Çok Mutlu Bir Gün
Sevgili çocuk dostlarım;
Bugün çiftlik çok hareketli. Hafize Teyze’nin doğum günü olduğu için, Ömer’le Zeliş ona bir sürpriz hazırlıyorlar. Onlar çalışırken, biz de Atlas’la Esma’nın atı olan İpek’i görmeye gittik.
Onu uzaktan görünce Uzun Kulak;
- İpeeek! Seni görmeye geldik, diye havlayarak koşmaya başladı. İpek de bizi görünce çok sevindi ve;
- Siz nerden çıktınız böyle, diye coşkuyla kişnedi. Sonra da güneşte ipek gibi parlayan yelelerini salladı. Ne güzel bir attı bu İpek. Her zaman yaptığımız gibi, ben üzerine atladım ve bahçede hızla koşmaya başladık. Uzun Kulak da havlayarak arkamızdan takip ediyordu. İpek o kadar hızlı koşuyordu ki, benim uzun sarı tüylerim havada uçuşmaya başladı. Çok eğlenceliydi. Bir ara İpek o kadar coştu ki bahçe kenarında duran çitlerden atlamaya kalktı ve ben o hızla üzerinden ceviz ağacının en üst dalına uçtum. Yere çakılmadığıma şükrederken İpek;
- Camgöz sakın korkma. Ben şimdi sabit dururken sen üzerime atla diye seslendi.
Aslında ben ağaçtan çok rahat inebilirdim ama İpek öyle deyince atlamak istedim. Derin bir nefes alıp hızla aşağı bıraktım kendimi ama İpek’in üzerine denk gelemediğim için baş aşağı yere çakıldım. Ben kalkmaya çalışırken, İpek gülerek yanıma yaklaştı ve;
- Camgöz! Hani siz kediler dört ayağınızın üzerine düşerdiniz, deyince Uzun Kulak’la ben de gülmeye başladım.
Sonra üçümüz birlikte çiftliğe döndük. Ömer’le Zeliş ne hazırladılar merak ediyorduk. Bahçede kimse görünmüyordu. O sırada Hafize Teyze de geldi ve Rüzgâr’dan indiği anda Çocuk Esirgeme Kurumundan ve köyden gelen birçok çocuk “İyi ki doğdun babaanneee!” diye bağırarak etrafını sardılar. Bu arada kâhya da ahırdaki eşek, koyunlar ve inekleri çıkarmıştı. Bahçe bir anda bayram yerine döndü sanki. Hafize Teyze manzara karşısında gözyaşlarını tutamadı. Ömer’le Zeliş Hafize Teyze’nin elini öptükten sonra
- Babaanne senin için en güzel hediyenin çocukları sevindirmek olduğunu biliyoruz. Bu sebepten biz de çocuklar için pasta ve hediyeler hazırladık, dediler.
Hafize Teyze çok duygulandı. Gözünde biriken yaşları silerken, çocukların hepsini kucakladı ve;
- Çok güzel düşünmüşsünüz evlatlarım. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım dedi.
Görüşmek üzere çocuklar hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Yine bir Ramazan günü, akşama ne ile iftar edeceğini düşünerek yürüyordu Ahmet Emre... O yemyeşil ağaçların gölgelediği kıvrım kıvrım okul yolunda... Bir müddet yürüdü, dalgın dalgın, kararsız adımlar...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Köy evinin kileri oldukça büyük olmasına rağmen içi tıkış tıkıştı. Bir köşeye un çuvalları, yağ tenekeleri, bir köşeye pirinç, şeker, tuz paketleri dizilmişti. Kilerin duvarındaki raflarda tencereler,...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Çiftlikte yine yoğun günler yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan ayı geldi. Bu sene Ömer’le Zeliş de Ramazan ayı bitene kadar oruç tutmakta kararlılar. Çiftlikte her akşam iftar daveti var. Hafize Teyze...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin Divan’ını okurken“Geçtik esrar-ı ‘Ene’l-Hak’tan, o Hallâc değiliz.” dizesiyle başlayan bir şiiri çıktı karşıma. Daha önce hiç rastlamadığım bu şiirin dördü...
Yazar: Raziye SAĞLAM