Mustafa Takî Efendi ve Kızılırmak Gazetesi
Mustafa Takî Efendi, velûd bir müellif olarak kaleme aldığı eserler ve döneminin önde gelen gazete ve dergilerindeki yazılarla İslâmî değerlerin toplum tarafından doğru bir şekilde anlaşılması için gayret göstermiş bir mütefekkirdir.[1] Kırk Hadîs, Ağaç Dikmenin Fazîleti ve Târîh-i Nûr-i Muhammedî gibi eserleri ile[2] Sebilürreşâd, Sırât-ı Müstakîm, Beyânü’l-Hak, Millî İrâde, Vicdân ve diğer yayın organlarındaki yazıları ile gayretlerini gözler önüne seren Takî Efendi’nin[3] yazılarının yer aldığı önemli bir yayın organı da Kızılırmak Gazetesi’dir.[4] Bu çalışmada Takî Efendi’nin Kızılırmak Gazetesi’nde yayımlanan ve daha önce üzerinde değerlendirme yapılmayan yazıları üzerinde durulacaktır.
Takî Efendi ve Kızılırmak Gazetesi’nde Yayımlanan Yazıları
Kızılırmak Gazetesi, Sivas’ta, Cumhuriyetçi ve mefkûreci özelliği ile 15 Ekim 1909 tarihinde yayına başlamış ve 25 Ekim 1946 yılına kadar yayın hayatında kalmış bir gazetedir.[5] Kızılırmak’ın yayın hayatındaki ilk süreç 15 Ekim 1909-15 Ocak 1911 arasını içermektedir.[6] Bu bir yıllık süreçte Kızılırmak, Sivas ve Sivas dışında bin baskı sayısına ulaşmıştır.[7] Bu bir yıllık sürecin sonunda arşivlenen gazete kırk dokuzuncu sayısı ile yayın hayatına ara vermiştir.[8] Kızılırmak Gazetesi’nin ikinci yayın dönemi 3 Kasım 1913 ile 1917 yılının ortalarına kadar devam etmiştir.[9] Gazetenin üçüncü yayın dönemi ise çeşitli hukûkî gelişmelerin tesiriyle 10 Temmuz 1925 ile 1941 yılına kadar sürmüştür.[10] Gazete, ilk olarak Kamil Kitapçı daha sonra oğlu Kemal Kitapçı tarafından yayın hayatında varlığını sürdürmüştür.[11]
Mustafa Takî Efendi’nin Kızılırmak Gazetesi’nde “İttihâd” başlığını taşıdığını düşündüğümüz yazısı en az altı sayıda tefrika edilerek yayınlanmıştır. Takî Efendi’nin yazılarının başlığının “İttihâd” olduğu yönündeki temkinli tahminde onun ilk yazısına ulaşıp yazısının başlığını net bir şekilde tespit edememe hususu yatmaktadır. Kızılırmak’ta Takî Efendi’nin ikinci yazısının başlığı “İttihâd Makalesinden İkinci Nüshadan Ma’bad” şeklindedir.[12] Bu bilgi, Takî Efendi’nin yazılarının başlığının “İttihâd” olma ihtimalini bünyesinde barındırmakla beraber ve ifadeye eklenen başka ifadelerle de Takî Efendi’nin yazısının başlığının neşredilme durumunu mümkün kılmaktadır. İkinci olarak “en az altı” sayıda bu yazıların tefrika edildiği şeklindeki temkinli ifade ise Takî Efendi’nin tefrik edilen ve tarafımızca tespit edilen beş sayıdaki yazılarının sonunda “Maba’di var/Devamı var” ifadesinin bulunmasına rağmen yapılan tetkiklerde bu yazı serisinin devam(lar)ına ulaşma imkânının olmaması bulunmaktadır. Netice olarak ifade etmek gerekirse Kızılırmak’ta Takî Efendi’nin ittihâd konusunu merkeze aldığı uzunca bir yazı tefrika edilerek yayımlanmıştır. Şimdilik, bu yazıların tamamına ulaşma imkânı olmamıştır.
