Mâzimiz Bizim
Eldeki veriler, haber veriyor Mâziden de parlak, âtimiz bizim. Üç beş günlük, devletçikler nemize Şan, şerefle dolu, mâzimiz bizim. O hâinler bize, tuzaklar kursun Vuracak diz varsa, dizine vursun Şehitler ordusu, yedekte dursun Diz çökmez çöktürür, gâzimiz bizim. Gücünüz kalmadı, çukur eşmeye Her canlı muhtaçtır; suya, çeşmeye Kâlû belâ vakti, ahitleşmeye “Elest”e dayanır, sözümüz bizim. Bu gidişle bir gün, kabarır debi Lav püskürür durur, görünmez dibi Volkanı andırır, yanar dağ gibi Kükremeye hazır, özümüz bizim. Biz de çıkacağız, İnşallah aya Onlar erken çıktı, biz kaldık yaya Afrika’dan tutun, tâ Avrasya’ya! Üç kıtada, vardır, izimiz bizim. Çadır kurulur mu, yok ise direk? Hiç kimsede yoktur, bizdeki yürek Tez dururken, anti teze ne gerek Her tezden üstündür, tezimiz bizim…!!!
Hanifi KARA
Şair
Cepheye yürüyen şanlı yiğitler, Dağların burcunda şafak oldular. Can yükünden kurtulunca şehitler, Göklere yükselip bayrak oldular. Gaza meydanında volkandı onlar, Tarihe can veren destan...
Şair: Bestami YAZGAN
Zikri halvet ile vakti seherdeMümine yakışan Bir’le bir olmak.Mağ’rada kaybolan yediler gibiBir yolunu bulup sırda sır olmak.Unutur mu Rabb’im ne bur’da, orda?Sevdiği kulunu, hiç kor mu darda?Şu kirli...
Şair: Hanifi KARA
Düşürme bizleri elden ayağa Îmansız, Kur’an’sız, yaşatma yâ Rabb! Âzâ noksanlığı verme bizlere Îmansız, Kur’an’sız, yaşatma yâ Rabb! İyilikte yarış, geride kalma Sakın gönül kuşun yâd ele salma...
Şair: Hanifi KARA
Bahar ile birlikte, uyuyanlar uyanır Bulutlar ağlamasa, yeşillikler güler mi? Ağaçlar çiçek açar, kuşlar dalda ötüşür Bulutlar ağlamasa, yeşillikler güler mi? Kâinatta ne varsa, hâl diliyle över...
Şair: Hanifi KARA