SULTAN I. ABDÜLHAMİD HAN
Bu bağa, ‘ellide’ saltanat gelmiş, Gül olmuş birinci Abdülhamid Han… Memleket aşkıyla yanıp, savrulmuş, Kül olmuş birinci Abdülhamid Han… Gâzi, hattat, Velî, bir canlı tarih, Merhametli, nâzik, hem saf, hem salih, Çöküş rüzgârında sallanan nahif, Tül olmuş birinci Abdülhamid Han… Çeşmeler, camiler, hamamlar şâhit, Kırım elden çıkmış, bozulmuş ahit, Özü kalesinde binlerce şehit, Zül olmuş birinci Abdülhamid Han… Matbuata sarmış, bir de silaha, Sâde ‘Beylerbeyi’ biçilmez paha! Halkına hürmetkâr, yüce Allah’a, Kul olmuş birinci Abdülhamid Han… Tersane, donanma aşkıyla yanan, Zor günde ıslahat imkânı sunan, Bütün tebâsına dostça uzanan, El olmuş birinci Abdülhamid Han… Bahçekapı türbesinde perdeler, Sürat topçuları şimdi nerdeler? Arı gibi coşkun hendeshâneler, Bal olmuş birinci Abdülhamid Han… Hem doğu, hem batı savaşlarıyla, ‘Küçüksu’ konuşur ak taşlarıyla, Celil’in birikmiş gözyaşlarıyla, Sel olmuş birinci Abdülhamid Han.
Halil GÖKKAYA
Şair
Bir rüzgâr, bir bulut bulmuş,Tüller Sen’inle güzeldir...Terinden mi yaratılmış?Güller Sen’inle güzeldir...Mahzun bekleyen seherler,Sessiz ağlayan eserler,Sen’i hatırlatan yerler;İller Sen’inle güzeldi...
Şair: Halil GÖKKAYA
Yıllar var ki hasretinin,Alev alev korundayım.Yolumu çizmiş gözlerin,Seni bulmak zorundayım…Yar diye seni seçmişim,Nicelerden vazgeçmişim,Bu uğurda ant içmişim,Seni bulmak zorundayım…Yalnızlığı atmak ...
Şair: Halil GÖKKAYA
İstanbul’u sevmek, seni sevmek gibi zormuş,Her gün batımından kalan avcumdaki kormuş…Tiryâkiyi esrâr, umarım böylesi yakmaz,Bir kerre tutuldun mu yeter, sonra bırakmaz…Ah nerde kilitsiz kapılar, kuytu...
Şair: Halil GÖKKAYA
Boğazın bir muhkem hisarı gibi,Yatar Beşiktaşlı Yahya Efendi,Beş asırdır sevenleri peşine,Takar Beşiktaşlı Yahya Efendi…Donanma koşarken birçok zafere,Ona uğramadan çıkmaz sefere,Yenilmez bir pehlivan...
Şair: Halil GÖKKAYA