Takî Efendi’nin Kızılırmak’ta tespit edilen beş tefrika yazısının ilkinde, onun, Allah’ın (c.c.) varlığı konusunu merkeze alarak ittihâd kavramını değerlendirdiği ve daha sonra bu gazetede yayımlanan ittihâdla ilgili yazılarının girişi olduğu anlaşılmıştır.[13] “Selim Efendizâde Mustafa Takî” imzası ile yayımlanan bu yazısından müellifin İlk TBMM’deki mebusluk sürecinden önce de siyasetle ilgilendiği anlaşılmaktadır. Gazetenin İttihâd ve Terakkî Cemiyeti’ne yakın isimlerin yazılarına yer vermesi ve Takî Efendi’nin ittihâd başlıklı bir yazı ile gazeteye destek vermesi, onun İttihâd ve Terakkî taraftarı kişiliğini net şekilde ortaya koyan bir veridir. Takî Efendi’nin meşrutiyet düşüncesinin önemli temsilcilerinden olduğu ve bu düşüncenin hayata geçirilmesi için İttihâd ve Terakkî Cemiyeti’ni bir fırsat olarak gördüğü başka yazılarından da anlaşılmaktadır.[14] O, bu tavrını, Kızılırmak Gazetesi’ndeki bu ilk yazısında net bir şekilde ortaya koymuştur.
Takî Efendi’nin Kızılırmak Gazetesi’ndeki ikinci yazısı 26 Safer 1328/ 9 Mart 1910 tarihli nüshasında yer alan “İttihâd Makalesinden İkinci Nüshadan Mâba’d” başlığını taşımaktadır.[15] Yazısının bu ikinci kısmında Takî Efendi, Hakk’ın ve yaratılanların varlıklarına dair bilgi aktarmış ve bu aktarım üzerinden âlemdeki ittihâdı resmetmiştir.[16] Bu anlamda Takî Efendi, araz, cevher, cevherin kısımları, İslâm âlimleri ve filozoflara göre cevherin tanımları, cisim, letâfet, kesâfet, cemâdât, nebâtât, hayvânât, melâike, rûh sahibi olan varlıklar ve insanın varlık hiyerarşisindeki konumu gibi başlıklar etrafında “Kânûn-ı İttihâd” meselesini detaylı bir şekilde işlemiştir.[17]
Bu yazının devamı olan ve “İttihâd Makalesinden Sekizinci Nüshadan Mâba’d” başlığını taşıyan kısımda ise Takî Efendi, hava, su, toprak gibi maddelerin yapılarını tetkik etmiş, bunların yapısına dair kelâm âlimlerinin ve filozofların bazı yaklaşımlarını nakletmiş ve bu maddelerin bir araya gelmelerine zâhiren engel gibi görünen hususların söz konusu olmasına rağmen Hakk’ın lütfu ile onların bir araya gelmelerine atıf yapıp “Demek ki birleşmemize ve birleşmememizin sıkılığına bir mâni’ gayr-i meşrû var ise onu da kaldırıp pek kuvvetli pek metîn bir ittihâd peydâ etmeliyiz” önerisi ile bu kısmı sonlandırmıştır.[18]
Takî Efendi’nin Kızılırmak’ın on birinci sayısında kısa bir şekilde yer alan ve “İttihâd Makalesinden Mâba’d” başlığını taşıyan yazısının bu bölümünde ırk ve soy gibi hususların birlik ve beraberliğe engel olmadığını su ve hava örneği üzerinden izah etmiştir. Buna göre su, birbirini olumsuz etkileyen bileşenlerden meydana gelmesine karşın bu bileşenler bir araya geldiğinde su özelliğini kazanıp başta insanlar olmak üzere bütün kâinata faydalı bir varlık haline dönüşmektedir. Sular, göze, nehir, deniz suları hâlini alarak ve buhara dönüşerek yağmur, kar, dolu gibi şekillerde bulunmalarına rağmen yeryüzüne inerek birlikteliklerini ihlâl etmeden asıl fonksiyonlarını icraya devam etmektedirler. Aynı şekilde hava da birbirinden farklı gazlardan meydana gelmektedir ve gazların bu birlikteliği sayesinde hava kâinata faydalı olarak varlığını sürdürmektedir.[19]
Şu an itibariyle tespit edilen son yazısında Takî Efendi, havanın kâinat üzerindeki tesirine dikkat çekmiş, varlık âleminin hava, su, güneş, ısı, toprak gibi birbirine benzeyen veya zıddı özellikler gösteren diğer etmenlerle ancak devamını sağlayabileceğini söylemiş, bu örneklerden hareketle genel mânâda insanların daha özelde inananların birliğinin zaruretinden bahsetmiştir.[20]
Netice olarak ifade etmek gerekirse Takî Efendi, Kızılırmak’taki makaleleri ile yaşadığı dönemin en temel sorunu olan ittihâd konusunu merkeze almış, bu konuyu İslâmî ve insânî bir bakış açısı ile çok yönlü olarak değerlendirmiş ve bu adımları ile yaşadığı süreçteki siyasî gelişmelere dair görüş ve düşüncelerini toplumun her kesimine ulaştırma çabasını gözler önüne sermiştir. Takî Efendi’nin Kızılırmak Gazetesi’nde yayımlanan yazısının ilk bölümü ile devam ettiği anlaşılan ve yazısının henüz ulaşılamayan kısım(lar)ı da tespit edilerek onun konuya dair görüşleri en kuşatıcı hâliyle ortaya konulmalıdır.
