Şiir: Âb-ı Hayât
O yüce Mevlâ’dan aldığım güçle
Her türlü engeli, aşmaya geldim.
Benim öz kardeşim köpüren Dicle
Deli Fırat gibi, coşmaya geldim.
Kavuşmak istersen o büyük üne
Gönül pusulanı çevir o yöne
Şişte kebap gibi ben döne döne
Aşkın fırınında, pişmeye geldim.
Yeşerecek bir gün; güzel tohum ek
Her şeyi yaratan O ise bir tek
Dizimdeki takat kesilene dek
Yılmadan peşinde, koşmaya geldim.
Bunca sitemlerim bildin mi kime?
Yeter ettiklerim kendi kendime
”Kükremiş bir selim sığmam bendime
Yırtarım dağları”, taşmaya geldim.
Ellerin sözüne nasıl da kandım
Çöldeki serâbı su olur sandım
Gönül çırasında fitilsiz yandım
Sonunda susadım, çeşmeye geldim…
Hanifi KARA
Şair
Milletleri ayakta tutan temel dinamiklerden biri de kültürdür. Kültür, bir toplumun köklerini ve dallarını oluşturan, geçmişi ile geleceği arasında köprüler kuran, böylece toplum bireylerinin ufkunu a...
Yazar: Yusuf HALICI
Tasavvuf ilmi tecrübeye dayalı bir disiplin olup kişinin mânevî gelişimini esas almaktadır. Başlangıçtan son merhaleye kadar dervişin gelişim ve kazanımlarını artırmayı hedeflemektedir. Tasavvuf eğiti...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE
Eğitimcilerin Kaleminden: İrfan ve Kültür Eğitimcisi Olarak Hulûsi Efendi (k.s.)Tasavvuf, irfan geleneği ile özünde bir eğitim müessesesi olma özelliği taşıyan yüce bir kurumdur. Tasavvuf yoluna giren...
Yazar: Musa TEKTAŞ
Eldeki veriler, haber veriyor Mâziden de parlak, âtimiz bizim. Üç beş günlük, devletçikler nemize Şan, şerefle dolu, mâzimiz bizim. O hâinler bize, tuzaklar kursun Vuracak diz varsa, dizine vur...
Şair: Hanifi KARA