Nasihat Bin Defa da Olsa Nasihat
Hayatımızı kuşatan ve herkesin ağzından sıkça işittiğimiz bazı kelimeler ve kavramlar vardır. Nasıl düşünürüz? Nasıl konuşuruz? Davranışları yönetirken tek karar verici biz miyiz?
Sorular cevaplar ve arkalarında saklanan nice gerçekler. Hayatı önemli saymak her geçen seneyi bir öncekine göne daha güzel ve verimli yaşayıp hayat imtihanını başarı ile tamamlamak ne güzel bir mutluluktur.
Doğru, iyi ve güzel bizler için can suyu gibidir. İyilik başta ayet daha sonra örf ve adetlerle sınırı çizilen erdemli davranışlar toplamıdır. Allah’ın en büyük iyilik kaynağı olması başlı başına bir anlam taşır.
Sevgi köprüsünden geçip günlük hayatımızı yaşar gideriz. Bazı isteklerimizi yerine getirilmesini isterken sevginin gücünden yararlanmayı ihmal etmez bazen da sevgiyi abartarak başımıza olmadık işler açarız.
Sevgi hazinesini bir ömür boyu dikkatli kullanmak zorundayız. Hayat boyu karşılaştığımız bütün işlerimizin sihirli anahtarı olan sevgiyi yanlışa alet edersek başımıza gelmedik işler kalmaz. İnsan olarak bitmeyen isteklerimiz var. Yemek, içmek, konuşup eğlenmek, çalışıp kazanmak belki de kaybetmek, sebepli sebepsiz gülüp ağlamak gibi nice davranışlarımız var. Bunları zaman içinde kontrol etmeyi öğrenmek zorundayız. Öfke ve kızgınlıkta ölçülü olmak, kaprislerle hayatı çekilmez hâle getirmemek gerekir.
Peki, bunları nasıl yapacağız? Tabi ki ahlak kuralları ile. Ahlak kuralları Allah’ın biz insanlara uzattığı kurtuluş reçeteleridir!
Ahlak insan duygularının bir düzene konulması ile oluşur. Öfkesini, sevgisini, açlığını, hırsını, doğruya iyiye güzele kutsala yönlendiren insan güzel ahlak sahibidir.
Her zaman doğru olandan şaşmamak lazım. Doğruluk ve iyi alışkanlıklar disiplinle kazanılır. Saygı, düzen ve disiplin başarı yolunun işaret levhalarıdır. Hayat yolunun saadeti kolay elde edilebilecek bir şey olsa idi imtihana ne gerek kalırdı?
Ali BÜYÜKÇAPAR
Yazar
Kendimizi tanımak en büyük erdemdir. Peki, kendimizi nasıl tanıyacağız? Varlığımızı oluşturan parçalar bir araya getirildiğinde insan denilen o mükemmel varlıkla karşılaşmaktayız. İnsan, vücut orga...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR
“Hatasız kul olmaz.” Günlük hayatta sıkça duyduğumuz bu sözle anlatılmak istenen nedir? Devamlı hatalar işleyenler için bir sığınak mı yoksa hataları bir daha yapmanın püf noktası mı? Gelin bu konu üz...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR
Koca yaz tatili nasıl da hızlı geçti. Karnelerimizi aldığımız sıcak günler daha dün gibi belleğimizde.Yaz günlerinin arkasından gelecek olan günler; yağmur, kar, dolu, fırtına ve derken soğuk kış günl...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR
Soyu Hz. İbrahim (a.s.)’a dayanır, babasının adı İmran’dır. İsrailoğullarının Mısır’da bulunduğu yıllardı. Firavunların yönetiminde yaşayan Mısır halkı İsrailoğullarını köle olarak çalıştırıyor, her ...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR