Edirne’yim Ben
Osmanlının başşehriydim şan ile,
Şehzade ocağı Edirne’yim ben.
Hizmet verdim cennet yurda can ile,
Türk’ün al bayrağı Edirne’yim ben.
Sınırda düşmana göğsümü gerdim,
Yiğitlik postunu çayıra serdim.
Kırkpınar’da kırk yiğide su verdim,
Pehlivan yatağı Edirne’yim ben.
Su sesiyle şifa bulur hastamız,
Dertlere devadır gönül bestemiz.
Şifahane, hekimlikte ustamız,
Gelinler duvağı Edirne’yim ben.
Fatih, İstanbul’u bende düşledi,
Yürekleri nakış nakış işledi.
En mübarek sefer bende başladı,
Fethin ilk durağı Edirne’yim ben.
Sülün minareler dört bir yandadır,
Kubbeden sütuna cümle candadır.
Şahlar şahı Selimiye bendedir,
Sinan’ın sancağı Edirne’yim ben.
Yusuf DURSUN
Şair
Otuzlu yaşların başında bir ara “aşk” üzerine bir şeyler karalamış, aşkın ıstıraplarla olan birlikteliğini kendimce anlatmaya çalışmıştım. Bazı dönemlerde aşkın insanda onulmaz yaralar açtığını, kapan...
Yazar: Aydın BAŞAR
Gülşenî pir-i sânisi,Hak aşığı gönül eri.Rasûllulah’ın enîsi,Şeyh Sezâî Hazretleri.Arayıp bulunca dostu,Serçeşmeden dolmuş testi.Edirne’ye sermiş postu,Şeyh Sezâî Hazretleri.Gülşende kızarınca gül,Söy...
Şair: Satılmış ŞEN
Bir şehir düşünün ki, Osmanlı’nın yükselişine tanıklık etmiş, sultanların hayallerine mekân olmuş, fetihlerden önce mânevî hazırlıkların yapıldığı kutlu bir durak… Evet, bahsettiğimiz şehir Edirne’dir...
Yazar: Kemal DEMİR
Derviş kelimesi, tasavvuf terminolojisinde uzun bir geçmişe sahiptir ve kökenine dair çeşitli tartışmalar bulunsa da, genellikle “kapı eşiği” anlamındaki “der-pîş” teriminden türediği kabul edilir. Hu...
Yazar: Oğuzhan AYDIN