Allah’ın Adı ile
Sevgili çocuklar,
Büyükleriniz sizden “bir işe başlarken besmele ile başlamanızı” istiyorlar değil mi? Peki besmele nedir?
“Bismillâhirrahmanirrahîm” cümlesine besmele denir. Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adı ile anlamına gelir. Bunun kısaltılmış şekli “Bismillâh”tır.
Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde, bizden kendisini anmamızı ve hatırlamamızı istemektedir. Peygamberimiz (s.a.v.)’e inen ilk ayette de, “Yaratan Rabb’inin adı ile oku!” diye buyurmuştur.
Biz, Müslüman olarak her işe başlarken Allah’ın adını anmalıyız. Bu çok güzel bir alışkanlıktır. Dilimizi buna alıştırmamız gerekir.
Hepimiz, varlığımızı Allah’a borçluyuz. O’nun, bizim üzerimizde sayamayacağımız kadar çok nimeti vardır. Biz de her fırsatta, Yüce Yaratıcı’mıza karşı olan görevlerimizi yerine getirmeye çalışmalıyız.
Bir işe besmele çekerek başlarsak, Allah’a karşı ilk görevimizi yerine getirmiş oluruz. Bu hareketimiz, Allah’ı çok memnun eder. Yardımını bizden esirgemez, daima bizi korur ve her işimizi kolaylaştırır.
Dilimize bu güzel alışkanlığı kazandıralım ve bir daha hiç bırakmayalım.
Gördüğümüz, duyduğumuz ve bildiğimiz bütün varlıkların yaratıcısı Allah’tır. Yarattıklarını koruyan, onlara çeşitli rızıklar veren de O’dur. Hiçbir varlık sebepsiz yaratılmamıştır. Hepsinin yapması gereken görevleri ve sorumlulukları vardır. Hiçbiri başıboş ve sahipsiz değildir. Hepsinin sahibi de Allah’tır. Allah, her şeyi kusursuz bir şekilde yaratmış ve türlü güzelliklerle donatmıştır.
Allah, kendisine inanan ve güvenen kişilerin daima yardımcısıdır. İnananlar, yalnızca O’na güvenirler. İnananları çeşitli sıkıntılardan kurtaran, koruyup gözeten O’dur.
Allah’a inanan ve güvenen insanlar, gönül rahatlığı ile hayatlarını sürdürürler. Bilirler ki, kendilerini daima gören, gözeten ve koruyan yüce bir varlık, gücü sonsuz bir yaratıcı vardır. Bu güven duygusu, onları rahatlatmaya yeter.
Allah’ın varlığına inanmayan insanlar, en küçük bir sıkıntı ve zorlukta bunalıma girerler. Karamsar olurlar, hayattan ümitlerini keserler.
Sırrı ER
Yazar
Adını ilk kez 1993 yılında Ahmet Efe Ağabey’den duymuştum. Bana “Yılmaz Erdoğan ile tanışıyor musun?” demişti. Ben de “Tanımıyorum.” demiştim. “O da çocuklar için hikâyeler yazıyor senin gibi, t...
Yazar: Sırrı ER
Sevgili arkadaşlar, Mayıs ayı Peygamber Efendimiz’in asırlar öncesinden müjdelediği İstanbul'un fethinin gerçekleştiği aydır. İstanbul'un fethinin bizim tarihimizde olduğu gibi dünya tarihinde de çok ...
Yazar: Yusuf ŞAFAK
Sevgili çocuklar, başlıktaki ifadeyi ilk duyduğumda tebessüm etmiştim, sebebi şuydu: Acaba çocuklar bu kelimenin anlamını biliyorlar mıydı? “Yok daha neler, leblebi aile de var mı?” diyenler olmuştur ...
Yazar: Sırrı ER
“1995 yılında il olsa da tarihi milattan önce 3000’li yıllara dayanan Yalova’da şifalı sulardan büyüleyici doğal güzelliklere kadar birçok gezilecek ve görülecek yer var. Termal sularıyla da ün salmış...
Yazar: Editör