İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi ve Tasavvufî İrşad Zinciri
İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi (k.s.), mânevî terbiyesini Mustafa Hâkî Efendi (k.s.) ve Mustafa Takî Efendi (k.s.) gibi büyük Allah dostlarının huzurunda tamamlamış, onların âhirete göçmesiyle birlikte irşad vazifesini üstlenmiştir. Mustafa Takî Hazretleri, 1 Ağustos 1925 tarihinde âhirete irtihal edince; İhramcızâde Hazretleri için irşad nöbetinin teslim alındığı bir dönüm noktası olmuştur.
İhramcızâde Hazretleri, zâhirî görevlerini sürdürürken bâtınî vazifesini de aynı titizlikle deruhte etmiş, zorlu şartlara rağmen tebliğ ve irşad hizmetinden asla geri durmamıştır. Hakîkatin davetçiliğini sürdürmüş, bu mekân halk arasında “vekâle” olarak anılmıştır. Orası gönül deryasında seyredenlerin sığındığı bir liman, mânevî eğitim ocağı olmuştur.
Burada gelen dertlilere derman olmuş, arayanlara yön göstermiştir. Orada nice kalpler dirilmiş, nice gönüller tasavvufun nurlu yoluna yönelmiştir. O, yaşadığı mekânları maddeten değil, mânen ihya etmiş; “Şerefü’l-mekân bi’l-mekîn” hakîkatini fiilen göstermiştir.
İhramcızâde Hazretleri, sadece bir mürşid-i kâmil değil, aynı zamanda halkın içinden bir gönül insanıdır. Sünnet-i seniyyeye bağlılığı, zühd ve takvâsı, nezâketi ve tevâzûu ile gönüllerde taht kurmuştur. Zikriyle, fikriyle, hâliyle, irşad halkasını genişletmiş ve halkın her kesimine ulaşmıştır. Onun tasavvuf anlayışı halktan kopuk, mecazlarla dolu karmaşık bir yol değil; sade, içten, yaşanabilir bir hakikat yoludur.
Sözlerinde veciz bir hikmet vardır: “Kardeşlerim” diye başladığı sohbetlerinde, derin mânâlar sade bir üslupla sunulur. “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.” sözüyle irşadın derinliğini özetler, gönülleri latif bir muhabbetle okşar. Murâkabe, tefekkür ve istiğrak, onun iç dünyasının tabii halleri olmuş; halkın derdiyle dertlenen, gönüllere ferahlık veren bir mâneviyat büyüğü olarak yaşamıştır.
Bu büyük irşad zinciri, 2 Ağustos 1969’da İhramcızâde’nin Hakk’a yürümesiyle mânevî feyzi ve terbiyesi, halifesi Es-Seyyid Osman Hulûsî Darendevî Hazretleri ile devam etmiştir. Osman Hulûsî Efendi (k.s.), İhramcızâde’nin nazar-ı rahmetinde kemâle ermiş, onun aşk meşalesini Anadolu'nun dört bir yanına taşımıştır. Hâlidiyye kolunun bu kudsî halkası, yeni halkalar eklenerek Anadolu irfan geleneği içinde derin izler bırakmış, gönüllerde kalıcı tesirler meydana getirmiştir.
Osman Hulûsî Efendi (k.s.), sadece İhramcızâde’nin bir halifesi değil, onun mânevî mirasının yaşayan bir tecellisidir. Bu iki büyük zat, bir nehir gibi aynı kaynaktan beslenmiş, gönüllere hikmet taşımış, insanların kalbinde bir Asr-ı Saadet özlemi uyandırmıştır. Her biri, zamanın ve toplumun yozlaşmasına karşı ahlâk, edep ve irfanla direniş gösteren birer hakikat eri olmuştur.
Netice itibarıyla, İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi (k.s.) ve Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi (k.s.), sadece müridlerinin değil; Sivas’ın, Darende’nin, Anadolu’nun manevî atlasında birer kutup yıldızı gibi yer almışlardır. Onların yolu, aşk ile hizmet, muhabbet ile irşad yoludur. Bugün hâlâ Darende merkezli olarak binlerce gönülde onların meşk ettiği aşkın sıcaklığı, sohbetin bereketi ve Allah’a vuslat yolunun izleri yaşamaktadır.
Kemal DEMİR
Yazar
Medeniyetler yalnızca kurdukları şehirlerle, kazandıkları savaşlarla ya da yazdıkları metinlerle değil; inşâ ettikleri mekânlar aracılığıyla da konuşur. Taş, mermer ve ahşap; bir milletin zihniyetini,...
Yazar: Kemal DEMİR
Filistin siyaseti, bölgesel jeopolitik dengelerle şekillenmektedir ve bu süreç 1950'lere kadar uzanır. Arap siyasetindeki bölünmeler Filistin siyaseti üzerinde etkili olmuştur. Fetih hareketi, erken d...
Yazar: Kemal DEMİR
Sanki ukbâ meclisinden çağrı gelmiş herkeseHep giderler hiç tereddüt etmeden hem bû seseDâvet Allah’tan gelen bir emr-i mutlak âkıbetDalmış olmak fayda etmez cümle zevk û enfeseCân verirken çok azâbla...
Şair: Ekrem KAFTAN
Asırlardır Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in mübarek vakıf kültüründen beslenen bu yüce mefkûre, gönüllere dokunmaya ve sarsılmaz iyilik köprüleri kurmaya devam etmektedir. Şeyh Hamid-i Veli Hazretl...
Yazar: Kemal DEMİR