Safahat’tan Çocuklar İçin Hikâyeler
Sevgili çocuklar;
Mehmet Akif Ersoy’un bütün şiirleri Safahat adlı kitapta toplanmıştır. İstiklal Marşı hariç. Bunun sebebini soranlara şunları söylemiş Mehmet Akif: “Bundan böyle o marş sadece benim değil milletimizin ortak malıdır.”
Safahat, “farklı dönemler, devreler, aşamalar” anlamına gelmektedir.
Mehmet Akif, hayatta iken yedi adet şiir kitabı yayımlamıştır. Bu kitapların adları ve ilk kez yayımlanma tarihleri şöyledir:
Bunların topluca Safahat adıyla yayımlanması ise Akif’in ölümünden sonra, 1943 yılında olmuştur. Bilindiği üzere Mehmet Akif Ersoy, 27 Aralık 1936’da İstanbul’da vefat etmiştir.
Safahat’ta birçok manzum hikâye vardır. Bu ibret verici güzel şiirler gerek dilinin eskiliği yüzünden, gerekse o dönemin şiir anlayışına bağlı olarak yazıldığından, çocuklar tarafından pek okunmuyor, okunsa bile fazla anlaşılmıyordu.
Bu güzel manzum hikâyelerin mutlaka çocukların hizmetine sunulması gerektiğini düşündüğümden, kitaptan seçtiğim on adet şiiri dilini sadeleştirerek hikâye hâline getirdim.
Hikâyeleri yazarken, şiirlerin konusundan uzaklaşmamaya, verilmek istenen mesajı yansıtmaya ve şiirsel bir anlatımla yazmaya özen gösterdim. Kitap bu alanda yayımlanmış ilk çalışma oldu. On civarında baskı yaptı. Çocuk Edebiyatçıları Birliği tarafından ödüle layık görüldü.
Okuma alışkanlığının iyice azaldığı bu yıllarda, öğrenim gören çocuklar bu hikâyeler yoluyla Mehmet Akif’in şiirlerini daha iyi tanıyacaklardır.
Sırrı ER
Yazar
Bir gün ölüm meleğiBaşucuna gelecek“Ey insan, vakit tamamHazır mısın?” diyecekÇok ânî oldu bu işÖnce haber verseydinEş, dost, akraban ileHelalleş deseydinSana çok haber geldiHepsinde mesaj vardıBu uya...
Yazar: Sırrı ER
Şefkâtiyle ruhumu,Sarıyor babacığımArdımda bir dağ gibi,Duruyor babacığım.Şükür düşmez dilinden,Öpeyim nur elinden.Rızkını helâlindenArıyor babacığım.Sevgi dolmuş özüne,Doyulur mu sözüne.Güzelliğin yü...
Şâir: Ahmet Sami BENLİ
Yerinden kalktı aslan.Bulutlara baktı.Etrafındaki hayvanlara baktı sonra.Tavşan, kapkara olmuş havuçlarla bakışıyordu bir kulağı bükük.Köstebek, delik deşik olmuş toprağın üzerinde yürüyordu hüzünle.K...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Araba nihayet köyümüze gelmişti. Çocukluk yıllarımın geçtiği ve her yanını iyi bildiğim bu yöreye gelmiş olmanın sevinciyle şoföre seslendim;- Yol ayrımında inecek var!Tozlu topraklı bu köy yolunda za...
Yazar: Sırrı ER