KARDEŞİM ENES
Kardeşim Enes yedi yaşında. Onun için hareketli, meraklı ve yaramaz diyebilirim. Çünkü başı dertten kurtulmuyor. Hele son günlerde davranışları iyice değişmişti. Odalara telaşla dalıyor, kanepelerin altına, arkasına bakıp bir şey arıyordu. Geceleri karanlıkta evin içinde mırıldanarak dolaşıyordu. Ablamla konuşup, onu izlemeye karar verdik. Dün gece Enes’i, yine karanlıkta salonda gezerken görünce, ışığı açıp, “Enes burada ne yapıyorsun?” diye sorduk. Afallayan Enes kısa bir cevap verdi: “Hiç.” O sırada ninem acı acı bağırdı: - Fare var! Enes kaşla göz arası ninemin odasına dalıp, çıktı. Odasına kapandı. Babam “Fare nerede?” diye sorduğunda, parmağımla Enes’in odasını gösterdim. Enes ise kapı aralığından burada yok diyordu. Yalnız odasındaki hayvan pislikleri bizim doğru söylediğimizi kanıtlıyordu. Evde bir hamster vardı. Babam hepimizi toplayıp uzun uzun konuştu. Bir de hikâye anlattı, - Köylerin birinde bir çocuk yaşarmış. Bu çocuk ilim öğrenmeye karar vermiş. Annesine bunu söylemiş. Annesi ilim öğrenmek için uzak diyarlara gitmesine izin vermese de sonra razı olmuş. Çocuğun babasından kalan kırk altını gömleğinin içine dikip, oğluna “Her zaman doğru ol, sakın yalan söyleme.” demiş. Çocuk kervanla yola çıkmış. Yolda eşkıyalara rastlamışlar. Eşkıyalar çocuğa “Fakir çocuk paran var mı?” diye sorduklarında “Kırk altınım var.” demiş. İnanmamışlar, tekrar sormuşlar. Altınları görünce de şaşırmışlar. “Neden doğruyu söyledin, eğer altınım var demeseydin biz asla o altınları bulamazdık.” demişler. Çocuk ise “Anneme doğru söyleyeceğime söz verdim, altınlar için sözümü bozmam.” demiş. Eşkıyaların başı, çocuğun bu dürüst davranışından etkilenip, tevbe etmiş. Diğer eşkıyalar da öyle. Çaldıkları malları sahiplerine geri vermişler. Kervan huzurlu bir şekilde yoluna devam etmiş. O çocuk büyümüş. Abdulkadir Geylani isminde büyük bir âlim olmuş. Babam; - Oğlum Enes, hayvanları çok seviyorsun biliyorum. Bu sevgi yalan söylemene sebep olmasın. Her zaman doğruyu söyle, dürüst ol. Getir şu hayvanı da onun için ne yapabiliriz onu düşünelim, dedi. Enes, hamsteri getirdi. Onu sokakta bulduğunu, evde kalmasına izin verilmeyeceğinden korktuğu içinde odasında bir haftadır beslediğini anlattı. Nihayet sahibini bugün bulduk. Giriş kata yeni taşınan komşumuzunmuş. Çok sevindik, en çok da Enes. Çünkü onu istediği zaman görebilecek.
Nurçiçek YILMAZ
YazarSaiga Antilobu İlginç görüntüsü ile dikkat çeken bu türün en önemli özelliği farklı şekildeki burunlarıdır. Ortadan basık bir hortumu andıran burunları yaşadıkları ortama adapte olacak şekilde yaratı...
Yazar: Nisa ERCİYES
Beyzanur’un Günlüğü Okullar açılıyor. Öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı özledim ama tatilin bitmesini de istemiyorum. Günlerimi verimli geçiriyorum. Kitap okuyorum, resim yapıyorum. Kur’an’dan surele...
Yazar: Nurçiçek YILMAZ
Dünyanın rengi çocuk Sesi, âhengi çocuk Tatlılıkta bulunmaz Daha bir dengi çocuk Sevgide gelir başa Kardeş olur kardeşe Evlerde huzur neşe Hayata bengi çocuk Türkiye’m sanki cennet Büyü ü...
Yazar: Vedat Ali TOK
Nihal ve Nigar amca çocuklarıydı. Nigar yazın okullar tatildeyken şehirden köye, amcasının evine gidiyor, amcasının kızı Nihal’le tatillerini beraber geçiriyorlardı. Köy evinin önündeki bahçede iskem...
Yazar: Mustafa AKGÜN