Editörden: Şefkat Kurumları Vakıflar
İnsanın yaşadığı topluma ve bütün insanlara faydalı olma arzusu tarih boyunca vardır. İslam medeniyetinde bu gayret vakıf adı altında gelişmiştir. Sevgili Peygamberimiz de hurmalık bahçesini Müslümanların faydası için vakfetmiştir. İnsanlık için çalışanlar, daha sonra hayırla anılırlar.
Kendileri dünyadan göç edip gitseler de yaptıkları eserlerden insanlar faydalandıkça sevabı o ilk yaptıranlara da gider. Bu yüce duyguları teşvik eden dinî emir ve tavsiyeler vakıf anlayışı olarak yüzyıllardır sürüp gelmektedir.
Vakıfların temelinde yardımlaşma prensibi vardır. Sosyal hayatın daha iyi olması için değişik alanlarda hizmet yürütün vakıflarımız vardır. Yaratılmış bütün varlıklara karşı şefkat ve merhametin gösterildiği “Her canlıya hizmet!” insana emanet olarak verilen imkânları, bütün insanlığın hatta bütün canlıların hizmetine sunmaktadır.
Ecdadımız, vakıf anlayışıyla cami, mescit, okul, kütüphane, hastane, aşevi, çeşme, köprü gibi eserler inşa etmişlerdir. Böylece işsize iş, yoksula aş, borçluya destek, evsize yuva, hastaya şifa götürülmüştür. İslam’ın bu engin şefkat ve merhametinden sadece insanlar değil, sahipsiz hayvanlar, yuvasız kuşlar hatta yırtıcılar dahi nasibini almıştır.
Anadolu'nun yüzyıllardır süregelen merhamet ve karşılıksız verme kültürünün eseri olarak Allah’ın yarattığı her canlıya şefkat gösterilmiştir. Bunun bir örneği olması bakımından binalara kuş evleri yapılmıştır. Kuşları kötü hava şartlarından korumak ve onlara güvenli bir sığınak sağlamak amacıyla çeşitli şekillerde inşa edilen kuş evleri, 15. yüzyılda klasik Osmanlı mimarisinin gelişmesiyle yaygınlaşmıştır.
Vakıflar şehirlerin imar, inşa ve alt yapı ihtiyaçlarını görmenin yanı sıra, sokak ve çevre temizlikleri ile doğanın korunmasında görev yapmıştır. Çevre düzenlemesi ve tarımsal üretimin geliştirilmesi amacıyla kurulmuş vakıflara şu örnekler verilebilir. İstanbul’da Rumeli Hisarı semtinde Seyyid Hacı Mustafa tarafından 1778 yılında kurulan Sokak Hayvanlarına Ekmek Veren Vakıf her gün taze ekmek alınacak ve sokak hayvanlarına yedirilecek diye şart koymuştur.
İstanbul Altunizade semtinde 1885 yılında kurulan Çevre ve Orman Koruyan Vakfı ise Altunizade ve çevresindeki kendine ait tarla, çayır ve koruluğu, çevreyi güzelleştirmesi ve insanların güzelliklerinden yararlanması adına vakfedilmiştir.
Yine Çevre Düzenlemesi Yapan Vakıf, Cafer Çelebi Efendi tarafından 1569 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Bağlara, bahçelere, ağaçlara ve çiçeklere yani çevreye hizmet eden ve bu güzel hizmeti diğer insanlara da hatırlatan bir vakıf olarak unutulmamış, adını günümüze kadar taşıyabilmiştir.
Hulûsi Efendi Vakfı da vatanımıza bayrağımıza bağlı insanların yetişmesi için yıllardır öğrenci bursları vermektedir. Güçlü, birlik ve beraberlik içinde bir devlet olarak var olmamız da iyi yetişmiş, kendine, ailesine, ülkesine ve insanlığa faydalı gençler yetiştirmek için gayretler göstermektedir. Sizler de bu vatansever gönüllü kuruluşlara yardımcı olabilirsiniz.
* Musa Tektaş
Editör
Yazar
“1995 yılında il olsa da tarihi milattan önce 3000’li yıllara dayanan Yalova’da şifalı sulardan büyüleyici doğal güzelliklere kadar birçok gezilecek ve görülecek yer var. Termal sularıyla da ün salmış...
Yazar: Editör
Merhaba arkadaşlar;Ben muhabbet kuşu. Yeşil, sarı, mavi, gri, beyaz rengârenk tüylerimiz ve uzun kuyruklarımızla evlerinizi şenlendiren evcil bir kuş türüyüz. Cinslerimizle birlikte özelliklerim...
Yazar: Hamidullah HALICI
"Lütuf ile rehberlik" anlamına gelen hidâyet; "doğru yolu bulmak, yol göstermek ve yola girmek" mânâlarına şâmil olan "hedâ" kökünden türemiştir. "Kullarına kurtuluş yolunu gösteren ve açıklayan" anla...
Yazar: Editör
Kıymetli okurlar;Uzun, yorucu ve sınavlarla dolu bir okul dönemini nihayet geride bıraktık. Önümüzde upuzun, sıcak ve özgür bir yaz mevsimi var. Hepimizin içinden geçen ilk şeyin "Sonunda bitti, şimdi...
Yazar: Editör