Editörden Merhaba
Sevgili çocuklar, merhaba!
Güneş sabah pencerenizden süzülüp odanızı aydınlattığında, hiç gökyüzüne bakıp kuşların cıvıltısını dinlediğiniz oldu mu? Ya da bir çiçeğin yaprağına konmuş minicik bir uğur böceğini saatlerce seyrettiğiniz?
Rabb’imiz bizlere keşfedilmeyi bekleyen ne kadar güzel, ne kadar renkli ve kocaman bir dünya hediye etmiş, değil mi? Ormanlar, masmavi denizler, gökyüzünün süsü yıldızlar, neşeyle koşup oynayacağımız parklar ve en önemlisi; sarılıp sohbet edeceğimiz sevdiklerimiz...
Ancak son zamanlarda küçük bir kutu, bütün bu güzelliklerin önüne geçmeye başladı: Ekranlar!
Tabletler, telefonlar ve televizyonlar bazen o kadar çok vaktimizi alıyor ki, burnumuzun dibindeki güzellikleri göremez oluyoruz. Bir oyunda seviye atlamak için çabalarken, sokakta arkadaşımızla top koşturmanın heyecanını unutuyoruz. Çizgi filmlerin renkli ışıklarına dalıp giderken, gökyüzündeki bulutların hangi hayvanlara benzediğini hayal etmeyi kaçırıyoruz.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: Biri sağlık, diğeri ise boş vakittir." buyuruyor. Bize verilen bu güzel ömrü ve kıymetli vakti, sadece camdan bir ekrana bakarak geçirmek sizce de biraz haksızlık değil mi?
İşte bu yüzden bu ay hep birlikte harika bir macera başlatıyoruz! Adı da, "Ekranı Kapat, Hayatı Aç!"
Gelin, bu hafta küçük bir deneme yapalım:
Göreceksiniz ki, ekran kapandığında hayatın gerçek ve cıvıl cıvıl rengi açılacak!
Hazır mısınız bu güzel maceraya?
Ekranı düğmesinden kapatın ve gözlerinizi dünya güzelliklerine açın!
Keyifli ve bol keşifli okumalar dileriz!
Editör
Yazar
Gülümseyen bir yüzdeRengârenk çiçek açarBakan herkesin içineUmut güneşi doğarGülümseyen bir yüzdeSevginin izi kalır.Sıcak bakan bir özdeKalpler sımsıkı bağlanırGülümsemek sadakaHem de en kolay olan.Ne...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
“1995 yılında il olsa da tarihi milattan önce 3000’li yıllara dayanan Yalova’da şifalı sulardan büyüleyici doğal güzelliklere kadar birçok gezilecek ve görülecek yer var. Termal sularıyla da ün salmış...
Yazar: Editör
Anadolu’nun bağrında, kayaların arasından süzülen bir nehir gibi sessiz ve derinden akan bir ruh vardır. Darende’ye girmek, sadece bir şehre adım atmak değil; tarihin, doğanın ve maneviyatın el ele tu...
Yazar: Editör
El-Bekâ, "bir şeyin ilk hâli üzere olduğu gibi durması" olup yok olmanın zıddıdır. Bâkî, iki çeşittir: Birisi, kendiliğinden bâkîdir ve varlığı belli bir süreye bağlı olmayandır. İşte o, "hüve'l-bâkî"...
Yazar: Editör