[1] Mithat Doğruyol, “Sivas'ta Yetişen Mümtaz Şahsiyetlerden Hacı Mustafa Takı Efendi”, Revak (1995), 82-84; Fatih Çınar, “Milli Mücadelenin ve İlk Meclisin Manevi Mimarlarından Sivaslı Bir Âlim: Mustafa Takî Efendi”, Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 9/2 (2005), 169-204; a.mlf., “Bir Sûfinin Gözüyle Medeniyetin Unsurları ve Dînin Medeniyete Tesiri: Mustafa Takî Efendi’nin (ö. 1925) Medeniyet Anlayışı”, Avrupa İslam Üniversitesi İslam Araştırmaları 2/3 (2009), 151-164;
[2] Cemal Ağırman, “Mustafa Takî Efendi Kırk Hadis Yahut İlm i Hâl i Siyâsî Ve İctimâî Adlı Eseri Ve Bazı Hadislere Getirdiği Yorumlar”, Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 9/2 (2005), 61-88; Mustafa Takî Efendi, Varlığın Nuru Tarih-i Nur-i Muhammedi, haz. Fatih Çınar (İstanbul: Büyüyenay Yayınları, 2016), 1-216; a.mlf., Târîh-i Nûr-ı Muhammedî, haz. Ebubekir Sıddık Yücel (Ankara: Sonçağ Yayınları, 2022), 1-148.
[3] Fatih Çınar, Mustafa Takî Efendi: Hayatı ve Makaleleri (Ankara: Nasihat Yayınları, 2017), 19-161.
[4] İlhan Haçin, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sivas Mebusları ve Faaliyetleri (Sivas: Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2014), 107.
[5] Güney Nair, “Sivas'ın İlk Özel Yayın Organı Kızılırmak Gazetesi”, Revak (2002), 162-165.
[6] Ahmet Turan Gürel, "Sivas'ta Karanlıkta Kalan Bir Geçmiş: Sivas Basını", Revak (1994), 143.
[7] Kâmil Kitapçı; “Sivas Basını”, Ülke Gazetesi (27 Temmuz 1966), 4455-99, 2; Özlem Özgün Er, Cumhuriyet'in İlânından Harf İnkılâbı'na Kızılırmak Gazetesi ( 1923-1928) (Kayseri: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2004), 18.
[8] Er, Cumhuriyet'in İlânından Harf İnkılâbı'na Kızılırmak Gazetesi ( 1923-1928), 19; Bahri Menekşe, Sivas Kızılırmak Gazetesinin (27-29, 31-39 Ve 41-52) Sayılarının Transkiribe Edilmesi ve Değerlendirilmesi (Sivas: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019), 5-7.
[9] Sinan Işıldak, R. 1330/M. 1914 Tarihli Sivas Kızılırmak Gazetesinin 52-77. Sayıları (Günümüz Türkçesine Aktarımı ve Değerlendirmesi (Sivas: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2014), 14-17; Er, Cumhuriyet'in İlânından Harf İnkılâbı'na Kızılırmak Gazetesi ( 1923-1928), 21.
[10] Er, Cumhuriyet'in İlânından Harf İnkılâbı'na Kızılırmak Gazetesi ( 1923-1928), 22-25; Horst Unbehaun, “1910-1914 Yılları Arasında Kızılırmak Gazetesi (Sivas)”, Kebikec 17 (2004), 6-9.
[11] Er, Cumhuriyet'in İlânından Harf İnkılâbı'na Kızılırmak Gazetesi ( 1923-1928), 19-21.
[12] Haçin, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sivas Mebusları ve Faaliyetleri, 108.
[13] Selim Efendizâde, “İttihâd (?)”, Kızılırmak, 12 Safer 1328, 2, ?.
[14] Mustafa Takî, Kırk Hadis Yahut Siyasî-İçtimai Muharriri (Sivas: Sanayi Matbaası, 1327), 1–2; a. mlf., “Bir Mütalaa”, Beyânü’l-Hak 1/25 (1327), 583. Çınar, Mustafa Takî Efendi: Hayatı ve Makaleleri, 47.
