Büyük Sürpriz
Sevgili arkadaşlar, okulların tatil olmasıyla hepimizde bir telaş başladı. Tatil programı yapanı mı arıyorsun, okul masraflarını çıkarmak için simit mi satayım, yoksa ayakkabı mı boyayayım, diye düşüneni mi?
Bu planları yaparken camilerde ve Kur’an Kurslarında yüce kitabımız Kur’an’ı ve ihtiyacımız olan dinî bilgileri öğrenmeyi asla ihmal etmemeliyiz.
Söz buraya gelmişken size sınıf arkadaşımız Mustafa'nın bir hatırasını yine kendi dilinden arzetmek istiyorum.
"Okulumuzun son günleri yaklaşmıştı. Yedinci sınıfa gidiyordum. O gün günlerden Cuma idi ve biraz halsizliğimi bahane ederek okula gitmemiştim. Tabletime o kadar dalmıştım ki, cuma selasıyla birlikte babamın sesini duydum.
-Haydi oğlum bugün cuma okula da gitmedin, benimle beraber camiye gelmeni istiyorum. Biraz nazlansam da babamla birlikte camiye gitmeye karar verdim.
Hutbede hocamız Kur’an öğrenmenin öneminden bahsederken şöyle bir kıssa nakletti:
"Hz. İsa (a.s.) birgün mezarlıktan geçerken yanında bulunanlara bir mezarı işaret ederek, mezarda bulunan kişinin azap gördüğünü söyler. Bir başka gün aynı mezarı işaret ederek, azabın kalktığını ve mezarın cennet bahçesine döndüğünü söyler. Sebebini soranlara 'Bu kişinin bir çocuğu olduğunu, büyüyüp hocanın önünde dua okuduğunu, Allahu Teâlâ'nın da ‘Çocuğu benim ismimi zikreden bir kuluma ben azap etmem.’ buyurduğunu söyler.”
Bu hikâye beni ve babamı çok etkilemişti.
Camide babamın buğulu gözlerle bana baktığı o anı hiç unutamıyorum. İçinden geçenleri gözlerinden anlıyordum sanki...
Okullar tatil olunca doğruca camiye gidip yaz kurslarına kayıt yaptırdım. Dersler çok neşeli ve mutlu geçiyordu. Günler geçtikçe tablet ve bilgisayarla olan birlikteliğim azalıyordu.
Birgün hocamız ilk önce Kur’an'a geçen talebeye bir sürprizinin olduğunu söylediğinde gayretim bir kat daha artmıştı. Azimle ve gayretle mutlu sona ilk ulaşan ben olmuştum. Sürprizin vakti gelmişti ve ben çok merak ediyordum.
Hocamız “Mustafa seni gayretinden dolayı tebrik ediyor ve seni, ailenin de izni olursa umreye götürmek istiyoruz.” dediğinde yaşadığım sevinci ve duyguyu anlatamam.
Hayatımda aldığım en büyük ödül bu olmuştu.
Sevinçli haberi ailemle paylaştığımda babam sevincinden bana öyle sarılmıştı ki sanki bir daha hiç bırakmayacak sanmıştım.
Hemen hazırlıklar yapıldı ve o mutlu günü beklemeye başladım.
Sevgili arkadaşlar, Kur’an okumanın ve öğrenmenin bereketini ve ödülünü daha hayattayken almış olmanın huzurunu hissediyorum.
İnşallah umre hatıralarımı da sizinle paylaşmak isterim.
Kalın sağlıcakla...
Esra Elif ŞAHİN
Yazar
Sevgili arkadaşlar, insan akıl sahibi, düşünebilen ve öğrenme kabiliyetine sahip bir varlıktır. Öğrenmek insan için vazgeçilmez ve zaruri bir ihtiyaçtır. Ekmek gibi... Su gibi... Hava gibi....
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Şu ağacın tepesinde ne zamandır dünyayı izlerim bilmem. Gündüzleri, geceleri, kedileri, köpekleri, hüzünleri, sevinçleri, uçan balonları, uçamayan arabaları, işe giden insanları, okula giden çocukları...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Bir elin nesi var, iki elin sesi var demiş atalarımız. Bir elimizle yapabileceğimiz şeyler sınırlı iken iki elimizle birçok şeyi başarabiliriz. Yalnızken başaramadığımız birçok faaliyeti de birl...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Yunuslar, okyanusların en büyüleyici ve en zeki hayvanları arasında yer alır. Bu özellikleri sayesinde hem çocuklar hem de yetişkinler arasında oldukça sevilirler. Denizlerin en dost canlısı memeliler...
Yazar: Hamidullah HALICI