Dîvân-ı Hulûsi: Hâlin sînemde lâle tek
1. Hâlin sînemde lâle tek dağ ilen nişân eder
Kemân ebrûların kâme yetürüp kaddim kemân eder
2. Mest gezdirir fettân mest çeşmin gönlümü
Rüsvâ kılıp râzını halka dâsitân eder
3. Verdi fenâya nakd-i ömrümü müdâm firkatın
Şimdi vaslın demi hicrin gününde imtihân eder
4. Kim âşıkın feryâdına dâd ede meğer
Ebrûları her cihetden kasd-ı cân eder
5. Ser-i kûyunda Hulûsî fakîr u der-be-der ammâ
Yine lutf u kabûlün olunca yolunda cân kurbân eder
1. Ey sevgili! Senin benim göğsümde lale gibi yaralarla iz bırakır. Yay kaşların arzularımı yok edip boyumu yay gibi büker.
2. Ey sevgili! Senin câzibeli, oynak mest gözün gönlümü mest gezdirir/kendimden geçirir. Rezil edip, sırrını halka destan yapar, yayar.
3. Senin ayrılığın ömrümün varını devamlı harcadı, yok etti. Şimdi kavuşmanın zamanıdır ancak bu sefer de ayrılık gününden imtihan eder.
4. Sevgilinin kaşları meğer her yönden âşığın canına kast ediyormuş, âşığın feryadına kim yetişecek!
5. Ey sevgili! Hulûsî, senin diyarında fakir ve perişan bir hâldedir fakat yine de onu lutufla kabul etmen hâlinde yolunda canını kurban eder.
Nesre Çeviren: Prof.Dr. Nihat ÖZTOPRAK
Es-Seyyid Osman Hulusi Ateş Efendi
Yazar
1. Cân görmese dîdârını hicrâna yönelmez Dil bilmese ikrârını ihsâna yönelmez2. Mey sunmasa la‘lin demi leb-teşne-i uşşâk İkrâr kılıp zü...
Yazar: Es-Seyyid Osman Hulusi Ateş Efendi
Tasavvufî sohbetler, bir edeb mektebi olarak gönülleri eğitir. Mürşid-i kâmil bu mektebin muallimidir, gönül yolunun sâlikleri olan ihvanlar ise bu mektebin talebeleridir. Sohbet ortamında, müritler m...
Yazar: Musa TEKTAŞ
1. Bir gün gelir bu hayât-ı âlem hayâl olurDehrin nesi varsa cümle pây-mâl olur2. Her demi zevk ile geçen eyyâmınÂkıbet encâmı firkat u melâl olur3. Sermâyeni saâdet bilip saâdete erİkbâl ü idbâra dön...
Yazar: Es-Seyyid Osman Hulusi Ateş Efendi
Asırlık bir virde durmuş,Güvercin göğsü kubbeler.Can sırrına mühür vurmuş,Ağzı kilitli türbeler.Misafiri hastır amaVârisleri taşa benzer,Taşın bağrındaki yaraGözden düşen yaşa benzer.Göğe uçurmuş huzu...
Şair: Bestami YAZGAN