[15] Bir çalışmada Takî Efendi’nin bu yazısı “İttihâd Makalesinden Sekizinci Nüshadan Mâba’d” başlığını taşıdığı belirtilerek aktarılmıştır. Müellif, burada Takî Efendi’nin yazısının ismini tespit edemediğini, dinî içerikli bir yazı olduğu anlaşılan bu yazısında onun dünyada toprak, su ve havanın canlılar açısından ne kadar gerekli olduğuna ve bu olguların her zaman birlikte var olduğuna vurgu yaparak Müslümanların da bir ittihâd içerisinde olmalarında gayr-i meşru bir durumun olmayacağına atıf yaptığı ifade edilmiştir. Haçin, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sivas Mebusları ve Faaliyetleri, 108. Hâlbuki yazarın 8. nüshasını kaynak olarak gösterdiği bilginin aksine Takî Efendi’nin bu makalesi, Kızılırmak Gazetesi’nin ikinci nüshasında yayımlanan ve “İttihâd” başlığını taşıyan yazısının devamıdır. Bahsi geçen sekizinci nüshada yer alan yazıda başlık “İttihâd Makalesinden İkinci Nüshadan Mâba’d” şeklindedir ve müellif, bu yazı hakkında bilgi verirken “İttihâd Makalesinden Sekizinci Nüshadan Mâba’d” başlığını kullandığını belirtmiş olmasına rağmen kaynakta Kızılırmak Gazetesi’nin sekizinci nüshasını göstererek hatalı bir bilgi aktarmıştır. Yine müellif, Takî Efendi’nin buradaki yazısında “İttihâd ve Terakkî Kulübü’nden” başlığı altında yazıyı kaleme aldığını belirtmiştir ki bu veride de sıkıntılı bir durum vardır. Gazetede, Takî Efendi’nin yazısı böyle bir başlık altında yer almaktadır fakat bu başlığın Takî Efendi’nin yazısı ile bir bağlantısı bulunmamaktadır. Bu başlık altında Sivas İttihâd ve Terakkî Kulübü’nde yapılacak bir seçimden ve üyelerin bu seçime katılmasına yönelik bazı teşvik ve seçimle ilgili bazı bilgilerden bahsedilmektedir. Kızılırmak, 12 Safer 1328, No:8.
[16] Selim Efendizâde Mustafa Takî, “İttihâd Makalesinden İkinci Nüshadan Ma’bad”, Kızılırmak, 12 Safer 1328, 8, 1.
[17] Takî, “İttihâd Makalesinden İkinci Nüshadan Ma’bad”, 1-3.
[18] Selim Efendizâde Mustafa Takî, “İttihâd Makalesinden Sekizinci Nüshadan Mâba’d”, Kızılırmak, 26 Safer 1328, 10, 3.
[19] Selim Efendizâde Mustafa Takî, “İttihâd Makalesinden Mâba’d”, Kızılırmak, 4 Rebiülevvel 1328, 11, 1-2.
[20] Selim Efendizâde Mustafa Takî, “İttihâd Makalesinden Mâba’d”, Kızılırmak, 23 Rebiülevvel 1328, 14, 3.
Fatih ÇINAR
Yazar
Sümbül Sinan Efendi, yetiştirdiği halîfeleri, kaleme aldığı eserleri ve mânevî tesir halkasıyla Halvetiyye Tarîkatı’nın on altıncı yüzyıldaki önemli temsilcilerinden biridir. Özellikle dev(e)rân tartı...
Yazar: Fatih ÇINAR
Halvetiyye Tarîkatı şube ve kollarının çokluğu nedeniyle “Tarîkat Fabrikası” veya “Tarîkat Kuluçkası” şeklinde anılan, ilmî, siyâsî, kültürel ve vicdânî yönden tarihte derin izler bırakan etkin bir y...
Yazar: Fatih ÇINAR
İsmail Hakkı Bursevî (ö.1137/1725), Celvetiyye Tarîkatı’nın önemli temsilcilerindendir. Velûd bir müellif olan Bursevî, tefsir, hadîs, fıkıh ve diğer İslâmî disiplinlerle birlikte bilhassa tasavvufî s...
Yazar: Fatih ÇINAR
İslâm tarihindeki üç meşhur şemsten biri kabul edilen Şemseddîn-i Sivâsî (k.s), Zile’de dünyaya gelmiş, Tokat ve İstanbul’daki eğitim süreçlerinin ardından Sahn-ı Semân Medreseleri’nden birinde müderr...
Yazar: Fatih ÇINAR