Bizim Zaferimiz
Babadan oğula yağız atlarla,
Eyerden eyere aşmak ne güzel,
Teheccüd vaktinde per kanatlarla,
Seherden sehere taşmak ne güzel!
Şimşek gibi çakıp, su gibi akıp,
Şu nazlı bayrağı burçlara takp,
Nimetleri bir tarafa bırakıp,
Seferden sefere düşmek ne güzel...
Meydanı titretir Türkün narası!
Madalyadır gazilerin yarası,
Ağustosla ağustosun arası,
Zaferden zafere koşmak ne güzel...
Ömür geçer şehitliğe hasretle,
Müslümanlar müjdelenmiş cennetle,
Dağları, taşları bin bir gayretle,
Nehardan nehara deşmek ne güzel...
Kefenleri başımıza giyerek,
Her yarışa kızıl elma koyarak
Her Türk asker doğar diyerek,
Neferden nefere pişmek ne güzel...
Ne buyurmuş âlemlerin sahibi?
Celil hiç bırakma en son Habîbi,
Tuna gibi, Hazar gibi Nil gibi,
Bahardan bahara coşmak ne güzel...
Babadan oğula yağız atlarla,
Eyerden eyere aşmak ne güzel,
Teheccüd vaktinde per kanatlarla,
Seherden sehere taşmak ne güzel!
Halil GÖKKAYA
Şair
Bir eldeyken, ikinciyi,Verseler az gelir banaYatak yerine kuş tüyü,Serseler az gelir bana.Unutmuşum gerçekleri,Hep tek yedim çilekleri,Bütün güzel çiçekleri,Derseler az gelir bana.Yokluk yaşıyorum var...
Şair: Halil GÖKKAYA
İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi (k.s.), mânevî terbiyesini Mustafa Hâkî Efendi (k.s.) ve Mustafa Takî Efendi (k.s.) gibi büyük Allah dostlarının huzurunda tamamlamış, onların âhirete göçmesiyle birlik...
Yazar: Kemal DEMİR
Bu halaylar, bu oyunlar,Bu toy benim toyum değil,Nerede güzel koyunlar,Bu köy benim köyüm değil…Çobanlar sığır gütmüyor,Kimse tarlaya gitmiyor.Artık horozlar ötmüyor,Bu köy benim köyüm değil…Babam ses...
Şair: Halil GÖKKAYA
Bu yükseliş kalır yarım,Semâya fırlayan okuz!Erir gider umutlarım,Bugün varız, yarın yokuz...Melek çıkar, gelir gülüm,Seyir biter, kopar film...Neler yıkıp geçer ölüm,Bugün varız, yarın yokuz...Felekt...
Şair: Halil GÖKKAYA