Ailede Eşlerin Birbirine Karşı Sorumlulukları
Kur’an-ı Kerim, Bakara Sûresi 228. ayette, kadın ve erkeğin birbirine karşı hak ve sorumluluklarını şöyle hatırlatmaktadır: “Kadınların marûf (makul ve meşru) ölçülere göre erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları bir derece fazladır.” Ayette zikredilen bir derece fark hakkında tefsirlerde şu hususlar zikredilmektedir:
Erkeğin fizik gücü, daha güçlü bir iradeye sahip olduğu, aile reisi olarak konumu, örf, âdet ve geleneklere göre nafaka temini ve aileyi koruma sorumluluğu, aile reisliği sebebiyle daha fazla sorumluluk sahibi olmasıdır.
Tahrim Sûresi 6. ayette Allah kadın ve erkeğe ailesini koruma sorumluluğu vermiştir: “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” Allah’ın ebeveyne aileyi koruma emri, hem ailenin nafakasını temin etmede meşru kazanç yollarına başvurmayı hem de bireysel hayatta helal ve haram sınırında haramlardan hatta şüpheli şeylerden kaçınmayı gerektirir.
Sevgili Peygamberimiz’in de “Hepiniz sorumlusunuz ve yönettiklerinizden mesulsünüz. Devlet başkanı yönettiklerinden sorumludur. Evin beyi, yönettiklerinden, evin hanımı da yönettiklerinden sorumludur. Hizmetçi de efendisinin malı üzerinde sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür.” mealindeki hadis-i şerifinde daha çok aile içindeki sorumluluklara değinmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.), “Dikkat edin, sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız olduğu gibi kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı vardır.” beyanıyla Bakara Sûresi 228. ayetin tefsiri bağlamında karşılıklı hak ve sorumlulukları gündeme getirmektedir. Bu hak ve sorumlulukların neler olduğunu öğrenmek için dinî kaynaklara, örfe ve yürürlükteki medenî kanuna bakmak yeterli olacaktır.
Örfte ailenin nafakasının temini yani beslenme, barınma, giyim, eğitim vd. temel ihtiyaçların karşılanması ve her türlü tehlikeye karşı ailenin korunması görevi babalara verilmiştir; evde yemek hazırlanması, çocukların bakımı, temizlik işleri, evin tertip ve düzeninden de hanımlar sorumlu tutulmaktadır. Çocuklar da yaşlarına uygun işlerle meşgul olurlar. “Allah’ın rızasını umarak ailen için yaptığın her harcamadan muhakkak ecir alırsın. Eşinin ağzına koyduğun lokmadan bile.” mealindeki hadiste ailesinin nafakasını elde etmek için her türlü zorluğu ve çeşitli riskleri göze alarak çalışan babanın sarf ettiği emeklerinin Allah tarafından ödüllendirileceği müjdelenmiştir: “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir hediye vermemiştir.” mealindeki hadiste de babanın çocuklarına karşı eğitim sorumluluğuna dikkat çekilmektedir. Toplumun yarısını teşkil eden hanımlar da ev işleri ve çocukların yetişmesindeki gayretleri ve diğer sorumluluklarını yerine getirmiş olmanın mükâfatını niyetleri ve samimiyetleri nispetinde alacaklardır.
Ailede, günlük hayatta eşlerin birbirine ve ev işlerine yardımcı olmaları, her ikisi için de hayatı kolaylaştıran güzel davranışlardandır. Sahabeden Esved Hz. Âişe’ye Allah Rasûlü’nün evde neler yaptığını sorduğunda Hz. Âişe, “Ailesinin işiyle ilgilenir, ailesinin hizmetinde bulunur, namaz vakti gelince de namaza çıkardı.” demiştir. Günümüzde özellikle karı kocanın her ikisinin de çalıştığı ailelerde ev işlerinin paylaşılması daha da önem kazanmaktadır. Çalışan kadınların akşam eve geldiklerinde hem ev işleriyle hem de çocuklarla meşgul olması, onların iş yükünü daha da artırmakta, aile içi denge kadının aleyhine bozulmaktadır.
Bekâr ya da evli her bireyin dünya hayatında belli yaşlarda ve zamanlarda farklı zorluklarla karşılaşmaları mümkündür. Ailede eşler arasında sağlanan dayanışma, güven, uyum, sevgi ve merhametle karşılaşılan zorluklar daha kolay aşılabilmektedir. Sağlam inanç, güçlü irade ve sabırla dünya hayatı aile ortamında daha kolay ve huzurlu bir şekilde yaşanabilir.
Bir hayat rehberi olan Kur’an’da, geçmişte olduğu gibi günümüz ailelerinin huzuruna katkı sağlayacak hayati önemi haiz rehberlik ilkeleri mevcuttur. Ailenin yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından korunması, bu hususta takvaya riayet edilmesi ebeveynin başlıca sorumlulukları arasındadır. Aile kurulduktan sonra huzurlu bir aile ortamının oluşturulabilmesi için sevgi ve merhametle yaklaşım aile içi iletişimin temelini teşkil etmektedir. Ortaya çıkabilecek sorunlar, akl-ı selimle konuşularak çözülebilir. Kur’an’da eşlerin çözemedikleri sorunlar için hakeme başvurmaları önerilmektedir. Aile birliğinin devamını sağlama imkânının kalmadığı durumlarda boşanma da bir çözüm olarak gündeme gelmektedir. Fakat boşanma halinde bile eşlerin birbirine haksızlık yapmamaları hakkaniyete en uygun olanıdır.
Huzurlu bir ailede yaşamak isteyen aile bireylerinin sorumluluk üstlenmede ve ailevi görevleri paylaşmada Kur’an’ı ve sünneti referans almaları, sorumluluktan kaçmak, sürekli eşinden özveri beklemek yerine dinin ve örfün rehberliği doğrultusunda sorumluluklarını yerine getirmek için çaba harcamaları gerekmektedir.
Emine Büşra YÜKSEL
Yazar
Gönül/kalp imanın ve sevginin mahallidir. Gönüllere sevgi, şefkat ve merhametle girilir. Yeni bir teklifle, iş ve durum değişikliği ile karşılaşan insanın önce ikna edilmesi gerekir. Akıl, ikna olmada...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Uzun ömürlü evlilikler, sanki çok eski zamanlarda kaldı. Boşanma oranlarının her geçen gün arttığı günümüzde, bir ömrü paylaşmak neredeyse imkânsız gibi görülüyor. Büyüklerden dinlediğimiz bir masal y...
Yazar: Gülşen CANPOLAT
Edep ve ahlak, dinimizin özünü teşkil etmektedir. İnsanı süfli bir hayattan, pespaye bir kişilikten kâmil insan seviyesine yükselten nitelik edep ve ahlaktır. Çocuklar, edep ve ahlaka dair temel bilgi...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Şükür Allah’ım, şükür verdiğin nimetlere,Her sabah ışıl ışıl doğan güne hamdolsun.Şükür Allah’ım şükür, şu yağan rahmetlere,Alnı açık, yüzü ak geçen düne hamdolsun.Şükürler olsun Rabb’im, seherde esen...
Yazar: İsmail Adil ŞAHİN