Hayal Gücü
Gün boyu tüm vaktini bilgisayar da oyun oynayarak geçirmişti. Annesi gelip yatma vaktinin geldiğini söylemese daha da oynayabilirdi. Hiç uykusu yoktu. Yatağının içinde bir sağa bir sola dönüp durdu. İnce, tatlı bir sesin kendisine seslendiğini duydu.
- Faruk, uyuyor musun?
- Sen de kimsin?
- Hayal gücün.
Faruk odasına göz gezdirince, bilgisayar masasının üstünde duran, rengârenk ışıl ışıl tüyleri olan, gözlerini kendisine dikmiş bir kuş gördü. Heyecanla sordu:
- Sen de nereden çıktın şimdi?
- Unuttun mu en son benim gibi bir kuş hayal etmiştin.
- Evet, hatırladım. Ama hayal ettiğim kuş çok büyüktü. Onun tüylerine tutunup şehir şehir vatanımı gezecektim.
- Beni unutunca küçüldüm Faruk.
Kuş boynunu büküp devam etti sözlerine:
- Hayal gücünle, yani benimle ne güzel resimler yapardın. Kıvrım kıvrım yolları olan köyler, meyve yüklü ağaçlar, pembe, beyaz bulutlar. Meyve sebze dolu tarlalar. En son Anka Kuş’unu bile çizmiştin resim defterine, hep birlikte uçmuştuk Kaf Dağına…
Sonra masalların dünyasına gider, masal kahramanları ile tanışırdık. Az konuşmadık Keloğlanla. Az gülmedik Nasrettin Hoca’nın fıkralarına. İcat ettiğin uçaklarla uçardık dünyanın dört yanına. Yaptığın uzay aracı ile dolaşırdık tüm gezegenleri. Yıldızlar ve ay da eşlik ederdi bize…
Gelecekte bilim adamı olacağım derdin, çok okumam çok çalışmam gerek derdin. Doğayı incelerdin. Çiçeklere, böceklere merakla bakardın. Benimle gökkuşağının üstünden kayar, denizin içinde balıklarla oynardın. Hatırlasana ne güzel anlar yaşardık her kitap okuyuşunda… Ne hayaller kurardın o zamanlar. Şimdi sana hazır sunulan oyunlarda pek beni kullanmıyorsun. Fark etmeden gözlerini ve bedenini çok yoruyorsun.
Hayal gücü anlattı, Faruk dinledi. Sabah uyandığında güzel bir rüya gördüğünü anladı. “Hayal Gücü haklı.” dedi içinden. Bu yaz mevsimini tamamen bilgisayar oyunları oynayarak değil, resim yaparak, yüzme kursuna giderek, bisiklete binerek, bol bol kitap okuyarak geçirmeye karar verdi.
Emine Yılmaz DERECİ
Yazar
Ağaçkakan yeni yapacağı yuva için güzel bir köknar ağacı arıyordu. Henüz istediği gibi bir ağaç bulamamıştı. Ormanın üstünde bir süre uçtu. Koca koca ağaçlarının bulunduğu bir alana geldi.Küçük bir de...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
O zamanlar beş yaşındaydım. Hep bir kardeşim olsun istiyordum, beraber oynayacağım bir kardeş. Kardeşim olsun diye bazı günler Allah’a dualar ediyordum. Bana bir kardeşim olacağı söylendiğinde sevinci...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
“Toros Dağları’nın eteklerine kurulu Osmaniye, geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması sayesinde tarihî yapılar açısından oldukça zengindir. Aynı zamanda yaylaları, kaplıcaları, şelalele...
Yazar: Editör
Ormanda yaşayan hayvanlar bir araya toplanmış konuşuyorlardı. Adı Şanslı olan sincap:- Yakında Tosbik’i görenler oldu mu acaba?Hiç kimseden yanıt gelmedi. Şanslı;- Çoktandır ortalarda yok, onun için e...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