KARDEŞLİĞİN RENGİ
Nedir bilirim kardeşliğin rengi Hangi renge benziyor desem hangi Su gibi toprağı yumuşatarak Sevgi tohumu yeşertebilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Renkler üstü bir cümbüşün ahengi Yaşarken gökkuşağı tonlarında Aslını tek bir renk bilebilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Kula, Yaratan’dan ötürü sevgi Bir de ana kucağı açar gibi Muhacir’e Ensar olabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Sürerken Kabil’in Habil’e cengi Boğulmasın diye Aylan bebekler Bir şefkat adası kalabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Kudüs kararıyorken çizgi çizgi Gözyaşıyla gönül penceresini Yıkayarak aydınlatabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Ağlarken vicdanlar Kerbela dengi Göz pınarı kuruyan Afrika’ya Bir Bedir Kuyusu açabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Döşeyip yollara turkuaz sergi Filistin’den tâ Myanmar’a kadar Gönül elini uzatabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Kuşanıp kalbe cesaret tüfengi Kapıda fedaisi merhametin Mütecavize dik durabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Fıtrata harple yenilgi yenilgi Çölleşip diken biten gönüllere Merhamet diye haykırabilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Öylesine bir şey değil herhangi Acıdan beslenen tüm başkentlere Dünya beşten büyük diyebilmektir Nedir bilirim kardeşliğin rengi Tam da burası noktası nirengi Zalimin değil mazlumun gözünde Ay Yıldız gibi parlayabilmektir
Mehmet SERTPOLAT
Yazar
Medine Sana geldim yine Bıraktım ellerimi ellerine Ne olur benzet beni kendine Medine Ah Medine Ya su gibi topla beni bendine Ya da tut köle yap efendine Medine Gülüver Mehmedine Bu can ...
Yazar: Mehmet SERTPOLAT
Her ezan Bir virgüldür zamana Şerh düşer Tanık imzasını attığı an Tutar perçeminden hayatın Yankısıyla beşik gibi sallar Sonra bırakır kendi boşluğuna Bir semavi inzivaya dalar
Yazar: Mehmet SERTPOLAT
Varsın döksün eteğindeki tüm taşları Eskiye karşı ne varsa çağdaşlık adına Zulmünün gölgesinde iblis gibi saklansa da Bir gün boğacak görmezden geldiği gözyaşları Bir Arim Seli gibi bu putperest ç...
Yazar: Mehmet SERTPOLAT
Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim 1918 tarihinde imzalamak zorunda kaldığı Mondros Mütarekesi’ni takip eden günlerde Rumlar, başta İstanbul olmak üzere Ege, Rumeli ve Doğu Karadeniz’de taşkınlıklar yaparak ...
Yazar: Resul KESENCELİ