yazar
Kitabın adı: Kalk Bi Dopamin DemleYazar: Dr. Serkan Karaismailoğlu / Dr. M. Ali KaraismailoğluYayınevi: OrtapiaYayın yeri ve yılı: İstanbul/2024Sayfa sayısı: 148Yaş aralığı: 14+İşlenen konular: insan ...
Yazar: Sait ÖZER
Bahar, doğanın uyanma zamanıdır. Allah, kışın soğuk günlerinde uyuyan doğayı uyandırmak için güneşi gönderir, karları eritir. Güneş yüzünü gösterir havalar ısınır.Kışın toprağın altında uyuyan çiçek t...
Yazar: Naciye BEYZA
Vakfın Adı: Hasan bin Alaeddin bin Ali bin Abdullah El-Hişamî VakfıKurucunun Lakabı: Habib-i Acemi, Kızıl, Cami-i KebirKurulduğu Yer: UrfaKurum Tarihi: H. 786 / M. 1384asrın sonlarıydı... Ona Habib-i ...
Yazar: Nisa ERCİYES
Şerife Bacı, Kastamonu’ya bağlı Seydiler ilçesinin Satılar Köyü’ndendi. Milli Mücadele yıllarında İnebolu’dan Kastamonu’ya kağnısıyla cephane taşırken, sergilediği fedakârlığıyla efsaneleşti. Anadolu’...
Yazar: İsmail ÇOLAK