Devletli Olun
İnsanlığın yüzlerce yıldır oluşturduğu kurumların sıralaması şöyle yapılabilir: Aile, dil, din, ahlak, zanaatlar, bilimler, ekonomi ve devlet.
Hudutları belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanların düzenli hayat sürebilmeleri, eldeki kaynakların mümkün olduğunca adil biçimde paylaşabilmelerini sağlayan siyasî ve hukukî kuruma devlet diyoruz. Devleti korumak ve desteklemek gibi görevlerimizin olduğunu da unutmayalım.
Devlet milletten oluşur. Ortak dil, din, kültür bağı bulunan, bir ülkü etrafında birleşmiş, aynı kaderi paylaşan ve bağımsız bir siyasî kimlikle aynı topraklar üzerinde yaşayan insanlar milleti oluşturur. Devletimiz ve milletimiz bizim her şeyimizdir onda doğar, onda yaşar ve orada Hakk’a kavuşuruz.
Devlet dairelerinde işlerinizi yaparken hak ve hukuka uyun, başkası uymasa bile siz hukuktan yazılı kurallardan yana olun ve gereksiz sokranmaları da bırakın. Her işin kendine özgü bir yapılışı ve o işin birde sorumlusu vardır, bunu iyice öğrenin. Kurumların sosyal yapısını birden bire öğrenilmesi mümkün değil, bazı bedeller vererek bunu öğrenecek, kırılmalarda yaşayacaksınız.
Devletimiz başımızın tacıdır. Milletimize karşı ödevlerimizin başında çalışkan olmak gelir. Çalışmak insan için doğal bir ödevdir ama ben size çalışkan olmaktan bahsediyorum. Her işi yaparım devri bugün için çok geride kaldı. Onlarca uzmanlık alanı bizleri bekliyor. Artık bir alanda uzman olup devletimize ve milletimize daha çok hizmet edebiliriz.
Çalışma ahlakına dikkat etmeli insan kendini işinin kölesi durumuna düşürmemelidir. İş dediğimiz sosyal alan bizi kendine esir etmemeli. Ülkemizde bu dengeyi kuramayan binlerce insan var.Kendini işine kaptıran, her sorulduğunda işten bahseden, yapması gereken ibadetlerini bile ihmal edip kendince “Benim işim de ibadet.” diyen insanlardan olmamalıyız.
Devlet imkânları adalet ilkesiyle kullanılmalı. Adalet mülkün temelidir vecizesi ilerleyen yıllarda sizin de düsturunuz olsun
Ali BÜYÜKÇAPAR
Yazar
Büyük bir âlemde yaşıyor, kendimizden başlayarak varlıkları anlamaya çalışıyoruz. Etrafımızda var olanları saymaya çalışmak beyhude ama biz yine de sayar dururuz. Gökteki yıldızları saymayan çocuk yok...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR
Takvimler, 13 Kasım 1918 tarihini gösteriyordu. Osmanlı’nın başşehri İstanbul, tarihinin en kara gününü yaşıyordu. İtilaf Devletlerinin elli beş gemiden oluşan donanması, İstanbul’a asker çıkarmıştı. ...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Kendimizi tanımak en büyük erdemdir. Peki, kendimizi nasıl tanıyacağız? Varlığımızı oluşturan parçalar bir araya getirildiğinde insan denilen o mükemmel varlıkla karşılaşmaktayız. İnsan, vücut orga...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün çiftliğe veteriner geldi. Keçilerden iki tanesinin yavrusu olacakmış. Çocuklar çok heyecanlı. Özellikle Zeliş çok sabırsız. Yavruları biran önce kucağına almak istiyor. K...
Yazar: Raziye SAĞLAM