Sevmekle Yürek Eskimez
Sevmekle yürek eskimez.Eskiten sevgisizliktir. İhmal, hoyratlık ve kuşatıcı olmayan, çözüm aramayan suskunluktur
Sevgi kalbi aşındırmaz, cilalar. Bir yürek ne kadar çok severse o kadar genişler, genişledikçe hem kendine hem başkasına yer açar.
Aile içinde sevginin çoğalması, tüm fertlerin birbirinin gözüne sevgiyle bakması zorlukları kolay eder.
Kimse alacağı sorumluluktan rahatsız olmaz. Daha çok fedakarlık yapar. Bu vesile ile de sevgi göl ise deniz, deniz ise okyanus olur.
Rahmet ve bereketin çoğaldığı evler ancak böyle mümkün olur.
S(ev)gi kelimesinin içinde ev vardır. Bu çıkarımı yaptığımda sevgi kelimesinin yuva içine ne kadar çok yakıştığına şahitliğimizdendir.
Sevgi önce evde filiz verir. Evin dili sevgiyse, duvarlar konuşmaz ama bu his insanı sarar. O evde büyüyen çocuk, dünyaya eksik başlamaz. Çünkü kalbinin cebinde bir “güven” taşır. Sevgi olan evler gönülce büyür, genişler. Darlık olsa da dar gelmez, yokluk olsa da insan ferah hisseder. Çünkü sevgi, metrekareyle ölçülmez. Gönüller genişler. Kalbin odacıkları huzura gark olur.
Aile dediğimiz şey, bir bağla bir araya gelmiş insanlardır ama bu bağ en çok sevgiyle örülmüş ise varlığını hissettirir.
Temeli sevgi olan bir aile, çok fırtına görse de yıkılmaz. Sevgi yalnızca bir duygu değil, aynı zamanda koruyucu bir bağdır. Eşler o evde katlanmak için değil, omuz vermek için vardır. Böyle evlere dış etkenler kolay kolay zarar veremez. Ne dedikodu içeri sızar ne de öfke uzun süre barınabilir. Sevgi, kapının önünde sessizce nöbet tutar.
Sevgi geldiyse arkasından dayanışma da gelir. Sevginin olduğu yerde herkes yükünü tek başına taşımaz. Biri yorulunca diğeri tamamlar cümleyi, hayatı, günü…
Dayanışma hayatı mucizeyle değil kolaylıkla düzeltir. Zor günler zor olmaktan çıkmaz ama yalnızlıktan kurtulur. Sevgiyle kurulan evlerde sorunlar saklanmaz, paylaşılır. Paylaşılan yük hafifler, yol kısalır.
Toplum dediğimiz büyük yapı, bu evlerin çoğalmasıyla ayakta durur. Ailede sevgi ve dayanışmayı öğrenen birey, hayatta bencil olmaz. “Bana ne” yi terk eder, “biz”i çabuk sahiplenir.
Komşusunu görmezden gelmez, farklı olana duvar örmez. Çünkü evde öğrenmiştir. Güç, tek başına dimdik durmak değil, gerektiğinde yan yana eğilebilmektir.
Sevgi temelli aile disiplinsiz değildir. En köklü düzeni kurar. Korkuyla sağlanan itaat geçicidir, sevgiyle kurulan düzen kalıcıdır .
Kökü olan ağaç devrilmez rüzgârda sallanır ama toprağını bırakmaz. Bugün toplumun en derin yarası yokluk değil, sevgisizlikten doğan yalnızlıktır. Dayanışmanın çekildiği yerde insanlar sertleşir, kalabalıklar bile ıssızlaşır.
Sevmekle yürek eskimez.
Yürek, sevildikçe genişler, insan sevildikçe insan olur. Evde başlayan sevgi, gönülden gönüle taşar. Sokaklara, şehirlere, tabiata yayılır. Bir evde sevgi varsa, orada darlık barınamaz. Çünkü sevgi, en küçük evi bile koca bir dünyaya çevirir.
Ve dünya, ancak böyle onarılır, yaşanılır bir yer olarak kalır. vesselam
Nilüfer Z. AKTAŞ
Yazar
Evet, yanlış duymadınız: mahalle baskısı.Olumsuz mu? Değil. Çok baskı yapsın bu söylem. Mahalle kültürüne vurgu yapalım altını çizerek. Baskının iki anlamı da güçlendirsin mahalleyi.Gerek en çok satıl...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
Ve demeli insan, suçlamaktan vazgeçerek:“Ben nefsime zulmettim.”Zamanın çarkı içinde ahde vefayı unutan insan, yaşamını anlamlı kılacak değerlerden birer birer uzaklaşabiliyor.Mutluluğu ulaşması zor g...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
Senden ayrılalı çokça yıl olduToprağında bıraktığımİzlerimi özledim...Ufukların gölgesineSessizce gömülenIşığını aldığımGözlerimi özledim…Yağmurunda yaşındaSırılsıklam hatıralarKayalıklardakiyankıları...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
Yaza rayiha katan esinti Geceye gün damıtan yıldızlar...Bir İstanbul muştusu verir gözlerim fetih arifesi İstanbul’u anlamak, bir şehri değil, bir efsaneyi çözmeye çalışmaktır. Marmara ile Karadeniz a...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