EDİTÖR'den
Kültür ve medeniyet dünyamızın şekillenmesinde özellikle onuncu yüzyıldan sonra etkili olmaya başlayan tasavvuf; özünde ilâhi bilgi ve sırların bulunduğu mistik düşüncedir. Tasavvufun ferdî yönü önemli olmakla birlikte sosyal yönü de küçümsenemeyecek kadar önemlidir. Tasavvufî hayatın bazı biçimlerini bireyler ferdî olarak yaşar, ancak genel çizgileri ile tasavvufî hayat mürşidlerin/önderlerin nezaretinde öğrenilir. Tasavvuf, gönlü merkez kabul ettiğinden dolayı insanı konu almış, insanın ruh ve gönül dünyasını aydınlatmayı ilke edinmiştir. Bunu yaparken de sanat ve edebiyatla yakın ilişkiler içinde bulunmuş ve özellikle de şiirde, veciz ifadelerde temâyüz etmiştir. Biz bu yazımızda tasavvufu bizzat hayatına tatbik ederek, örnek ve önder bir çizgide yaşayan Nakşbendî yolunun temsilcilerinden; Mutasavvıf-Şair Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin hakkında bir veciz ifadeleri inceleyeceğiz.
Editör
Yazar
Bu ayki sayımızda, üzerinden binlerce yıl geçse de hiç yaşlanmayan, her sokağında ayrı bir masal saklayan bir devle tanışmaya ne dersiniz? Evet, doğru bildiniz! İki kıtayı dev bir gerdanlık gibi birle...
Yazar: Editör
İnsan, varlık sahnesinde kendi yalnızlığıyla baş başa kaldığını sandığı anlarda dahi, aslında mutlak bir nazarın, kuşatıcı bir basîretin ve kesintisiz bir ilâhî akisin muhatabıdır. Tasavvufî düşüncede...
Yazar: Editör
El-Bekâ, "bir şeyin ilk hâli üzere olduğu gibi durması" olup yok olmanın zıddıdır. Bâkî, iki çeşittir: Birisi, kendiliğinden bâkîdir ve varlığı belli bir süreye bağlı olmayandır. İşte o, "hüve'l-bâkî"...
Yazar: Editör
İstanbul… Sadece bir şehir değil, çağları kapatıp açan bir medeniyetin kalbidir. Asırlar boyunca nice peygamber müjdesine konu olan bu kutlu belde, nihayet Fatih Sultan Mehmet Han’ın azmi, inancı ve y...
Yazar: Editör