İstanbul ve Sen
İstanbul’u sevmek, seni sevmek gibi zormuş,
Her gün batımından kalan avcumdaki kormuş…
Tiryâkiyi esrâr, umarım böylesi yakmaz,
Bir kerre tutuldun mu yeter, sonra bırakmaz…
Ah nerde kilitsiz kapılar, kuytu sokaklar,
Nostalji şu zümrüt yalılar, süslü konaklar…
Ben aşkı ararken uçarak sahile vardım,
Depreşti yürek yangını, rüzgâr ile sardım…
Bir yanda Süleymâniye’den taşmada nurlar,
Bir yanda da efsâneler anlatmada surlar…
İstanbul’u altın yapan altındaki cedler,
Tarihlere sığmaz yüceler, bunca senedler…
Şahlanmada atlar yine, şahlanmada taylar,
Göklerde âlem mührü, zeminlerde saraylar…
Sultân-ı Nebî müjdesi fatihlere taçmış,
Düş gerçeğe dönmüş, yakamoz sevgiler açmış…
Birlikte yaşanmış anılar senle özeldir,
Baştanbaşa elbet bu şehir senle güzeldir…
Hâlâ atalardan kalan izler heyecandır,
İçlerdeki îmanla damarlardaki kandır…
Harcında şehâdet kanı Rabb’im bu ne devlet!
Burcunda Celîl’in yüzü gülmüş, güler elbet!...
Halil GÖKKAYA
Şair
Masalsı bir küçük evde,Yaşar o Bosna’lı çocuk.Her gün babanın peşine,Düşer o Bosna’lı çocuk.Masada o resim durur,Düşlerinde bir yer bulur,Arda olur, Tuna olur,Taşar o Bosna’lı çocuk…Uyanır sabah yelin...
Şair: Halil GÖKKAYA
Kıymetli hocam kısaca özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?- 1954 Samsun doğumluyum. Samsun İmam-Hatip Okulu’nda başlayan öğrencilik yıllarımız, daha sonra parasız yatılı olarak dördüncü sınıfta Çorum...
Yazar: Musa TEKTAŞ
Bir sabah gün doğuyorken açıvermiş gülümüzAçarak çevreye misler saçıvermiş gülümüz...Goncalar el ele vermiş, uzamış gökyüzüne, Suların aynalarından geçivermiş gülümüzSarı, mor, pembe, beyaz buse ...
Şair: Halil GÖKKAYA
Bu halaylar, bu oyunlar,Bu toy benim toyum değil,Nerede güzel koyunlar,Bu köy benim köyüm değil…Çobanlar sığır gütmüyor,Kimse tarlaya gitmiyor.Artık horozlar ötmüyor,Bu köy benim köyüm değil…Babam ses...
Şair: Halil GÖKKAYA