Eski İstanbul
Kenan Güçlütürk’e-
Betonlar, çelikler sarmış her yeri
İstanbul’um eski İstanbul değil,
Martı çığlıkları, dalga sesleri
İstanbul’um eski İstanbul değil…
Balkondan balkona hoş sohbet nerde?
Camlardan camlara muhabbet nerde?
Dostluk meclisleri kalmış seherde,
İstanbul’um eski İstanbul değil…
Bir binada yüz daire, ne acı!
Görünmez denizi, ne de ağacı,
Kapı komşusuyla bile yabancı,
İstanbul’um eski İstanbul değil…
Sancağı surlara diken has yiğit,
Servilerde sükûn, çınarda öğüt,
Tavşankanı çaylar, taş fırın simit,
İstanbul’um eski İstanbul değil…
Kimse tarihinden ibret almadı,
Gönül( Celil) bu gidişten hoşnut olmadı,
Sebzenin, meyvenin tadı kalmadı,
İstanbul’um eski İstanbul değil…
Halil GÖKKAYA
Şair
Rızâ kelimesi lügatte; hoşnutluk, muvâfakat, karşı çıkmamak, istek, irâde, tevekkül, yönelmek, itâat etmek, boyun eğmek, sevmek, kabul etmek, sızlanmamak, yakınmamak, hoşnut ve memnun olmak gibi anlam...
Yazar: Kadir ÖZKÖSE
-Ömer Halisdemir’in aziz ruhuna-Bin beş yüz yıl akmış kana,Ne göz yumduk ne yenildik...Nasıl el kalkmış Osman’a?Biz Osman’ı nâmus bildik,Şehid düştük, darp edildik...Nizâmülmülk bir dehâydı,Haşhâşîler...
Şair: Halil GÖKKAYA
Güler yüzle selam verip yokluğaYâr olmadan var olunmaz efendim!Nimete şükredip gözü tokluğaYâr olmadan var olunmaz efendim!Sözün başka söyler, özün bir başka;Fazla bel bağlama saraya, köşke.Gül yüzünü...
Şair: Bestami YAZGAN
Bu gökyüzü, bu dağ, deniz, bu toprak zemin,Ay yıldızlı, nazlı bayrak, bu vatan kimin?Yıllar yılı bölünmedik fırka kalmadı,Kimse dirlik yollarında kapı çalmadı,Bu kavgalar hangimizden bir can almadı,Ak...
Şair: Halil GÖKKAYA