Camgöz ve Gri Tarla Faresi
Sevgili çocuk dostlarım;
Bir sabah kilerin yakınında gri tarla faresini görünce, yakalamak için hemen peşinden koştum. Uzun Kulak, farenin peşinden koştuğumu görünce bağırmaya başladı;
- Camgöööz! Neden koşuyorsun zavallı farenin peşinden? Daha biraz önce yemek yemedik mi?
Ben fareyi görünce tok ya da aç olduğumu düşünmeden fareyi kovalamaya başlamıştım. Uzun Kulak’ın neden böyle söylediğini anlamasam da durmadım ve gri tarla faresini yakalayıp Uzun Kulak’ın yanına getirdim. Fare;
- Camgöz n’olur beni bırak, diye yalvarırken Uzun Kulak da burnundan soluyordu.
- Yiyecek misin zavallı fareyi, diye sordu.
- Yemek için yakalamadım Uzun Kulak.
Ben böyle söyleyince, fare derin bir nefes aldı.
Uzun Kulak;
- Peki, öyleyse neden yakaladın?
- Bu fareyle bir antlaşma yapmak istiyorum. Eğer antlaşmaya uymazsa o zaman afiyetle yerim.
Ben böyle söyleyince, fare de Uzun Kulak da merakla yüzüme baktılar. Ben ciddi bir şekilde konuşmaya devam ettim.
- Bak şimdi gri tarla faresi; senin ve iki kardeşinin bu kilerin etrafında dolaştığınızı gördüm. Çiftlikten ve çiftliğe ait tarla ve bahçelerden gitmenizi istiyorum. Kilere girmeniz ya da tarlalardaki ürünlere zarar vermeniz, çocukları ve Hafize Teyze’yi üzer. Biz de onların üzülmesini istemeyiz değil mi?
Fare rahat bir nefes almıştı ama yine de;
- Camgöz böyle söylüyorsun da ben ve iki kardeşim nereye gideriz? Bunu da düşündün mü?
- Evet, düşündüm tabi. Köyün yakınlarındaki ormanın kıyısında küçük küçük yuvalar var. Oraya gidip yerleşmeniz için Uzun Kulak’la beraber size yardım edeceğiz. Çevrede karın doyurabileceğiniz bir sürü yiyecek de var. Bir daha çiftlikte görürsem sizi, bir çırpıda yakalarım ve sonrasında ne yapacağımı tahmin edersin değil mi?
Farenin yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı ve;
- Camgöz çok teşekkür ederim. Siz iyi birer arkadaşsınız.
Söz verdiğimiz gibi, o gün yeni yuvalarına taşınmaları için yardım ettik. Artık sık sık ziyaretlerine gidip yanımızda götürdüğümüz yiyeceklerden yiyoruz, hep birlikte koşup oynuyoruz. Günün sonunda gri tarla faresi kardeşler çok mutlu olduklarını söyleyip bize teşekkür ediyorlar. Yeni arkadaşlarımız olduğu için biz de çok mutluyuz.
Dostluk ne kadar güzel.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Sevgili çocuk dostlarım;Bahar geldi. Selman köyün koyun ve keçilerini otlağa çıkarmaya başladı. Bahar yağmurlarıyla boylarıyla iyice uzayan yemyeşil otlar, tam da hayvanların ağzına layık. Bugün biz d...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Çelebi Mehmed, 1389’da Bursa’da doğdu. Annesi Devlet Hatun’du. Yıldırım Bayezid’in en küçük oğluydu. Çocukluk ve gençlik dönemi Bursa’da geçti.Eğitimini, Bursa Sarayı’nda tamamladı. Küçük yaştan itiba...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Bazı insanlar vardır hayatımızda. Varlıkları hatta yokluklarında bile hep bizimledir. Biz yaşadığımız her şeyde onlarla geçirdiğimiz güzel anları düşünür, mutlu oluruz. Onlar bizim için bahar gibidir....
Yazar: Raziye SAĞLAM
Bu ayki sayımızda, üzerinden binlerce yıl geçse de hiç yaşlanmayan, her sokağında ayrı bir masal saklayan bir devle tanışmaya ne dersiniz? Evet, doğru bildiniz! İki kıtayı dev bir gerdanlık gibi birle...
Yazar: Editör