Bâyezîd Devlet Kütüphanesi
Tarihçesi
Bâyezîd Devlet Kütüphanesi’nin kuruluşu sırasında yapılan harcamalar devlet eliyle karşılanmış, ancak restorasyonun bir an önce bitirilmesi için II. Abdülhamid şahsî bütçesinden de yardımda bulunarak işi hızlandırmış ve açılan kütüphane vakıf kütüphanelerinden farklı olarak Maârif Nezâreti’ne bağlanmıştır. İstanbul'un çeşitli yerlerindeki Vakıf kütüphanelerinde bulunan koleksiyonların bir araya getirilmesi ve "bazı cami, türbe ve taşrada mahv ve telef olunan kitapların zayiinin önlenmesi, hem de ehil ve erbabının istifadesine sunulması" amacıyla devlet tarafından bir "millî kütüphane" kurulmak üzere harekete geçildiğinde, kütüphane için uygun bir yer aranır. Merkezi bir yer olması düşünüldüğünden Bâyezîd İmareti uygun bulunur. Sultan II. Bâyezîd tarafından 1501-1506 yılları arasında yaptırılmış olan, toplam 17 kubbeden oluşan imâretin 6 kubbeli bölümü, zamanın padişahı II. Abdülhamid'in direktifleri ile restore ettirilir. Kütüphane, Bâyezîd Camii'nin müştemilâtından olarak 1506 bitirilmiş olan Bâyezîd Külliyesi'nin restore edilen imâret kısmında açılır. Kütüphane 25 Haziran 1884 devlet büyükleri, âlimler ve halkın iştirakiyle hizmete girer. Kitap mevcudu açılışından sonra yapılan bağışlarla artmış, kuruluşunun üçüncü yılında 4164’e, ertesi yıl 4764’e, 1888’de 7068’e ulaşmıştır. II. Abdülhamid zamanında yapılan matbu bir fihristte kütüphanede 8054 cilt kitap bulunduğu kayıtlıdır.
Kütüphanenin Genişletilmesi ve Bölümleri
Balkan Savaşı yıllarında kaybedilen Osmanlı topraklarından kaçırılan kitaplar Bâyezîd Devlet Kütüphanesi’nde depolanmıştır. Bu kitapların büyük bir kısmı yazma ve eski harfli basma eserlerdir. 2547 sayılı “Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu”nun 1934’te yürürlüğe girmesinden sonra derleme nüshası alan beş kütüphaneden birisi de Bâyezîd Devlet Kütüphanesi olmuştur. Böylece Türkiye’de basılan kitap, gazete, dergi ve benzeri yayınların birer nüshası buraya gönderilmiştir. Bu durum kütüphanedeki kitap ve benzeri yayın mevcudunda sürekli ve düzenli bir artış meydana getirmiş ve yer darlığını had safhaya çıkarmıştır. Kütüphanenin daha iyi hizmet verebilmesi için 1946’da bazı onarım çalışmaları yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda binanın hizmete yeterli olmaması sebebiyle ek bina arayışlarına girişilmiştir. Uzun mücadelelerden sonra 1948 ve 1953 yıllarında Bakanlar Kurulu’nun iki ayrı kararıyla kütüphanenin bitişiğinde bulunan eski Dişçilik Mektebi ve Bâyezîd Külliyesi’nin imâret kısmının diğer bölümlerinin de restore edilerek kütüphaneye dâhil edilmesine karar verilmiştir. Çalışmalar tamamlandıktan sonra yeni tesisler 1984’te hizmete açılmıştır.
Kütüphanenin ilk müdürü Hoca Tahsin Efendi’dir. Elli kişilik konferans salonu, yirmi kişilik müzik dinleme salonu, otuz kişilik dil laboratuvarı, ayrıca para, pul, resim, kartpostal, harita ve afişlerle ilgili görüntülerin de izlendiği sinema ve video salonu vardır. 1946’ya kadar bütün hizmetler bugün kitap okuma salonu olarak kullanılan bölümde verilmekteydi. Kütüphane, yurdumuzda kütüphanecilik alanında pek çok ilklerin uygulamaya konulduğu bir kütüphanedir. Kütüphanede ilk cilt atölyesi ve matbaa Bâyezîd Devlet Kütüphanesi'nde kurulur. Yine 24 Nisan 1952 tarihinde kütüphanenin bir bölümünde Türkiye'de ilk defa tam donanımlı "Bâyezîd Çocuk Kütüphanesi" açılmıştır. Kurulduğu yıllarda, en az yarım asır önce, modern kütüphanecilik alanında uygulanılmaya başlanan modern kataloglama çalışmalarına ilk kez Bâyezîd Devlet Kütüphanesi'nde başlanmıştır.
