Yavuz Sultan Selim’in Müride Kızı Şah Sultan
Yavuz Sultan Selim’in altı kızından biridir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Doğum yeri muhtemelen Manisa’dır. Annesi, Kırım Hânı Mengli Giray'ın kızı Ayşe Hatun’dur. (Yavuz’un diğer eşi Ayşe Hafsa Sultan ile karıştırılmamalı; zira bazı tarihçiler isminin resmî kayıtlara Hafsa Binti Abdülmuin olarak geçtiğine ve cariyelikten geldiğine işaret ediyorlar.)
Belgelerde adı Şahî Sultan, Devlet-şahî, Şehzadeşahî, Şah-ı Huban şeklinde de geçmektedir. II. Selim’in kızı, Şah Hanım Sultan (1548-1602) ile karıştırılmamalıdır. Çocukluğunu, ağabeyi Kanunî ile birlikte Manisa’da geçirdiği sanılmaktadır.
Şah Sultan, aynı zamanda devrin meşhur tarihçisi, Tevârih-i Âl-i Osman’ın müverrihi olan Veziriazam Lütfi Paşa ile sancakbeyi iken evlendi. Tarih: Muhtemelen 1523 öncesi… Fakat Şah Sultan, bu evliliğinde mutlu olamadı. Zira Lütfi Paşa, çok sert karakterli bir insandı.
Zaman zaman Şah Sultan’a da sert muamelelerde bulunuyordu. Devrin padişahı Kanunî Sultan Süleyman, kız kardeşine karşı sergilenen bu tutumlara oldukça üzüldü. Nitekim 1541 yılında Lütfi Paşa’yı, hem damatlıktan hem de veziriazamlıktan attı ve Şah Sultan’ı ondan boşattı.
Sonu iyi bitmeyen bu evlilikten İsmihan/Esmahan Sultan adlı bir kız çocuğu dünyaya geldi. Lütfi Paşa’nın Ahmed, Abdi ve Mahmud adlı oğullarının Şah Sultan’dan olup olmadığı belli değildir. Şah Sultan, bundan sonra Sümbüliye tarikatına intisap ederek, Merkez Efendi’nin müridesi olmuştur.
Hatta bir rivayete göre, Merkez Efendi ile nikâhlanmış ve kısa süren bu izdivaçtan, Ahmed Çelebi ismiyle bir de çocuk husule gelmiştir. Kanunî bir gün kız kardeşini ziyarete gittiğinde onu çamaşır yıkarken görmüş ve şu latifede bulunmuştur: “Hemşire, işte şimdi merkezi buldun!” Bu vesileyle Şah Sultan, Mevlevihane Kapısı dışında bir tekke, eşi Merkez Efendi adına da bir mescit yaptırmıştır. Sultan’ın kimi kaynaklarda Mevleviliğe bağlandığı da ileri sürülmektedir.
Bunun haricinde Şah Sultan, 1528’de Davutpaşa’da cami, tekke, medrese ve mektep; 1556’da Eyüp Bahariye’de, Şah Sultan Camii ismiyle bir cami, medrese, hangâh/tekke, türbe ve sahilhane; 1563’te Cağaloğlu’nda Mimar Sinan yapımı Şah-ı Huban Medresesi ile Silivrikapı’da bir sıbyan mektebi tesis ettirmiştir.
Eyüp’teki caminin mimarı da Mimar Sinan’dır ve Şah Sultan namına meydana getirilen önemli hayratlardandır. Kardeşi Kanunî’nin kendisine Dimetoka’da temlik ettiği yerleri, inşa ettirdiği bu eserlere vakfetmiştir.
Şah Sultan tahminen, 1572 yılında fani dünyaya veda etmiştir. Naaşı, Yavuz Sultan Selim Camii avlusu içerisinde bulunan üvey annesi Ayşe Hafsa Sultan Türbesi’nde, onun yanındadır. Kabrinin yeri, Mart 2013’teki bir restorasyon sırasında tam olarak tespit edilebilmiştir. Kendi yanı başında da Kızı Esmahan yatmaktadır.
Bengisu HAYAT
Yazar
“Annem beni yetiştirdi, al sancağı teslim etti; Allah’a ısmarladı!Hizmet eyle vatana; sütüm sana helâl olmaz, saldırmazsan düşmana!..”Güzel ülkemin açmadan solan tomurcukları; ebet ülkesinde filiz ver...
Yazar: Bengisu HAYAT
Altın kemer takmışlar Boğaz’ın bir yerine,Abide kondurmuşlar ünlü Beylerbeyi’ne.En nadide eserler Topkapı’da saklanmış,Erenler, evliyalar İstanbul’da toplanmış.Ey İstanbul, İstanbul hadisle kutlu şehi...
Şair: Rabia BARIŞ
“Mazideki kudretimiz, hatıra olarak da yaşasa, ayakta durmamızı mümkün kılmıştır.” (Cemil Meriç)İstanbul’un fethi, tarihin akışını değiştiren, tüm zamanların en büyük hadiselerinden biri şüphesiz. Üze...
Yazar: Bengisu HAYAT
Kimsesiz, fakir, Yemenli bir aileye mensuptu. Yâsir ailesinin genç evladı Hz. Ammar’ın gönlü, İslamiyet’le çarpıyordu. Mutlaka gidip Rasûlullah’ı görmeli, İslamiyet’i ondan öğrenmeliydi. Peygamberimiz...
Yazar: N.Nida DURAN