Doğruluk, Dürüstlük, Ahlak
Sevgili çocuklar,
Allah (c.c.) bizi en güzel kıvamda yaratmıştır. Bize akıl vermiş, işlerimizde aklımızı kullanmamızı emretmiştir. İnsanlar arasından bazılarını peygamber olarak görevlendirmiş ve kutsal kitaplar göndermiştir. Onlar da Allah’ın emirlerini ve yasaklarını insanlara duyurmuşlardır.
Peygamberler örnek insanlardır. Sözleriyle, davranışlarıyla, yaşantılarıyla insanlara önder olmuşlardır. Doğruluk, dürüstlük ve güzel ahlak onların her zaman uyguladıkları özelliklerdir.
İnsanlar, toplum halinde yaşamanın gereği olarak birbirlerine muhtaçtırlar. Birbirleriyle sürekli bir ilişki içinde bulunurlar..
Ahlâklı, yardımsever, ikiyüzlü, doğru, mert, güvenilir gibi sıfatlar, başkalarına karşı davranışlarımıza göre yakıştırılır.
İyi bir Müslüman, her zaman ve her yerde doğru davranmayı kendisine ilke edinmiştir. Kimseyi aldatmaz, ikiyüzlü davranmaz, büyüklerine, öğretmenine göstermelik değil, gerçek ve içten bir saygı gösterir. Mevlâna: “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!” sözüyle, kişinin dosdoğru olmasını öğütler.
Kimi satıcılar alış verişte, ölçü ve tartıda alıcıyı aldatırlar. Hileli, bozuk, çürük ürünleri güzel ve sağlam diye satmaya çalışırlar. Pazaryerinde, meyve ve sebzenin güzelini gösterip, çürüğünü çantamıza doldurmak isterler. Böylece alıcıyı aldatmayı düşünürler.
Peygamberimiz: “Bir Müslüman’a zarar veren, onu aldatan kimse bizden değildir” sözüyle başkalarına zarar verenleri uyarır. Kur’an-ı Kerim, alış verişte hile yapanların cezalandırılacağını belirtir: “Bir şeyi ölçtüğünüz zaman ölçüyü tamam tutun. Doğru teraziyle tartın. Böyle yapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.”
Peygamberimiz, alış verişte doğruluktan ayrılmayan tüccarı ise; “Güvenilir ve doğru hareket eden bir tüccar, kıyamet günü peygamber ve şehitlerle beraberdir” sözüyle müjdelemiştir.
Sevgili çocuklar,
Düşünce, söz ve davranışlarda doğru insanlardan oluşan bir toplum, huzur ve güven içindedir. Böyle toplumlarda; kötülükler azalır, insanlar birbirlerine güvenir, sevgi ve saygıya dayalı bir hayat yaşanır. Ticarî hayat ve ekonomi, sağlıklı bir biçimde gelişir.
Sırrı ER
Yazar
Bir gün ölüm meleğiBaşucuna gelecek“Ey insan, vakit tamamHazır mısın?” diyecekÇok ânî oldu bu işÖnce haber verseydinEş, dost, akraban ileHelalleş deseydinSana çok haber geldiHepsinde mesaj vardıBu uya...
Yazar: Sırrı ER
Benim iki küçük kızım; Cemile ile Feride, bir sabah yanıma gelerek bir istekte bulundular: - Babacığım, akşam eve gelirken bize oyuncak bebek alır mısın? Hani başında saç gibi püskül olanlardan.&...
Yazar: Sırrı ER
Sevgili çocuklar,Sevgili peygamberimiz her yönden mükemmel bir insandı. Kendisine kötülük edenlere bile iyilik ederdi. Başkalarının kusurlarını araştırmazdı. Kimseyi, başkalarının içinde küçük düşürme...
Yazar: Sırrı ER
Yusuf Ağa’nın kızı olan Fatma Seher (Erden), 1888 yılında Erzurum’da doğdu. Millî Mücadele’deki kahramanlıklarından dolayı tarihe, “Kara Fatma” adıyla geçti. Binbaşı Derviş Bey ile evlendi. 1912 yılın...
Yazar: İsmail ÇOLAK