Hâl Beyanı
Efendim sorma halimi
Bülbül figan, gül perişan.
Ayrılık büker belimi
Menzil uzak, yol perişan.
Dost elimden el çekeli
Kanar yüreğim yaralı
Nur yüzünü görmeyeli
Derdim artar hal perişan.
Gözyaşımı sel eylesem
Darende’yi yol eylesem
Seherleri zar eylesem
Ağzımdaki dil perişan
Hasret büyür artar elem
Dertlerimi yazmaz kalem
Gel eylesen bende gelsem
Boyun bükük, bel perişan.
Nazar eyle şu sefile
Yetiştir beni menzile
Arılar konmuyor güle
Kovan kırık, bal perişan.
Semavere varmaz elim
Kırıldı kanadım kolum
Akıbeti gelir ölüm
Tabutumda, şal perişan.
Ramazan PAMUK
Şair
Her şeyi bıraktım görünce zulmüKalem gelmiyor ki elime gardaşHerkes seyrediyor oynanan filmiNe oldu Hasan’la Ali’me gardaşÇocuklar unutmuş soğuk sıcağıKırılmış elinde yok oyuncağıHarabeler sanki ana k...
Şair: Ramazan PAMUK
Yasaklamış Resulü HakDedikodu yapma gardaşİstiyorsan kitaba bakDedikodu yapma gardaşAdem’den gardaş olmuşuzKur’an da birlik kılmışızBoş laftan geri kalmışızDedikodu yapma gardaş  ...
Şair: Ramazan PAMUK
Dervişin seyr u sülûk eğitiminde hakkını vermesi gereken ilk makam, tevbe mertebesidir. Tevbe makamının hakkını vermeye çalışan derviş, ilk etapta isyan, günah, gaflet, taşkınlık, edepten yoksunluk, k...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE
İnsan beşer, bazen şaşar. Hiç birimiz masûm değiliz. Günahkârız, kusurluyuz. Ama tevbe kapısı her zaman açık olan ve affetmek şanından olan Yüce Rabb’imiz var. Yüce Allah’a bağlı kula düşen, Yaratıcı’...
Yazar: Ali AKPINAR