Üçüncü Murad Han
Babadan, dededen aldığın hızla, Tebriz’e, Şirvan’a, Hazar’a dayan, Osmanlı olana, bu uyku fazla, Kaybetmeye mahkûm, yerinde sayan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Tiflis müdafâsı, Çıldır seferi, Kaleyi vermeyen üç-beş neferi, Unutuldu Meşâleler zaferi, Duâ etsin sana, ismini duyan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Sokullu Mehmet’i şehit ettiler, Şeyh Üftâde Hazretleri gittiler, ‘On beş sene savaşları’ bittiler, El aya giderken, kalmışız yayan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Celî tâ’lik, Sülüs hatların küstü, Saatler, resimler umudu kesti, ‘Murâdi’ mahlaslı şiirler sustu, Konuşur yalanlar, hep ayan-beyan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Manisa’da Muradiye ağlıyor, Üç mimarı birbirine bağlıyor, Yirmi milyon kilometre çağlıyor, İltifat görüyor, ceddine kıyan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Kâbe duvarında senin izlerin, Dillerde dolaşır güzel sözlerin, Dört asırdır yumuk elâ gözlerin, Sendin, kayıpları yerine koyan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Safiye, Nurbanu Sultan susuyor, Portekiz’de, Fas’ta yeller esiyor, Fethiye Camii surat asıyor, Düşmanlar haşerat, komşular çıyan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Ayasofya şimdi baykuşla doldu, Namaz kıldırdığın ‘Cüluslar’ soldu, Üsküdar’da sensiz kaç sabah oldu, Kırk dokuz seneyi eyleme ziyan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Bildiğin dilleri bize de öğret, Vankulu Mehmet’le edelim sohbet, Ahi Çelebi’yi tanısın millet, Cömertlik, tevâzu, takvadır mayan, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan! Gaflete düşenin çekilir suyu, Cihatsız yaşamak dipsiz bir kuyu, Celil’im sen uyu! Hem yaz, hem uyu, ‘Uyan, uykusu çok gözlerim uyan’, Uyan ey Üçüncü Murad Han uyan!...
Halil GÖKKAYA
Şair
Bir eldeyken, ikinciyi,Verseler az gelir banaYatak yerine kuş tüyü,Serseler az gelir bana.Unutmuşum gerçekleri,Hep tek yedim çilekleri,Bütün güzel çiçekleri,Derseler az gelir bana.Yokluk yaşıyorum var...
Şair: Halil GÖKKAYA
Ailemin yok tadı, sen yoksan eğer,Kemirir beynimi kurt anneciğim…Güzelim gökyüzü matemde meğerTalan olmuş oba, yurt anneciğim.Nâra düştüm, kime derdim yanayım,Üsküdar’dan sana güller sunayım.Tut sarıp...
Şair: Halil GÖKKAYA
Fâiz, karşısındakini bir şekilde sömürmek için verilen borç için önceden şart koşulan fazlalıktır. Borç alan batsa da çıksa da, kazansa da kaybetse de borç veren fâizini baştan kararlaştırdığı oranda ...
Yazar: Abdullah KAHRAMAN
Bütün güzel insanların,Gönlümüzde âli yeri,Bir pîridir evliyanın,Sümbül Sinan Hazretleri…Merzifon’dan duy hitabı,Yazılmış derviş kitabı,Şeyhinden ‘Sümbül’ hitabı,Sümbül Sinan Hazretleri…Mütevazı bir k...
Şair: Halil GÖKKAYA