MÜŞTAK BABA
Müştak; iştiyak duyan, özleyendir Sevdiğinin yolunu gözleyendir Bitlisli Muhammed Mustafa Müştak Kâdirî şeyhi olduğu muhakkak Bin Yedi Yüz Elli Dokuz’da doğdu Yaş Yetmiş Üç, dünyâyı yasa boğdu Daha çocukken cezbeye tutuldu Mâşûk’unu gönül yoluyla buldu Âlimlerden, âriflerden ders gördü Sabırla, sebatla eserler ördü Eyüp’teki dergâhında oturdu II. Mahmud Han’la dostluk kurdu Aynı zamanda güzel konuşurdu Aruzla çok sağlam bir şiir kurdu Dîvân’ı yayınlandı defalarca Bir Dîvân’ı daha var; Farsça Bağdat ve Hindistan, Hicaz’ı gezdi Nice olacağı önceden sezdi Dedi ki: “Ankara başkent olacak Ve İstanbul’un yerini alacak” Bu söz kimisine göre kehânet Kimine göre keşif ve kerâmet İsabet olur; dense, öngörü Böyle öngörüler onda bir sürü Hâfız, Hattat, Mûsıkîşinas, Meftun Muş’ta vefât etti, orada medfun Yüce Hak sırrını takdîs eylesin O’na Müştak olan gayrı neylesin...
Bekir OĞUZBAŞARAN
Şair
-Doğan Kaya’yaİpekten yumuşak huyumuz bizimKevser Irmağı’ndan suyumuz bizimYûsuf’un kuyusu kuyumuz bizimBeşten epey fazla duyumuz bizimBebek’ten gönüllü koyumuz bizimKırk gün kırk gecedir toyumuz bizi...
Şair: Bekir OĞUZBAŞARAN
Geçmişin silueti canlansa gözlerimde Yeniden uyansa tarih kendi küllerinden Mazinin kapısında bir umut bekleyerek Dilimden dökülen tılsımlı kelimelerle Açıl susam açıl desem bir masalda gibi ...
Yazar: Mehmet SERTPOLAT
Kültür ve ilim tarihimizde vasiyetnâmeler bir irşat yolu olarak görülmüştür. Bunun için bazı büyük âlim ve sûfîlerin vasiyetleri meşhur olmuştur. Ebû Hanîfe’nin vasiyetleri de meşhur olanlar arasındad...
Yazar: Abdullah KAHRAMAN
Alçak, yalancı dünyânın, yâl ü bâlini istememGün gelince kırılacak, çürük dalını istememMâverâ’dan uzak tutan, Mâsivâ’da oyalayanZamanlar boyu su alan, delik salını istememÇöldeki seraptan farksız, âf...
Şair: Bekir OĞUZBAŞARAN