ÇİFTE SARAYLAR
"Çırağan Sarayı'nın yanması üzerine Meclis-i
Mebusan ve Meclis-i Âyan 19131920
yıllarında çalışmalarını bu sarayda sürdürmüştür.
Cumhuriyetin ilanından sonra saray 1926'da
Güzel Sanatlar Akademisi'ne devredilmiştir."
İstanbul Beşiktaş İlçesi¸ Fındıklı Semtinde Meclis-i Mebusan Caddesi üzerinde bulunan Çifte Saraylar Sultan Abdülmecit (18391861) tarafından kızları Cemile ve Münire Sultanlar için yaptırılmıştır. Sarayların yapımına 1856 yılında başlanmış¸ 1859 yılında da tamamlanmıştır. Mimarı Balyan ailesinden Garabet Amira Balyan'dır. Çifte Saraylar olarak isimlendirilen bu saraylardan Molla Çelebi Camisi'ne yakın olanı Cemile Sultan'a aittir. Cemile Sultan Mahmud Celâleddin Paşa ile evlenmiştir. Sarayın düğün tarihine kadar tamamlanamaması üzerine sultan bir süre Emirgân'daki Mısırlı İsmail Paşa Yalısı'nda oturmuş ve altı ay sonra bu saraya yerleşmiştir. Cemile Sultan'ın 1915'te ölümünden sonra saraya Dervişzâde Ahmet Paşa ile evli olan Nazime Sultan yerleşmiştir. Sonraki yıllarda Çırağan Sarayı'nın yanması üzerine Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Âyan 19131920 yıllarında çalışmalarını bu sarayda sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilanından sonra saray 1926'da Güzel Sanatlar Akademisi'ne devredilmiştir. 1 Nisan 1948'de yanmış ve bu yangın sırasında kütüphanesindeki değerli kitaplar¸ dosyalar¸ ders malzemeleri ve tablolar da yok olmuştur. Bu olaydan sonra saray Yüksek Mimar Sedat Hakkı Eldem tarafından hazırlanan proje doğrultusunda yeniden yapılmış ve 23 Nisan 1953'te Güzel Sanatlar Akademisi burada öğretime başlamıştır.
Çifte Sarayların diğer bölümünü oluşturan Münire Sultan Sarayı'nda Sultan Abdülmecid'in kızı Münire Sultan yaşamıştır. Sultanın 1862'de ölümünden sonra Abdülaziz'in kızlarından Saliha Sultan¸ ardından II. Mahmud 'un kızı Adile Sultan bu sarayda yaşamıştır. Adile Sultan'ın 1899'da ölümü üzerine saray Sultan Abdülaziz'in damadı Ahmet Zülküf Paşa'ya geçmiştir. Cumhuriyet döneminde bir süre III. Kolordu Komutanlığı karargâhı olarak kullanılmıştır. 19431952 yıllarında İstanbul Edebiyat Fakültesi burada ders görmüş¸ 1970 yılına kadar Atatürk Kız Lisesi olarak kullanılmıştır. Ardından Mimar Sinan Üniversitesine devredilmiş ve Yüksek Mimar Sedat Hakkı Eldem'in projesi ile yeniden yapılmış ve 21 Kasım 1975'te Mimar Sinan Üniversitesi burada eğitimine başlamıştır. Çifte Sarayların her ikisi de denize paralel olarak yapılmış ve bu plan düzenlemesi iç mekânda da aynen uygulanmıştır. Birbirlerine simetrik olan eksenlerin ortada kesiştiği alanda büyük ve denize paralel dikdörtgen planlı bir sofaya yer verilmiştir. Bu sofa ikişer direkle yan sofalara açılmıştır. Sarayın odaları deniz ve karaya yönelik cephelere peş peşe sıralanmıştır. Bezemelerde ve mimari yapıda ampir üslubunun egemen olduğu görülmektedir. Bu nedenle pencerelerin üzerine yer yer üçgen alınlıklar¸ kat silmeleri ve geniş saçaklar eklenmiştir.
