GÖNÜL VE AŞKA DAİR
Eserin önsözünde Prof. Dr. Kaplan çalışmasının hedefini ifadelerle özetliyor: "Hulûsî Efendi'nin şiirinde iki temel husus bariz olarak karşımıza çıkmaktadır. Gönül ve aşk
Aslında bu iki kavram birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturur. Aşk¸ gönlün bir fonksiyonu olarak ifade edilebilir. Aşkın mahalli gönüldür. Aşk¸ gönülden fışkırıp çağlar. Gönül¸ Rahman'ın arşı olarak insanın asıl varlığını ifade eden tarafıdır. Hulusi Efendi(k.s.)'nin şiirleri gönlü¸ hakiki sahibine tahsis etme yolunda önemli bir hizmet ifa etmektedir. Onun şiirlerini okuyan gönül tez
Prof. Dr. Mahmut Kaplan¸ Dîvân Edebiyatını iyi bilen özellikle metin şerhi konusunda yaptığı şerhlerle adını duyuran kıymetli bir akademisyen. Kendisini Atatürk Kültür Merkezi Yayınları arasında çıkan Hayriyye-i Nabi isimli eseriyle tanıdığımız Kaplan'ın her biri kendi sahasında birbirinden değerli birkaç eseri: Neşâtî Divanı¸ Ahlâk Kitaplarımız¸ Deh Murg-ı Şemsî¸ Divan Şiirinin Kıyısında¸ Divandan Seslenen Bilge Şair¸ Klasik Türk Şiirinde Hz. Muhammed¸ Tevhid Fuzûlî¸ Aşkın Sultanı
Kendisi de aynı zamanda bir şair olan Prof. Dr. Kaplan'ın son kitabı "Es-seyyid Osman Hulûsi Efendi Dîvânı'nda Gönül ve Aşka Dair" ismini taşıyor. Kitap¸ adından da anlaşılacağı üzre Osman Hulûsi Efendi'nin Dîvânı üzerine yapılan bir çalışma.
Kitabın takdim kısmını Mütevelli Heyet Başkanı H. Hamidettin Ateş yazmış. Şöyle diyor Ateş: "Şair¸ gül yetiştiricisi gibidir. Güzel kokular saçan gülfidanlarını yetiştirmenin zorluğuyla¸ gönül âlemindeki şiir demetlerinin okuyucuya sunulması ihtimam gerektirir. Onun içindir ki¸ güzelliğe meftun olanlar¸ şiir kadar güle¸ gül kadar şiire değer vermişlerdir. Zaten şiirlere manevî zenginliği veren gül kokuları taşıması değil midir?
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s) de mutasavvıf bir şair olarak ilâhî muhabbeti¸ sanat ve estetik zevkiyle meydana getirdiği "Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî" adlı eserinde yukarıda saydığımız güzelliklerin tamamını bir gül destesi olarak sunar. Onun gül bahçesine girenler¸ en güzel kokuları hissedip¸ en güzel gülleri gönül bağından dererler. Aşkı yansıtan gül güzelliğindeki beyitlerin¸ mısraların verdiği okuma zevkiyle ilâhî vuslata yol bulur¸ manevî zevke ererler.
Edebî değer¸ ses ve âhenkle beraber¸ mana zenginliği ile okuyanı ve dinleyeni lahûtî âlemlere götüren bir seher yeli¸ bir sevda selidir. Çünkü Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s) şiirlerini; ilhamın¸ aşkın¸ seher vaktinin¸ gülün¸ bülbülün sevdasını¸ sadâsını ruhunda hissederek ilâhî bir sırla¸ imanla¸ vecdle¸ hikmetle kaleme almıştır. Daha doğrusu her bir kelime¸ mısralar¸ beyitler¸ gazeller¸ ilâhîler¸ koşmalar doğuşla yazılmış¸ ilham ile ilâhî kudretle kendisine yazdırılmıştır. Onun için okuyana da¸ dinleyene de tesiri o nispette etkilidir
"
Eserin önsözünde Prof. Dr. Kaplan çalışmasının hedefini ifadelerle özetliyor: "Hulûsî Efendi'nin şiirinde iki temel husus bariz olarak karşımıza çıkmaktadır. Gönül ve aşk
Aslında bu iki kavram birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturur. Aşk¸ gönlün bir fonksiyonu olarak ifade edilebilir. Aşkın mahalli gönüldür. Aşk¸ gönülden fışkırıp çağlar. Gönül¸ Rahman'ın arşı olarak insanın asıl varlığını ifade eden tarafıdır. Hulusi Efendi(k.s.)'nin şiirleri gönlü¸ hakiki sahibine tahsis etme yolunda önemli bir hizmet ifa etmektedir. Onun şiirlerini okuyan gönül tezkiyesine önemli bir müşevvik¸ değerli bir destek bulur. Biz de bu amaçla Hulûsî Efendi Divanı'nda gönül ve aşka dair söylenenleri tesbit etmeye çalıştık."
Kitabın diğer bölümleri şu başlıklardan meydana geliyor: Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin Dîvânı'nda Gönül¸ Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin Dîvânı'nda Aşk¸ Gönül ve Aşk Merkezli Makalelerden Örnekler
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi üzerine çalışma yapacaklar için ufuk açıcı bir kitap olan "Es-seyyid Osman Hulûsi Efendi Dîvânı'nda Gönül ve Aşka Dair"¸ Nasihat Yayınlarının da 33. eseri. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Dîvânı'nda Gönül ve Aşka Dair¸ 177 s. Ankara¸ 2012.
Muharrem AKIN
Yazar
1. DİLEDİĞİNE MADDÎ VE MÂNEVÎ NİMETLERİNİ BOL BOL VEREN, RUHLARI BEDENLERE YAYAN El-Bâsıt da bir şeyi yayan ve genişleten demektir. Yüce Allah'ın en güzel isimleri arasında yer alan ‘el-...
Yazar: somuncueditor
“Sâde” yazmak, “basit” yazmak değildir. Çoğu kimse sâde kelimesini basit kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Oysa sâde, içinde derinlik barındıran bir kavram… Fakat basit, sathîdir; yüzeysel, üstünkörü...
Yazar: Bilal KEMİKLİ
Tefsir, hadis ve fıkıh âlimi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in bacanağı, Şeyh Edebali’nin hemşehrisidir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Sultan Orhan devrinde vefat etti. Karamanlı olan Durs...
Yazar: Muammer YILMAZ
Yavaşça gözlerini açtı. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Son hatırladığı şey zıplarken bir tele takıldığı ve karnının çok acıdığı idi. Ne kadar çabalasa da o telden kurtulamamış bitap düşmüştü. ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