Gizemli Beyaz Güvercin
Selim Alp ve Kerim, Ankara’nın sımsıcak sokaklarında yaşayan iki kardeşti. Her sabah, günün ilk ışıklarıyla birlikte uyanıp okula gitmek için hazırlanırlardı. Ancak bu sabah her zamankinden farklıydı. Uykulu gözlerle yataklarından doğrulduklarında, pencere camından gelen tatlı bir tıkırtı duydular. Kerim şaşkınlıkla pencereye baktı.
“Abi! Şuna bak!” dedi fısıltıyla. Pencerenin pervazında bembeyaz bir güvercin duruyordu. Güvercin, gagasıyla hafif hafif cama vuruyordu, sanki içeri girmeyi bekliyordu.
Selim Alp ve Kerim, birbirlerine bakarak heyecanla gülümsediler. Camı yavaşça açtılar ve güvercin, sanki onları tanıyormuş gibi ürkmeden içeri süzüldü. Kerim, güvercini kollarına alıp sevmeye başladı. Selim Alp ise güvercinin ayağına dikkatle baktığında ilginç bir şey fark etti: Sağ ayağına sarılı bir halka vardı ve içinde küçük bir kâğıt parçası sıkıca sarılmıştı.
“Bir mesaj olabilir!” diye heyecanla bağırdı Selim Alp. Kâğıdı dikkatlice çözerek açtığında üzerinde Arapça yazılar gördü, ama ne anlama geldiğini bilmiyordu. İçindeki merak büyürken, aklına dedeleri geldi.
“Dedeme göstermeliyim. Belki bir anlam verebilir.” diyerek kâğıdı eline alıp Kerim’le birlikte dedelerinin yanına koştular.
Dedeleri, kâğıttaki yazıyı inceledi ve başını salladı. Evladım, ben Kuran-ı Kerim’i okurum ama Arapçayı tam anlamam. Yukarıdaki komşumuz Rasim, ilahiyat fakültesinde okuyor. Belki o ne yazdığını anlayabilir” dedi.
Bunu duyan Selim Alp ve Kerim, hemen dedeleriyle birlikte yukarı kata çıkıp üst katlarında oturan ve ilahiyat fakültesinde okuyan Rasim’in kapısını çaldılar. Rasim, ellerindeki kâğıdı alıp dikkatlice okumaya başladı. Gözleri büyüyerek çocuklara döndü.
“Bu not, Filistin'de yaşayan bir çocuktan gelmiş” dedi. “Adı Faruk. Zor zamanlar geçirdiğini, güvende olmadıklarını yazmış ve dualarımızı bekliyor.”
Bu sözler Selim Alp ve Kerim’in yüreğine dokundu. O küçük güvercinin Filistin’den uçup evlerine kadar gelmiş olması bile onlar için mucize gibiydi. Hemen eve döndüler, abdest alıp iki rekât namaz kıldılar. Kalplerinden gelen en samimi dualarla Filistin’deki kardeşleri için dua ettiler. O anın huzuru ve güvercinin onlara ulaştırdığı bu gizemli mesaj, içlerinde bambaşka bir his uyandırmıştı.
Dua ettikten sonra, beyaz güvercin sessizce kanatlarını açtı ve gökyüzüne doğru süzüldü. Selim Alp ve Kerim, güvercinin dualarını Filistin’e taşıdığına inanarak birbirlerine baktılar ve gülümsediler. O günden sonra her sabah, uzaklardaki kardeşlerine dua etmeyi hiç unutmadılar.
Erbay KÜCET
Yazar
İki kardeş çocuk bahçesindeki oyun âletlerinde, özellikle de salıncaklarda eğleniyorlardı. Bir gün, yanlarına Ayşe ve Ali isminde iki sevimli çocuk geldi. Selim ve Kerim onları görünce onlara seslendi...
Yazar: Erbay KÜCET
Bir kişinin yetişmesi, meslek sahibi olması ve topluma hizmet edebilmesi için iyi bir öğretim programından geçmesi, edindiği bilgileri en iyi şekilde kullanması gerekir. Edindiği bilgilerle donanımlı ...
Yazar: Erbay KÜCET
Gazze’nin kalabalık sokaklarının birinde, küçük bir evin penceresinden içeriye sızan güneş ışığı, Sümeyye'nin yüzünü aydınlatıyordu. Sümeyye, 10 yaşında, zeytin karası gözleri ve kocaman gülümsemesiyl...
Yazar: Erbay KÜCET
Birçok hayvan gibi bir kelebeklerde yumurtadan gelişirler. Yumurtadan çıktıklarında tırtıl halindedirler. Tırtıllar iyice olgunlaşınca kendilerine bir koza örerler. İşte, bu kozadan çıktıklarında kele...
Yazar: Hamidullah HALICI