Cemile Sultan (1843 1915)¸ Padişah Abdülmecit'in kızıdır. Hayatı boyunca babası¸ amcası ve iki ağabeyi Osmanlı Devleti tahtında saltanat sürdü. 1876 darbesinde rol oynayan ve Sultan Abdülaziz'i öldürmekle suçlanan Mahmud Celâleddin Paşa'nın eşidir. Annesi¸ Düzd-i Dil Kadın Efendi idi. Annesini üç yaşında iken kaybetti. Abdülhamid'i de büyüten Piristû Kadın Efendi tarafından yetiştirildi. Babası¸ bir Bakanlar Kurulu kararı çıkartarak 1856 yılında Cemile Sultan ve bir diğer kızı Münire Sultan için Fındıklı'da Çifte Sarayların yapımını başlattı. Cemile Sultan¸ 1858 yılında Fethi Ahmet Paşa'nın oğlu Mahmud Celâleddin Paşa ile nişanlandı. Paşa¸ vezirlik rütbesi ile Meclis-i Vâlâ üyesi oldu ve iki ay sonra düğünleri yapıldı. Çift önce kendileri için kiralanan Emirgan'da ki Mısırlı İsmail Paşa Yalısı'na¸ inşaatı tamamlandıktan sonra Fındıklı'da Abdülmecit'in yaptırdığı sarayına yerleşti. Mahmud Paşa ile evliliğinden Mahmud Celâleddin ve Besim adlı iki oğlu ile Fethiye¸ Fatma ve Ayşe Hanım Sultan adlı 3 kızı dünyaya geldi. 1861'de babasının ölümü üzerine Osmanlı tahtına amcası Abdülaziz çıktı. Eşi¸ Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ile sonuçlanan 1876 hükümet darbesinde yer aldı. Abdülaziz'den sonra tahta ağabeylerinden Murat¸ onun 93 gün süren kısa saltanatının ardından bir diğer ağabeyi Abdülhamid çıktı. Abdülhamid tahta çıktığı günlerde¸ iki yaşındaki oğlu Besim'i kaybetmiş olan Cemile Sultan adına Kandillide iskele yanındaki Sahil Sarayı'nı satın aldı. Cemile Sultan 1884'e kadar Abdülhamid'in hediye ettiği sarayda yaşadı. Eşi¸ 1881'deki Yıldız Mahkemesi'nde Abdülaziz'i öldürmek suçuyla yargılanıp idama mahkûm edilenler arasındaydı. II. Abdülhamid¸ bu mahkeme kararı üzerine Cemile Sultan'la eşinin nikâhını iptal etti. Damat Mahmud Celâleddin Paşa'nın cezası hapse çevrilmiş¸ Mithat Paşa ile birlikte Taif'e sürgün gönderildi¸ 3 yıl sonra muhafızlar tarafından öldürüldü. Kocasının ölümünden sonra sarayını oğlu Celalettin'e devreden Cemile Sultan¸ Erenköy'de bir köşke taşındı. Abdülhamid ile uzun bir dargınlık döneminden sonra barıştı¸ Yıldız Sarayı'na ziyaretlere gidip gelmeye başladı. Bir saray ziyaretinden köşküne dönüşünde hastalandı ve uzun süre yatalak kaldı. 7 Şubat 1915'te hayatını kaybetti. Sultan Abdülmecid'in türbesi yanındaki küçük hazireye defnedildi.
İttihad ve Terakki'nin muhalifi olan Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin liderlerinden Salih Paşa Abdülhamid devrinin sadrazamlarından Tunuslu Hayreddin Paşa'nın çocuğuydu¸ Sultan Abdülmecid'in kızı Münire Sultan'la evliydi ve o sırada beş yaşında olan Kemaleddin adında bir de oğulları vardı. Tutuklananlar hemen askeri mahkemeye çıkartıldılar. Çoğu idama mahkûm oldu. Ölmesine karar verilenler arasında sarayın damadı Salih Paşa da vardı ve sarayla hükümet arasındaki kriz işte bu kararın onaylanması için padişaha yollanmasıyla başladı. Sultan Reşad'ın eli¸ imzaya bir türlü gitmedi; zira ölümünü emredeceği Salih Paşa damadı sayılırdı. Kararname önüne geldiği zaman hükümdarın ilk sözü etrafındakilere "Şimdi ne yapacağız?" diye sormak oldu¸ hiç kimse ne yapacağını söyleyemeyince de metni sümenaltı etti. O andan itibaren¸ saraya gidip gelenlerin sayısı hemen artıverdi. Bir yanda başta Münire Sultan ile annesi Sezaidil Hanım olmak üzere hanedan mensupları Sultan Reşad'dan kararı imzalamamasını rica ediyor ama öbür yandan İttihad ve Terakki'nin önde gelenleri "Karar daha tasdik edilmedi mi?" diye sarayı baskı altında tutuyorlardı. Sadece iktidar değil¸ İstanbul halkı da ikiye bölünmüştü. Çoğunluk idamı istenen Salih Paşa'nın aslında masum olduğuna¸ İttihad ve Terakki'nin siyasi bir rakipten kurtulmak için böyle bir suç isnadında bulunduğuna inanıyordu.
Resul KESENCELİ
YazarDaha çok küçükken rahmetli dedem beni sık sık sevindirirdi. Yattığım odadan salona kadar geçeceğim yola aralıklarla bir bir bozuk ve kâğıt para koyardı. Sonra da seslenerek beni çağırırdı. "Tarık, ge...
Yazar: Erdal KARASU
Âdile Sultan, şair ve hayırsever Osmanlı hanedânı mensubudur. Osmanlı hanedânı mensupları arasında yetişen tek kadın şair olup, Sultan II. Mahmut ile II. Kadın Efendi Zernigâr Hanım’ın kızıdır. Annesi...
Yazar: Resul KESENCELİ
Rumeli Hisarı (Yenicehisar, Boğazkesen Hisarı, Nikhisar “Güzelhisar”, Yeni kale/hisar, Başkesen Hisarı, Kara Kale) isimleri ile kaynaklarda geçmektedir. Hisar, 32 bin m²’lik bir alana yayılmıştır. His...
Yazar: Resul KESENCELİ
Ramazan ayının kalan yarısını idrak ederken, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ni ve Ramazan’ın bitimiyle de bayramı yaşayacağız inşaallah. Bu mübarek günler, hayırların tavsiye edildiği ve mü’minle...
Yazar: Raziye SAĞLAM