Derleme Kütüphanesi olan Bâyezîd Devlet Kütüphanesi'nde ortalama 650.000 kitap,11.000 yazma eser, 27.000 çeşit süreli yayın ve kitap dışı materyaller (pul, banknot, fotoğraf, afiş…) bulunur. Derleme ve bağış yollarıyla kitap sağlanır. Kitapların sağlanma sıralarına göre demirbaş numaraları verilir. Kapalı raf sistemi vardır ve ödünç kitap verilmez. Deposu 6 katlı çelik bir yapıdan oluşur. 1888 öncesi eserler fiş kataloglarında bulunur. Zengin süreli yayına sahip bir koleksiyondur. 1992 yılında görme engelliler bölümü açılmıştır. Burada da altı adet ses kayıt stüdyosu bulunmakta ve sesli kitaplar üretilmektedir. Günümüzde ise dört ayrı salonda 300 kişiye hizmet verilebilmektedir. Kütüphanede teknik hizmetler, okuyucu hizmetleri ve müzik bölümü olmak üzere üç hizmet birimi bulunmaktadır. 1989 yılı itibariyle 600.000 civarındaki dokümanın 379.135’i yeni yazı kitap, 11.120’si yazma eser, 40.446’sı eski harfli basma kitap, 18.206’sı gazete ve çeşitli kitap dışı malzemedir. Nâdir eserler bölümünde, muhtelif yer ve zamanlarda vakıf yoluyla kurulmuş, daha sonra Bâyezîd Devlet Kütüphanesi’ne nakledilmiş pek çok kütüphane koleksiyonu yer almaktadır. Görme engelli vatandaşlarımızın yararlanabileceği, yine kütüphanedeki bölümde üretilen 5000 adet sesli kitap mevcuttur. Ayrıca yine sayısı her gün değişmekle birlikte yaklaşık 130.000 ciltten oluşan 30.618 çeşit dergi ve 1869 çeşitten oluşan yaklaşık 55.000 cilt gazete bulunmaktadır. 2003 yılında, Türkiye'de bir şahıs tarafından toplanan en iyi kitap ve süreli yayın koleksiyonu olan Hakkı Tarık Us Kütüphanesi de Bâyezîd Devlet Kütüphanesi'ne devredilmiştir. Koleksiyonda bulunan gazeteler dijital ortama aktarılmış, diğer süreli yayınların da basılı kataloğu yayınlanmıştır. Yurtiçi ve yurtdışından başvuran araştırmacıların istekleri de fotokopi ya da CD olarak karşılanmakta, dokümanlar dijital olarak bulunmaktadır.
24 Nisan 1952 tarihinde kütüphanenin bir bölümünde Türkiye'de ilk defa bütün tesisatıyla Bâyezîd Çocuk Kütüphanesi açılır. Eğitici filmleri, müzik saatleri, konferansları, serbest okuma saatleri ve çeşitli çalışmalarıyla büyük bir ihtiyaca cevap verir. Daha sonraki yıllarda kitapların yanı sıra yığınlarca gazete ve diğer süreli yayının kütüphaneye gelmesi, Çocuk Kütüphanesi'nin çalışmalarına imkân bırakmaz ve çocuk kütüphanesi daha sonraki yıllarda süreli yayın deposu olarak kullanılmak zorunda kalır. Kütüphanenin Görme Engelliler Bölümü, 1992 yılında kurulur. Açıldığı günlerde bir teyp bir mikrofonla gönüllü okuyucular tarafından kasetlere okunan kitaplar, bugün son teknolojiyle donatılmış altı adet ses kayıt odasında doğrudan dijital ortama kaydedilir. Bu bölümden yararlanmak isteyen okuyucuların özürlü kimlik kartlarını ibraz ederek bölüme kaydı yapılır ve ders kitapları dâhil alenîleşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa seslendirilerek hiçbiri ticarî amaç güdülmeksizin görme engelli bireylerin hizmetine sunulur.
İlk millî kütüphane özelliği gösteren Bâyezîd Kütüphanesini takiben ülkemizde çok sayıda güzide kütüphaneler kurulmuştur. Bu kütüphanelerin tamamına Bâyezîd Kütüphanesi öncülük etmiştir. Aslında bir kitap bir hayat demektir. Fikirlerin ve yaşayışların toplandığı merkezdir. Kültürel mirasların en önemli korunağını oluşturur ve nesillere bilgi, birikim ve kültürleri aktarır. Bu bağlamda Bâyezîd Devlet Kütüphanesi çok nadir bir yere sahiptir.
BİBLİYOGRAFYA
Resul KESENCELİ
Yazar
İstanbul’da bir sohbette Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri askerlik hatıralarını anlatırken şöyle buyurur: “Diyarbakır’da askerdik. Bir pazar günü arkadaşlarla beraber Dicle Nehrinin kenarınd...
Yazar: Resul KESENCELİ
Yıllar önce onu ilk gördüğümde; “Acaba bu güzel ihtiyar mı dünyamızdan çok uzak; yoksa ben mi dünyaya çok fazla dalmışım?” diye düşünmüştüm. Evet, evet bu zât ehl-i dünyaya benzemiyordu. Onun bu dervi...
Yazar: Aydın BAŞAR
BeyitGönül nefsine hâkim oluben eyle zafer peydâZiyâsı kalbi rûşen kılmağa et bir kamer peydâ(Ey gönül sen nefsine hâkim olursan, onun dediğini yapmazsan, nefsine boyun eğmezsen zafere ulaşırsın, baş...
Yazar: Resul KESENCELİ
Kur’ân, yediğimiz gıdaların helâl ve temiz olmasına vurgu yaparak “helâl ve tayyib” kavramını kullanır. Bu, kesilen hayvanların Allah’ın adının anılarak kesilmesi gerektiğini ve yiyeceklerin üretimind...
Yazar: Oğuzhan AYDIN