Hayvanları Tanıyalım: Tavşan
Evcil bir hayvan olan tavşanların ömürleri 7-12 yıl arasıdır.
Tavşanların rengârenk kürkleri vardır. Beyaz, kahverengi, siyah, gri ve benekli türleri vardır. Bazılarının kulakları dikken, bazılarınınki aşağı doğrudur. Hepsinin kuyruğu top gibidir.
Genelde dağlarda, kırlarda, ormanlarda yaşayan tavşanların evcil olanları ise evlerde yaşar.
Tavşanlara kafeste bakılmaz, geniş alanlarda koşmayı severler. Kafeste yaşatılmaya çalışılırsa hastalanıp ölürler.
Tavşanlar tahıl, ot ve saman yer, 6 aylık olduktan sonra da sebze ve meyve de yerler. Otçul oldukları için et yemezler.
Bebekken anne sütünden başka şey içmeyen tavşanların anneleri ölmüşse tercihleri inek ve koyun sütünden çok keçi sütünden yanadır.
Kemirmeyi çok severler. Çok hızlı koşarlar, yokuşları hızlı koşmaları çok meşhurdur.
Ülkemizin en meşhur tavşanı Ankara'da yetişen Ankara Tavşanı'dır. Ankara Tavşanı büyük ve uzun tüylüdür. Tüm dünyaya ise Angora Tavşanı diye buradan yayılmıştır.
Bir tehlike veya depremi çok önceden hissettiklerinde ayaklarını hızlıca yere vurmaları, hem strese soktuğu hem de korktukları için gürültüyü hiç sevmemeleri, korktukları zaman ya da canları acıdığında çığlık atmaları, mutluyken etrafında dönerek daire çizmeleri, sinirliyken köpek gibi hırlamaları bu sevimli küçük hayvanların diğer özelliklerindendir.
Hamidullah HALICI
Yazar
Vakfın Adı: Mehmed Han-I Sani Bin Murad Han-I Sanî (Fatih Sultan Mehmed) VakfıKurucunun Lakabı: Ebu’l-feth, Fatih SultanKurulduğu Yer: İstanbulKuruluş Tarihi: 1470 M.- 875 H.İstanbul fethedildikten kı...
Yazar: Nisa ERCİYES
İnsanın sağlıklı gelişimi ve eğitimi için sevgiye ihtiyacı vardır.Nasıl ki yeme-içme ve hava insanın fiziksel varlığını sürdürebilmesi için lazımsa aynı şekilde manevî yani ruhî varlığının devamı için...
Yazar: Editör
Atlar, tarih boyunca insanların en yakın dostlarından biri olmuş ve insan yaşamında önemli bir yer tutmuştur. Gerek tarımda, gerek taşımacılıkta, gerekse savaşlarda insanların en büyük yardımcılarında...
Yazar: Hamidullah HALICI
Annesinin yanağına bir öpücük kondurdu. Uyandırmaya kıyamadı. Odadan çıktı.Mutfağa girdiğinde mis gibi kokularla karşılaşmak isterdi ama annesi uyuduğu için bu mümkün olamazdı. Öğle vakti daha yeni ge...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT