Esmâ-i Nebî: Âmil
İmiyle Âmil Peygamber (sav)
Peygamber Efendimiz, ibadetinde, devlet yönetiminde, askerî dehasında, ev idaresinde hâsılı her konuda en güzel işi yapan, en yüksek kabiliyete sahip olan seçkin bir insandı. Onun için bir ismi “Âmil/İşleyici, iş ve aksiyon sahibi” idi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sûf giyer, pabuçlarını, elbiselerini yamar, merkebe biner, koyun sağar, hizmetçi ile yemek yer, zengin fakir herkesle el sıkışır, önce kendi selâm verir, davete icabet eder, çok konuşmaz, dâima tefekkür ederdi. Mütevâzı idi, fakat zilletle değil; cömert idi, fakat müsrif değildi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) nefsi için kızmaz, intikam peşinde koşmazdı. Sâde yaşamayı arzulardı. Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ashabına dünyaya kapılmamalarını söyler; nafile namaz kılmakla, zikretmekle, tevekkülle, sabırla, tevbe ile Allah (c.c.)'a yaklaşmayı tavsiye ederdi.
Sahabe de Peygamberimiz (s.a.v.)'in bu tavsiyeleri doğrultusunda yaşamaya gayret sarf ederlerdi. Ashabın ileri gelenlerinden biri olan Hz. Ömer (r.a.)'in çokça ağlamasında ve âdalet hususunda son derece titiz davranmasında; Hz. Osman (r.a.)'ın kazandığı serveti kalbinde hiçbir sıkıntı duymaksızın Allah (c.c.) için harcamasında; yine Hz. Ali (r.a.)'nin yiyeceğine şüpheli bir şey karışmasın diye, ağzını bağlayacak kadar muttaki olmasında ve dünyaya zerre kadar kıymet vermemesinde, O'nun Kur’ân ahlâkı müşâhade edildi. Çünkü Peygamberimiz ilmiyle âmil, ameliyle kâmildi. Yapmadığı hiçbir şeyi başkasına tavsiye etmedi. O, yaşayan Kur’ân'dı; Hz. Peygamber (s.a.v.), Kur’ân'ı vahiy olarak aldı, kendi tarafından hiçbir şey ilâve etmeden ve hiçbir eksiltme yapmadan onu aldığı şekliyle ümmetine tebliğ etti.
“And olsun kuşluk vaktine. Ve sâkin olduğu zaman geceye ki; Rabb'in seni ne terk etti ve ne de sana darıldı. Ve elbette ki, senin için âhiret, dünyadan daha hayırlıdır. Ve muhakkak ki; sana Rabb'in ihsân buyuracak, sen de hoşnut olacaksın.” Duha Suresi’ndeki bu âyetlerle Peygamberimiz (s.a.v.)'e Allah (c.c.)'ın müjdesi verildi ve bunlar bir rahmet meltemi, bir dostluk belirtisi olarak nazil oldu. Cenâb-ı Hak Peygamberimiz’e rahatlıklar ve genişlikler müjdeledi. Yüce Allah, kendi dostluğunu ve sevgili peygamberinin çevresini dost varlıklarla doldurduğunu vahyetti.
Allahu Teâlâ: “… Şüphesiz, sen doğru yola götürüyorsun. Göklerde ve yerlerde bulunan her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna…” (42/Şûra, 52) âyetinin yanında şu âyetle Peygamber (s.a.v.)'ini şöyle vasfediyor: “O Allah ki ümmilere kendi içlerinden bir peygamber göndermiştir. O peygamber, onlara Allah'ın âyetlerini okur, onları tezkiye eder, onlara kitabı ve hikmeti öğretir.” (62/Cuma, 2)
Âyetten anlaşıldığına göre peygamber bize, âyetleri okudu. Kitâb'ı yani Kur'ân'ı öğretti. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sünneti, âdabı, ahlâkı, hâlleri ve öğrettiği gerçeklerdi. Allahu Teâlâ, topyekûn insanlığa, kendisine itaat etmelerini emrettiği gibi, Peygamberi (s.a.v.)'ne de itaati emretti. “Allah'a ve Rasûlü’ne itaat edin!” (24/Nur, 54), “Rasûl e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.” (4/Nisâ, 80) Allahu Teâlâ, ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v.)'in getirdiğini kabul etmeyi de emretti. Peygamber (s.a.v.)'in yasakladığından kaçınmak da yine aynı şekilde Cenâb-ı Hakk'ın buyruğudur. Peygamberimizin aksiyonu, fiili, ameli ümmet için en güzel örnekti. O, yaşayan Kur’ân'dı.
Musa Tektaş
Editör
Yazar
Sevgili çocuklar;Bahar mevsimi geldiğinde çevremizin birdenbire değiştiğini fark ettiniz mi? Ağaçlar yeşerir, çiçekler rengârenk açar, kuşlar cıvıl cıvıl ötüşmeye başlar. Sanki bütün dünya yeniden uya...
Yazar: Editör
Dünya hayatı; konumu her ne olursa olsun, hiç kimsenin ömür boyu kesintisiz mutluluk içinde yaşayacağı bir yer değildir. Zira yaratılışta dünya hayatının düzeni Allah tarafından herkesi her zaman mutl...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Sevgili çocuklar;Bayram sabahları bir başka güzel değil mi? Erken kalkmanın heyecanı, tertemiz kıyafetler, mis gibi tatlı kokuları ve kapı kapı dolaşırken yüzümüzde açan kocaman gülümsemeler… Bayram d...
Yazar: Editör
Aile, insanın hayata gözlerini ilk açtığı yerdir. Sevgiyle büyür; konuşmayı, paylaşmayı, doğruyu ve yanlışı ayırt etmeyi önce ailede öğreniriz. Bu yüzden güven ve sadakat duyguları da en s...
Yazar: Editör