İstanbul’un Fatih’i
Boğaz’ın iki yakasında konumlanmış, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Karadeniz’in dış dünyaya açılmasını sağlayan tek geçit üzerinde olması nedeniyle tüm devletlerin gözü üzerinde olan, doğal güzellikleri kadar tarihî dokusu da zengin, ticaret ve kültür merkezi, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehirdir İstanbul. Her yıl başta bizler olmak üzere dünyanın dört bir ucundan ziyaretçi ağırlar. Güzellikleri ve tarihî dokusu gelenleri büyüler.
Bu şehrin en büyüleyici yanı da bir çağı kapatıp bir çağı açan, nasıl başarıldığına akıllara durgunluk veren fethidir. Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul’un fethedilmesi eşine az rastlanır bir zafer olarak tarih sayfalarında, bizim de gururla andığımız bir olay olarak hafızalarımızda yer alır.
Bu gurur; genç yaşta olmasına rağmen aldığı mükemmel eğitimle ileriyi görebilen, sanata, kültüre, bilime önem veren, birkaç dili rahatlıkla konuşabilen, ordusunu disiplinli bir şekilde yönetebilen, denizciliğe önem veren Fatih Sultan Mehmet’in eseridir. Bu zafer sadece askerî strateji ile değil, aynı zamanda diplomatik ustalık ile kazanılmıştı. İstanbul’un fethi askerî bir zafer olmasının yanı sıra kültürel dönüşümün de başlangıcı oldu. Farklı din ve kültürlere saygı gösterildi. Sanat, mimarî ve bilim gibi alanlarda yeni eserler oluşturuldu. Osmanlı mimarisinin zarafeti ve estetiği yansıtıldı. Bilim ve sanat alanlarında büyük gelişim başlatıldı. Böylece; fethin kültürel etkileri medeniyetler arası köprü kurarak farklı kültürleri bir araya getirdi. Fatih Sultan Mehmet’in askerî dehası ve liderlik yeteneği birçok alanda derin, kalıcı etkiler uyandırmış, insanlık tarihinde unutulmaz izler bırakmıştır.
Fethin en önemli anlarının yaşandığı Edirnekapı, Topkapı ve Silivrikapı surları yakınında, Fatih Sultan Mehmet’in şehre girdiği kapının yanı başında yarım küre üzerine kurulan Panorama 1453 Müzesi 29 Mayıs 1453 sabahına şahitlik etmek üzere kapılarını açtı. Müze; Fatih Sultan Mehmet’in bu şehri fethetme tutkusunu adım adım nasıl gerçeğe dönüştürdüğünü, kuşatmayı, fetih anını görsel bir şölenle sunuyor. Üç boyutlu panoramik resimler, maketler ve sesler eşliğinde ziyaretçilere fetih yeniden yaşatılıyor.
Her yıl 29 Mayıs günü; yapılan tören ve kutlamalarla bu gururu yeniden yaşamalı, yaşatmalı, gelecek nesillere bu zaferi aktarmalıyız.
Erdal KARASU
Yazar
Sevgili arkadaşlar, Mayıs ayı Peygamber Efendimiz’in asırlar öncesinden müjdelediği İstanbul'un fethinin gerçekleştiği aydır. İstanbul'un fethinin bizim tarihimizde olduğu gibi dünya tarihinde de çok ...
Yazar: Yusuf ŞAFAK
Güneşin yüzünü göstermediği, bazı yörelerde karlı, yağmurlu bir o kadar da soğuk geçen kış aylarının ardından sıcacık günleri ile gelen ilkbahar coşkuyla karşılanır. Renk renk açan çiçekler, yeşile bü...
Yazar: Erdal KARASU
Kitaplar ruhumuzu besleyen en kıymetli hazinedir. Nasıl ki yemek yemeden, su içmeden yaşayamazsak, ruhumuzu da beslemek için kitaplara başvururuz. Yeni bilgiler edindiğimiz, farklı yaşam öyküleri ile ...
Yazar: Erdal KARASU
İki kardeş çocuk bahçesindeki oyun âletlerinde, özellikle de salıncaklarda eğleniyorlardı. Bir gün, yanlarına Ayşe ve Ali isminde iki sevimli çocuk geldi. Selim ve Kerim onları görünce onlara seslendi...
Yazar: Erbay KÜCET