GENÇLİK ÇAĞINA DAİR
Gençlik¸ çocuklukla erişkinlik arasında yer alan¸ gelişme¸ ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir. Ergenlikle başlayan hızlı büyüme¸ gençlik çağının sonunda bedensel¸ cinsel ve ruhsal olgunlukla biter. BM Örgütünün tanımına göre genç¸ 15-25 yaşları arasında¸ öğrenim gören¸ hayatını kazanmak için çalışmayan ve ayrı bir konutu bulunmayan kişidir. Gerçekten gençlik hem toplumsal¸ hem biyolojik¸ hem de ruhsal bir kavramdır.
Türk toplumu gerçek anlamda genç bir toplumdur. Nüfusumuzun % 60’ını 25 yaşın altındaki çocuk ve gençler oluşturmaktadır. 50 milyonluk hiç bir Batı ülkesinde nüf
Bir zamanlar;
Kavimler kapısı Anadolu’nun¸
Şahsında Edirne bendim¸ Kars bendim!
Şimdiyse kendinden utanır¸ kendim.
Bir zamanlar;
Aşınmaz¸ aşılmaz ve dokunulmaz¸
Mânâdaki mazruf bendim¸ hars bendim!
Şimdiyse gör! çamurlara belendim.
Bir zamanlar;
Millî duyguların merkez üssünde¸
Yenilmeyen öfke bendim¸ hırs bendim!
Şimdiyse boşaldı barajım¸ bendim.
Bir zamanlar;
Şekil veren inatçıl has çeliğe¸
Pazu bendim¸ çekiç bendim¸ örs bendim!
Şimdiyse özümden ben örselendim.
Bir zamanlar;
Cesâretin¸ çevikliğin simgesi¸
Hiç kuşkusuz aslan bendim¸ pars bendim!
Şimdiyse korkudan kenara sindim.
Bir zamanlar;
Teknik- sanat dallarında dünyada¸
Usta bendim¸ çırak bendim¸ kurs bendim!
Şimdiyse tam körelmede¸ bilendim.
Bir zamanlar;
Güneşi yakından tâkibe alan¸
Uzaydaki Venüs bendim¸ mars bendim!
Şimdiyse zirveden aşağı indim.
Bir zamanlar;
İlim¸ irfan mevzûbahis olunca¸
Bu kulvarda ekol bendim¸ ders bendim!
Şimdiyse zır cahillikten elendim.
Bir zamanlar;
Kıyama kalkarken kortej kıtası¸
Beynelmilel majör bendim¸ fors bendim!
Şimdiyse cins attan¸ eşeğe bindim
Atalay YÖRÜKOĞLU
YazarDaha çok küçükken rahmetli dedem beni sık sık sevindirirdi. Yattığım odadan salona kadar geçeceğim yola aralıklarla bir bir bozuk ve kâğıt para koyardı. Sonra da seslenerek beni çağırırdı. "Tarık, ge...
Yazar: Erdal KARASU
Şerefimiz, şanımız var Biz ne büyük bir milletiz Al bayrakta kanımız var Biz ne büyük bir milletiz Üç kıtada at koşturduk Akarsuları coşturduk Dağlar, tepeler aştırdık B...
Yazar: M.Nihat MALKOÇ
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
15 Temmuz’da köprüye yürüyenler arasındaydık. Bir hafta sonra kızımın düğünü vardı ve biz düğün hazırlıklarıyla uğraşırken, hiç aklımıza gelmezdi böyle bir gecenin yaşanacağı. O akşam çocuklarla Çeng...
Yazar: Raziye SAĞLAM