CAMGÖZ VE ARKADAŞLARI MARDİN MÜZESİ’NDE
Sevgili çocuk dostlarım; Mardin'de bugün Kasımiye Medresesi ve Mardin Müzesi’nde çekim yapılacak. Ömer çekim alanına giderken "Selim Abi, geçenlerde bir yerde okumuştum, ilk medrese eğitimi Büyük Selçuklu Devleti zamanında yapılmış. Şimdiki ortaokul, lise ve yükseköğrenime denk gelen dinî ve diğer ilimler okutulurmuş." deyince Zeliş "Ben de Osmanlı'da ilk medresenin Orhan Bey tarafından İznik'te açıldığını okumuştum." dedi. Selim çocukların bu konuyla böyle ilgili olmalarına sevindi ve "Aferin çocuklar. Okuyup araştırmaya hep böyle ilgili olursunuz inşallah." dedi. Kasımiye Medresesi; yakından görününce çok gezen bir kedi olarak benim ve Uzun Kulak’ın da çok ilgimizi çekti. Taş bina olan medresenin etrafı bütün açık alan ve ortadaki avluda küçük bir havuz var. Ömer'le Zeliş taş binayı gezerken içlerini çekip "Keşke biz de böyle yapılarda eğitim görebilsek. Ne güzel bir yer." dediler. Gerçekten de tarihî yapıların havası da bir başka oluyor. Selimlerle yıllardır yaptığımız seyahatlerde bunu daha iyi anladık. Sonraki durağımız Mardin Müzesi’ydi. Ömer'le Zeliş daha önce araştırıp müze hakkında bilgi edinmişlerdi. Anlattıklarına göre müzede M.Ö. dönemlerden, Osmanlı Dönemi dâhil birçok eser bulunmakta. Binanın yapımı yine taş görünümlü ve oldukça güzel. Müzede bizim ilgimizi çeken bir başka olay da müzenin duvarlarında topaç, birdirbir, ip çekmece, çuval yarışı, çelik çomak, aşık atma gibi geleneksel çocuk oyunlarının resimlerinin bulunmasıydı. Bunun sebebi çocukların geleneksel çocuk oyunlarını unutmamalarını sağlamakmış. Aynı sebepten Yenişehir Parkı’nda çocuklara bu tür etkinlikler düzenleniyormuş. Zeliş "Vaktimiz olsa biz de katılırdık." dedi. Ömer "Ne iyi olurdu. Biz bu oyunların hiçbirini bilmiyoruz." dedi. Selim "Çocuklar çekim erken biterse giderken parka uğrarız. Yaşıtlarınızla oynarsınız siz de." deyince ikisi de çok sevindi. Gerçekten de dönerken parka uğradık. Aileleriyle parka gelen çocukların bir kısmı çelik çomak, bazıları birdirbir oynuyordu. Bir grup çocuk da uçurtma uçuruyordu. Çok eğlendikleri attıkları kahkahalardan belli oluyordu. Ömer'le Zeliş de hemen koşarak aralarına karıştılar. Tabi biz de yanlarından hiç ayrılmadık. Bilirsiniz çocukları çok seviyoruz. Onlar da bizi seviyorlar. Bir anda hepsinin ilgisi bizim üzerimize çevrildi. Onlarla yorulana kadar koşup oynadık. Hava kararmaya yakın parktan ayrılırken hepimiz çok mutluyduk. Hoşça kalın…
Raziye SAĞLAM
Yazar
Sevgili çocuk dostlarım;Sabah Hafize Teyze;- Çocuklar, bugünü iyilik ve merhamet günü ilan ettim. Dedi.Ömer;- Nasıl yani babaanne?- Çocuklarım, bizim yetiştirme yurdunda kalan Ali'nin bacağı kırılmış....
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Bir sabah kilerin yakınında gri tarla faresini görünce, yakalamak için hemen peşinden koştum. Uzun Kulak, farenin peşinden koştuğumu görünce bağırmaya başladı;- Camgöööz! Neden...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Derleyen: Hamidullah HALICI / Çizen: Hamit YÜKSEK Zamanın birinde bir kadın ve bir oğlu varmış. Bu kadın, öleceğini hissedince oğluna, “Fakir olduğumuzdan çok sıkıntı çektik. Sana bir kitap bırakıy...
Yazar: Hamidullah HALICI
Sevgili çocuk dostlarım; Bugünlerde hava çok yağmurlu olduğu için, Selman sürüyü otlağa götüremiyor. Bu sebepten her gün çiftliğe geliyor. Hafize Teyze de çocukların boş vakitlerini değerlendirme...
Yazar: Raziye SAĞLAM