Camgöz ve Arkadaşları Kayak Merkezinde
Sevgili çocuk dostlarım;
Bu sabah, Hafize Teyze’nin minibüsü olan Rüzgâr’a bindik ve davetli olarak iki saat uzaklıktaki kayak merkezinin açılışına geldik. Hafize Teyze daveti kabul ederken yetimhanedeki çocukların bir kısmını da getirmek isteyince, onlar da o zaman hepimizi bir gece misafir etmek istediklerini söylemişler. Tabi çocuklarla beraber Uzun Kulak’la ben de çok sevindim. Çünkü otelin biz hayvanlar için de ayrı bir bölümü var. Hem de şömine bile yanıyor.
Yetimhanedeki çocukların arabası gelince Hafize Teyze inen her çocuğa kendi ördüğü atkı ve bereleri hediye etti. Renk renk bere ve atkıları takan çocuklar gelip sevinçle Hafize Teyze’ye sarıldılar. Hafize Teyze onlar sarıldıkça;
- Canlarım benim. Sizler sevinince dünya sanki daha bir aydınlanıp güzelleşiyor, dedi.
Açılıştan sonra çocuklar hoca eşliğinde kaymaya başladılar. Herkes neşe içinde kaymaya çalışırken bazısı düşüp yuvarlanıyordu. Çocuklar düştükçe hem kendilerine hem düşen arkadaşlarına kahkahalarla gülüyorlardı.
Hepimiz karların içinde bir süre güle oynaya kaydıktan sonra Hafize Teyze seslendi:
- Çocuklar haydi! Şimdi sıcak süt ve pasta zamanı.
Çocuklar pasta lafını duyunca durur mu? Hep birlikte koşarak otele girdik ama beş yaşındaki Ali yoktu aramızda. Hafize Teyze;
- Ali nerde, diye Mehmet’e sordu.
- Bilmiyorum babaanne, deyince hepimiz kaybolmuş olmasından çok korktuk. Hafize Teyze yetimhaneden gelen çocukları Zeliş’le otelde bıraktı ve görevlilerle birlikte Ali’yi aramaya çıktık. Otelin etrafına dağılıp “Aliii!” diye bağırıyordu herkes. Çok geçmeden ileriden Ali’nin kahkahalarını duyduk. Biraz sonra ne görelim; Ali küçük bir geyiğin üzerine binmiş, geyik hoplayıp zıplarken Ali de kahkahalara gülüyor. Bizi görünce sevinçle bağırdı:
- Hey geyiğime bakın!
Hafize Teyze;
- Yavrucuğum çok korktuk kayboldun diye. Bu geyiği de nerden buldun?
- Çok tatlı değil mi babaanne. Arkadaş olduk biz.
- Evet, çok tatlı ama artık in üzerinden, yavru da yorulmasın.
Ali inince yavru geyik Ali’nin etrafında zıplaya zıplaya bir kez dolandı. Sonra da koşarak gözden kayboldu.
Otele döndüğümüzde çocuklar Ali’yi görünce sevinçle bağırıp hepsi birden sarıldılar. Otel görevlisinin dediğine göre yakında bir geyik koruma merkezi varmış ve bazen yavru geyikler çıkıp etrafta dolaşıyorlarmış. O hafta sonu kayak merkezinde çok güzel vakit geçirdik. Çocuklar da çok mutlu oldular.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın…
Raziye SAĞLAM
Yazar
Hıçkırık sesleriyle uyandım. Uykulu gözlerle etrafa bakındım. Saat sabahın altısıydı. Dışarıda yağmur yağıyordu. Yağmur taneleri odamın camına vuruyor ve belirgin bir ses çıkarıyordu. Yatağımdan doğru...
Yazar: Sırrı ER
Çiftlikte yine yoğun günler yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan ayı geldi. Bu sene Ömer’le Zeliş de Ramazan ayı bitene kadar oruç tutmakta kararlılar. Çiftlikte her akşam iftar daveti var. Hafize Teyze...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Aynı anne babadan doğduğumuz, birlikte büyüdüğümüz, sevinçleri, acıları, üzüntüleri paylaştığımız, oyun arkadaşı olduğumuz kardeşlerimiz en kıymetli varlıklarımız… Onlar için hiçbir fedakârlıkta...
Yazar: Erdal KARASU
Sevgili çocuk dostlarım;Bahar geldi. Selman köyün koyun ve keçilerini otlağa çıkarmaya başladı. Bahar yağmurlarıyla boylarıyla iyice uzayan yemyeşil otlar, tam da hayvanların ağzına layık. Bugün biz d...
Yazar: Raziye SAĞLAM