İsrail'in Devlet Terörü Bir İnsanlık Suçudur
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kudüs, Gazze ve Nablus sancakları olarak ayrılmış, huzur içerisinde yönetilmiş; ancak Yahudilerin Kudüs'e duyduğu özlem hiçbir zaman azalmamıştır. 1896'dan sonra Theodor Herzl liderliğinde dünya genelindeki Yahudiler, Filistin'de tekrar toplanarak bir devlet kurma çabalarına girişmiştir.
Herzl, 1897'deki I. Siyonist Kongre'de temel hedef ve yöntemleri belirlemiş, bu doğrultuda Avrupa'da örgütler kuruldu ve fonlar oluşturmuştur. Ancak II. Abdülhamid Han'ın Filistin topraklarını satmayı reddetmesi, bu çabaları engellemiştir.
Meşrutiyet dönemi ile birlikte azınlıklara tanınan haklar, Yahudilerin Filistin'de geniş topraklar satın alıp yerleşmelerine olanak tanımıştır. 1916'da imzalanan Sykes-Picot Antlaşması ise Filistin için uluslararası bir statü öngörülmüş, 1917'de Balfour Deklarasyonu ile İngiltere, Yahudilere Filistin'de yerleşme hakkını desteklemiştir. Osmanlı'nın Filistin'den çekilmesiyle bölge İngiliz yönetimine geçmiştir.
1916’da İngiltere temsilcisi Sir Mark Sykes ile Fransa temsilcisi M.F.George Picot arasında imzalanan Sykes-Picot Antlaşması, Osmanlı topraklarını İngiltere, Fransa ve Rusya arasında paylaştırırken Filistin için de uluslararası bir statü öngörüyordu. 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı James Balfour, Yahudilerin lideri Edmond De Rothshild’e gönderdiği bir mektupla; “Yahudilerin Filistin’de yurt kurmalarını desteklediğini” ifade ederek İsrail devleti yolunu açmıştır.
1933'te Nazi Almanyası'ndan kaçan Yahudilerin Filistin'e göç etmesiyle Yahudi nüfusu artmış, ancak, bu durum Araplar ile Yahudiler arasında gerilimlere neden olmuştur. 1918 ile 1948 arasında Filistin'deki Yahudi nüfusu önemli ölçüde çoğalmıştır. 1948 yılında İsrail belli bir çıbanbaşı olarak ortaya çıkmıştır.
Son dönemde, 2023'te İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonu ve Filistinlilerin yaşadığı zorluklar, bölgedeki gerilimler her geçen gün artmaktadır. İsrail'in uyguladığı terör ve soykırım dünya genelinde eleştirilirken, Türkiye'nin bu konudaki duruşu sert ve kararlı olmuştur.
Filistin İslamî Direniş Hareketi, İsrail'e karşı sürekli bir mücadele içinde bulunurken; İsrail askerleri Gazze'de hastane, mabed, çocuk, kadın ayırmadan yaptığı saldırılarda çoğunluğu sivil binlerce Filistinli şehid olmuştur.
Şunu unutmamalıyız ki Haçlı-Hilal anlayışı hâlâ devam etmektedir. Bu ateş çemberini oluşturanların tek bir amacı vardır: Türkiye'nin ve İslâm dünyasının öncü ülkesi olarak belirlenen hedeflere ulaşmasını engellemektir. Ancak, Büyük Türkiye Cumhuriyeti yeni yüzyılda buna müsaade etmeyecektir.
İsrail'in Gazze ve diğer Filistin şehirlerinde uyguladığı devlet terörü bir insanlık suçu ve soykırımdır. Devlet büyüklerimiz İsrail'in bir terör devleti olduğunu ve liderinin ülkesini iç isyan noktasına getirdiğini açıkça beyin etmektedir. Millet olarak bu zulme karşı duruşumuzu kalbimizde buğzetmekle birlikte, dilimizle ifade etmeye ve elimizle düzelterek göstermeye devam ediyoruz.
Mısır üzerinden Gazze'ye gönderilen insani yardımlar ve Gazze'den ülkemize getirilen yaralılar, bu çabaların bir yansımasıdır. Filistin halkının her zaman yanında olduğumuzu belirtmek bizim inancımızın gereğidir. Selâm ile.
Kemal DEMİR
Yazar
Medeniyetler yalnızca kurdukları şehirlerle, kazandıkları savaşlarla ya da yazdıkları metinlerle değil; inşâ ettikleri mekânlar aracılığıyla da konuşur. Taş, mermer ve ahşap; bir milletin zihniyetini,...
Yazar: Kemal DEMİR
Nefs-i emmâre, insanı kötü ve günahkâr işlere yönlendiren, hayvânî ve dünyevî zevklere sevk eden kötü bir içsel güçtür. Sünbül Sinan Efendi’ye göre, bu durumda rûh, nefsin etkisiyle yaralanır ve şeytâ...
Yazar: Kemal DEMİR
1. Gözün her kanda baksa gönlün usşâkın şikâr eylerEzel sırrın o demde bir nigâhın âşikâr eyler2. Hezârân Yûsuf’u çâha düşürür dâne-i hâlinNice Ya‘kûb yüzüne karşı arz-ı intizâr eyler3. Zülâl-i vaslın...
Yazar: Es-Seyyid Osman Hulusi Ateş Efendi
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), hevasından bir şey konuşmayan ve konuştukları vahiyden ibaret olan[1] bir önder olarak Yüce Allah’ın bildirmesi ile geleceğe dönük bazı açıklamalarda bulunmuştur. ...
Yazar: Ali AKPINAR